İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/271 K.2024/834

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/271Karar2024/834Tarih26 Kasım 2024Okuma25 dk · 5.097 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
26 Kasım 2024
Esas no
2022/271 Esas
Karar no
2024/834
Dava
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
21/04/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.097 kelime·25 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış olan 09.02.2017 tarihli ... nolu Acente Satış Komisyonu toplantı tutanağı gereğince ilk 6 ay destek alım ciro hakediş oranı %49, destek dağıtım ciro hakediş oranı olarak da %49 olarak acentelik verilmesi kararlaştırılmış olduğunu, davalı tarafın yalnızca ilk ay bu oranlara riayet ettiğini, davacı müvekkilinin yapmış olduğu alım ve dağıtım cirolarına istinaden 1. Ay (09.03.2017-31.03.2017 arası) 46.059,85, 2. Ay (01.04.2017-30.04.2017 arası) 29.133,81, 3. Ay(01.05.2017-31.05.2017 arası) 24.476,16, 4. Ay(01.06.2017-30.06.2017 arası) 20.666,24,

5. Ay(01.07.2017-31.07.2017 arası) 24.404, 6 ay(01.08.2017-31.08.2017 arası) 22.571 ve 7. Ay (01.09.2017-10.09.2017 arası) ilk 10 gününde 8.955 TL hakediş faturası kestiğini, müvekkilince kesilen hakediş tutarları ile taraflar arasında kararlaştırılmış olan anlaşmaya istinaden alım-dağıtım cirosuna uygulanması gereken %49 oran üzerinden hesaplanacak hakediş tutarlarının birbirleri ile uyuşmadığını, bu hususun bilirkişi incelemesi neticesinde rahatlıkla ortaya çıkacağını, davalı kurum ile müvekkili arasında akdedilmiş olan acentelik sözleşmesi gereği diğer acenteler gibi müvekkilinin de davalı kurumun kendi iç yönetmeliğine tabi olduğunu,

04.02.2015 tarihli ve döküman numarası L.DEN.55 olan iç yönetmeliğin 59 nolu maddesine göre bir acentenin kendi ... alanı dışından (başka bir şube ve acentenin alanından) kargo alması kural dışı hareket olarak tanımlandığını, aynı maddenin yaptırımında ise şu hükmün yer aldığını; ''İlgili tutardan dolayı prim hak edilmiş ya da alınmış ise iadesi alınır. Personel ise maaşından ya da priminden, acente ise hak edişinden kesilir.

Kestiği fatura iptal ettirilir, alanına girilen Şan'a yeni fatura kestirilir. Fatura tutarı yaptırım olarak uygulanır. Geçmişe dönük kayıtlar kontrol edilir, yaptırımlar uygulanır. İlgililer disipline sevk edilir.'' Buna ek olarak TTK md.104 gereğince yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkilinin, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağını, davacı müvekkilin (... Kargo ...

Acente) ... alanında bulunan ... Ticaret (cari kodu-...) ve etkinlin denizi (cari kodu şirket kayıtlarında mevcuttur) firmalarına ait kargolar dava dışı ... Kargo ... Acente tarafından hem alım hem dağıtımı yapılmış olup bu süreç içerisinde ... Acente tarafından kesilmesi gereken hakedişler taraflar arasındaki anlaşmaya ve ekte sunulmuş olan iç yönetmeliğe ve de yasal düzenlemelere rağmen ...

Acente tarafından kesilmiş olup bu tutarların tespit edilerek müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde bu hususun da rahatlıkla tespit edilebileceğini, davalının, yaklaşık 2 yıl boyunca müvekkilinin hinterlandı içerisinde bulunan iki firmanın hak edişlerini ... Acenteye ödediğini ve müvekkiline iadesinin yapılmadığını, davacı müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan...

Noterliğinin 01.03.2017 tarihli, ... yevmiye nolu acentelik sözleşmesi gereğince taraflar davalının taşıma yetki belgesinin süresinin sonuna kadar acentelik ilişkisinin kurulduğunu, ancak belirtilen sürenin dolmamasına rağmen 19.02.2019 tarihinde davalı şirketin acentelik sözleşmesini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun nedenlerle, kanunda belirtilen usule aykırı olarak tek taraflı olarak feshettiğini, üstelik önce müvekkilinin acentelik faaliyetleri sistem üzerinden durdurulduğunu, daha sonra fesih ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, fesih ihbarnamesine konu fesih nedenlerinin tamamının asılsız olduğunu,

davalının sözleşmeyi feshetmesinin esas sebebinin ... ihlali ve ilk 6 ay için anlaşılan hak ediş oranlarının uygulanmaması nedeni ile müvekkilinin davalıdan bir takım taleplerde bulunması olduğunu, davacı müvekkili yapılan uygulama neticesinde meydana gelen zararının davalıya şifahi ve yazılı olarak bildirmişse de bir cevap alamadığını, "TTK md. 121 emredici hüküm niteliğinde olup.

(1) '''Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. '' (2)''Belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli hâle gelir.'' (4) ''Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır.'' hükümlerinin yer aldığını,

bu nedenle fesih ihbarnamesinden üç ay önce çekilen bir ihbarname bulunmaması ve sözleşmede belirtilen fesih sebeplerinin haklı bir nedene dayanmaması sebebiyle, söz konusu fesih haksız ve kanuna aykırı olduğunu, davalı kurumun müvekkilinin uğradığı maddi zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin tahsilatları geciktirmiş olsa bile davalının fesih hakkını kullanabilmesi için önşartın (Yıl içinde 3 defa tahsilatı geciktirmesi veya 6 günü aşan gecikmeler yaşanması fesih için önşarttır.) gerçekleşmesinin gerekeceğini,

ancak böyle bir durum söz konusu olmadığından dolayı fesih ihtarnamesinde belirtilen bu hususun geçersiz olduğunu, davacı müvekkili, davalı kurum ile aralarında acentelik ilişkisi akdolunurken (Taahhütname B-C'nin 1.maddesi gereğince) belirli teminatlar verdiğini, ancak henüz söz konusu teminatlar üzerideki rehin-ipoteklerin kaldırılmadığını, davacı müvekkili faaliyetine devam edemediği için çalıştırdığı elemanlara ücretlerini ve tazminatlarını ödeyemediğini, ticari ve şahsi borçlarını ödeyemediğini ve bu nedenlerle müvekkili aleyhine birçok icra dosyasının mevcut olduğunu,

bu borçlar sebebiyle müvekkilinin menkul/gayrimenkul malları üzerinde haciz bulunduğunu, Müvekkilinin bunlardan hiçbir şekilde tasarruf edemediğini, Acentelik Sözleşmesi taşımacının yetki belgesinin süresinin sonuna kadar devam edecek şeklinde imzalandığını, bu süre günümüzde dahi dolmadığını, böylelikle haksız fesih yüzünden müvekkilinin, sözleşmenin feshinden, davalı şirketin el değiştirmesine kadar geçecek olan sürede elde edeceği ücret hakkından, kar ve komisyon tutarından mahrum bırakıldığını, TTK 122.md.'ne göre ''Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra,

a) Müvekkili, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa,

acente müvekkilinden uygun bir tazminat isteyebilir." Her ne kadar dava konusu ihtilafın barışçıl bir yöntemle çözümlenebilmesi amacıyla arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 21.03.2022 tarihli 2022/17419 arabuluculuk dosya numaralı son tutanağı uyarınca tarafların anlaşamadığını, bu nedenle işbu tazminat davasını açma zorunluluğunun oluştuğunu, arz ve izahı olunan nedenlerle, talep edilen alacak kalemlerinin bilirkişi vasıtası ile hesaplanması akabinde;

taraflar arasında ilk 6 ay için kararlaştırılan alım-dağıtım hak ediş oranlarının düzgün uygulanmaması nedeni ile şimdilik 1000 TL tutarındaki alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... ihlali nedeni ile davacı müvekkiline ödenmesi gerekirken ödenmeyen şimdilik 1000 TL tutarındaki hak edişin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zarara (mahrum kaldığı kar) ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tutarındaki maddi tazminatın fesih tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 17/11/2015 tarih, ...D. İş sayılı kararı ile kayyımlara devredilen davalı şirket yönetimi, 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı R.G.'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 7083 sayılı Kanun ile yasalaşan 677 sayılı KHK. ile ... devredildiğini, davalı şirketin halen ... tarafından kayyımlık yetkisi kapsamında atanan yöneticiler tarafından yönetildiğini, taraflar arasında ...

Kargo ... acenteliğinin davacı tarafından işletilmesi için 01/03/2017 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme davacının acentelik sözleşmesine ve ticari teamüllere aykırı eylemleri neticesinde, 19/02/2019 tarihi itibariyle ve haklı nedenle feshedildiğini, davacı, davalı tarafından yapılan fesih işleminin haksız olduğu iddiası ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, HMK. m. 107/1'e göre.

"Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." Yasa koyucu bu düzenlenmenin gerekçesinde "..Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz.

Çünkü her davada arandığı gibi, burada da hukukî yarar aranacaktır, böyle bir durumda hukukî yararın bulunduğundan söz edilemez. ... Belirsiz alacak davası veya tespit davası açılması hâlinde, alacaklı, tüm miktarı belirtmese dahi, davanın başında hukukî ilişkiyi somut olarak belirtmek ve tespit edebildiği ölçüde de asgarî miktarı göstermek durumundadır." açıklamasına yer vererek,

en azından asgari olarak tespit edilecek miktarın davada gösterilmesini, aksi halde kanundan doğan hakkın kötüye kullanılması suretiyle ikame edilen davada hukuki yararın bulunmadığının gözetilmesi gerektiğine açıklık getirmiş olup, davacı, ilk 6 aylık hak ediş ödemelerine, ... alan ihlaline dayandırılan maddi tazminat istemine ve sözleşmenin ihbar önelsiz feshinden doğan TTK. m. 121/4 kapsamındaki maddi tazminat istemine ilişkin davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, oysa bu kapsamdaki taleplerin ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu gibi, bilirkişi tespiti de davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacağını,

dolayısıyla talep edilen alacak istemleri davacı tarafından belirlenebilecek durumda olduğunu, bu sebeple hukuki yarar olmaksızın açılan belirsiz alacak davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, acentelik sözleşmesinin akdedildiği tarihte Acente Satış Komisyonu kararı ile ilk 6 ay için destek alım ciro hak ediş oranı % 49, destek dağıtım ciro hak ediş oranı % 49 olarak belirlendiğini, davalının bu oranları tek taraflı olarak uygulamadığını ve neticede ilk 6 ay için eksik hak ediş ödendiğini iddia etmekte olduğunu, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinde hak ediş oranının düzenlendiğini, Sözleşme m. 5/1'e göre "...

Kargo taşımacı firması, acenteye; acentelik hizmetleri karşılığında Acentenin cirosu üzerinden % 35, dağıtımı üzerinden ise % 25 hak ediş hesaplaması yapar ve öder." Çukurova Bölge Müdürlüğüne bağlı ... acentesi olarak faaliyet gösterecek davacıya ait işyeri, davacı ile davalı arasında akdedilen acentelik sözleşmesinden sonra açıldığı, diğer bir ifade ile davacı ile sözleşme akdedilmeden önce, ...

Kargo'nun ... acentenin hizmet verdiği bölgede şube, acente, nokta vb bir hizmet yeri bulunmadığı, bu bölgedeki hizmet noktasının, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin akdinden sonra açıldığı, ... acentenin yeni bir iş yeri olması nedeni ile davalı tarafından davacıya teşvik verilmesi amacıyla, Acentelik Satış Komisyonu kararı ile ilk 6 ay için % 49 - % 49 hak ediş ödemesi yapılmasına karar verildiği, Davacının ... acente olarak faaliyete başladığı tarihte de ilk ay (01/03/2017 - 31/03/2017) hak ediş ödemesi belirlenen yüksek oran üzerinden yapıldığı [Bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecektir].

Ancak ilk ay ödemesinden sonra davacının tarafına teşvik amacıyla sağlanan bu imtiyazı kötüye kullandığı, kendisine sağlanan imtiyazdan ... acente ve ... acenteyi de yararlandırdığı tespit edilmiş, bu nedenle yeniden komisyon kararı alınarak imtiyazlı teşvik oranı geri alınmış ve hak ediş oranları yeniden belirlendiğini, davalı ...

Kargo, davacının ilk 6 aylık hak ediş oranlarının diğer acentelere göre daha yüksek olması nedeniyle, davacının akrabalık ya da beşeri ilişkileri nedeniyle yakınlığı olan ... acente ve ... acentenin bu yüksek orandan hak ediş ödemesi almasını sağlamak için, bu acentelerin hak edişlerine karşılık ... acentenin fatura düzenlediğinin tespit edildiği, Böylece davacı, teşvik amacıyla ve geçici olarak sağlanan imtiyazı, davalının bilgisi ve rızası olmadan, ticari teamüllere aykırı şekilde başka bir acenteye kullandırarak kötüye kullandığı, Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü m. 5/1'e göre "...

Kargo Acente hak ediş oranlarında değişiklik yapabilir. Acentenin bu konuda itiraz hakkı yoktur", Davacının haksız eyleminin tespit edilmesi neticesinde ve sözleşme hükmüne dayalı olarak, ...

Kargo Acente Satış Komisyonunun 11/04/2017 tarih, 388 sayılı kararı ile hak ediş oranlarının yeniden belirlendiğini, Komisyon kararında aynen "..Acentenin destek oranları 49-49 olarak belirlenmiş ve bu süreç yeni açılan acentenin kendisini toparlaması amacı ile belirlendiği, fakat acente sahibimiz ... bu süreci kurallar dışında etik olmayan bir şekilde değerlendirdiği,

... ve ... acentenin kargolarını oranı yüksek diye ...'den fatura ettiği, bu durumun genel merkezimiz tarafından tespit edildiğini ve Kurttepenin verilen destek oranlarının derhal kaldırılması sabit oranlarının ise 35-15 olarak revize edilmesine ..karar verilmiştir." gerekçesinin belirtildiğini, Davacı acente için yeniden belirlenen hak ediş oranları ile Nisan, Mayıs ve Haziran hak ediş ödemelerinin yapıldığını, sonraki tarihlerde davacı tarafından yapılan yeniden değerleme başvurusu üzerine hak ediş oranları % 35 - % 25 olarak belirlenmiş ve sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar hak ediş ödemeleri bu oranlar üzerinden yapıldığını,

Acentelik Sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca davacının hak ediş ödemelerinin tamamının ödendiğini, davacının alacak isteminin haksız olduğunu, davacı, ... Kargo ... acentenin, kendi acentesinin [... acente] ... alanını ihlal ettiğini iddia ederek maddi tazminat talep ettiğini, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, ... alanının ihlali iddialarının davacı tarafından somutlaştırması gerektiğini, davalı ...

Kargo, ... tarafından kayyımlık yetkisi kapsamında yönetilen bir şirket olduğunu, ...'nin kayyımlık yetkisi kapsamında aldığı karar ile ... Kargo Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün oluşturulmasına ve ihale satışına karar verildiğini, Neticede davalı ... Kargo ticari ve iktisadi bütünlüğünün ihale satışı ... ve Lojistik A.Ş.'ne yapıldığını, satış sonrasında, ... Kargo'nun mal, hak ve varlıkları ile birlikte tüm organizasyonu ihale alıcısı ...'ya devir olduğunu, ...

Kargo'nun tarafı bulunduğu acentelik sözleşmelerinin de ...'ya devir olduğunu, ... Kargo markası ile acentelik faaliyetleri ... bünyesinde devam ettiğini, ...

Kargo tüzel kişiliği altında aktif kargoculuk hizmeti bulunmadığını, ihale satışından önce acentelik faaliyetlerinin davalı şirket tarafından yönetildiği dönemlerde, acentelerin birbirlerine ilişkin ... alanı ihlallerine izin verilmediğini, Acentelik Sözleşmesinde ... alanı ihlaline ilişkin yaptırım öngören düzenlemeye yer verildiğini, İstisnai olarak bazı acentelerin faaliyet alanında yer alan müşterilere verilen kargo hizmetinin, başka bir acente tarafından bu müşteri ile tesis edilen beşeri ilişkilerden dolayı talep edilmesi halinde dahi, bu müşteriye hizmet veren acenteden muvafakat talep edilmekte;

acente tarafından muvafakat verilmemesi halinde ise müşteriye verilen kargoculuk hizmetine mevcut acente ile devam edildiğini, dolayısıyla ... Kargo'nun bildiği bir ... ihlaline, davacı tarafından iddia olunduğu gibi sessiz kalmasının mümkün olmadığını, nitekim davacının acentelik faaliyetinin devam ettiği 01/03/2017-19/02/2019 tarihleri arasındaki şirket kayıtları incelendiğinde, ... Acente tarafından ...

Acentenin alanındaki herhangi bir müşteri için taşıma yapıldığına dair kayda rastlanılmadığını, bu husus dosya kapsamında davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, sistemleri üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde açıkça görüleceğini, dolayısıyla davacının ... ihlaline dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı ...

Kargo'nun, acentelere uygulanan hak ediş ödeme sistemi değerlendirildiğinde de ... ihlalinde bir menfaati bulunmadığını, yine aynı sebeplerle davalıya husumet yöneltilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığını, taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesinin m. 5'te hak ediş oranları açıkça belirlendiğini, davalının Türkiye genelindeki tüm acenteler için aynı ödeme sistemini uygulamakta olduğunu, bu nedenle ... alanının değiştirilmesinde maddi ve hukuki anlamda bir menfaati bulunmadığını,

kural olarak acenteler tarafından faturaya dönüştürülen tesellümlere ay sonu itibariyle hak ediş hesaplaması yapılarak ilgili acentelere fatura karşılığında ödeme yapılmakta olduğundan, ... ihlali ihtimalinde de kazanç elde eden taraf, iddialara konu edilen ... Acentede olduğu, bağımsız bir tacir yardımcısı olarak kabul edilen acente TTK. m. 102/1'de şöyle tanımlandığını.

"Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir." dolayısıyla ... ihlali neticesinde maddi menfaat elde ettiği iddia edilen, davalı ...

Kargo değil, davalının tüzel kişiliğinden bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliği olan acente olduğunu, işbu davanın da davalıya değil, iddialara konu edilen acenteye yöneltilmesi gerektiğini, TTK. m. 104'e göre.

"Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkili, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz." Kanun koyucu, inhisar hakkını emredici bir kural olarak düzenlemediğini, dolayısıyla taraflar kuralın aksini kararlaştırabilir ve inhisar hakkını ortadan kaldırabileceğini, bir başka açıdan, kanun koyucu inhisar hakkının aksinin kararlaştırılmasını öngörerek,

aksi kararlaştırılmadığı sürece acentenin tekel hakkına sahip olmasını asli durum (kural) olarak düzenlendiğini, taraflar aksini kararlaştırmak suretiyle kuraldan ayrılabileceğini, böylece müvekkili, aynı yer veya bölge içerisinde başka acenteler atayabileceği gibi, acentenin rakip teşebbüsler adına çalışmasına onay verebileceğini, ancak bunun yazılı bir sözleşmeyle yapılması gerekeceğini (TK m. 104/1).

Yazılı şekil geçerlilik şartı olduğunu, taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi m. 6 ve Ek Protokol m. 6'da, davacının sahibi ve işletmecisi olduğu ... Acentenin faaliyet alanı Adana ili, Çukurova ilçesi olarak belirlendiğini, Ek Protokol m. 6'da "... Kargo gerekli gördüğü takdirde acentenin faaliyet alanında başka bir acentelik verebilir, şube açabilir. Özel Anlaşma yaptığı müşterilerine başka bir şubesi aracılığıyla veya doğrudan hizmet verebilir.

Bu durumda sözleşmenin geçerli olduğu yer ... Kargo tarafından yeniden belirlenebilir. Bundan dolayı acente, hiçbir hak talebinde bulunamaz, bu gerekçeyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedemez." düzenlemesine yer verildiğini, böylelikle TTK. m. 104 ile belirlenen inhisar hakkının aksine dair düzenlemeye, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinde yer verilmiş ve inhisar hakkı müvekkili (davalı ...

Kargo) yönünden kısmen kaldırıldığını, dolayısıyla yukarıda açıklandığı gibi davalı şirketin sistem üzerindeki eski kayıtlarında ... ihlali tespit edilememekle birlikte, şirketin ihale satışı nedeni ile halihazırda tespiti mümkün olmayan kayıtlar da mevcut olduğunu, bu nedenle acentelik sözleşmesi kapsamında mümkün olan, sözleşmeli özel müşteri ya da ... alan değişikliğine ilişkin beyan ve itiraz hakları saklı tutulduğunu, davacı, acentelik sözleşmesinin süresinden önce feshedildiğini, feshe sebep bulunmadığını,

... alan ihlali sebebi ile talepte bulunulması nedeni ile davalının fesih bildirimi yaptığını gerçeğe aykırı olarak iddia etmekte olduğunu, hak edişlere ve ... ihlaline ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığının yukarıda belirtildiğini, davalı tarafından keşide edilen ....

Noterliğinin 18/02/2019 tarih, ... sayılı fesih ihtarnamesinde, davacının kasadan devreden parayı süresinde ödemediğini, davalı şirket adına tahsil edilen parayı kullandığını, kaldı ki acentelik sözleşmesi m. 8 kapsamında tarafların tek taraflı fesih hakkı olduğu belirtilerek acentelik sözleşmesinin 19/02/2019 tarihinde feshedildiğini, daha öncesinde de davacının farklı cari kullandırmak sureti ile acentelik sözleşmesini ihlal ettiğini, bu nedenle tarafına yaptırım uygulandığını, ancak acentenin ticari faaliyetine devamının teşviki amacıyla yaptırımın iptaline karar verildiğini,

Acentelik Sözleşmesi m. 8'e göre "Tarafların tek taraflı olarak bu sözleşmeyi feshetme hakkı vardır. Sözleşmenin süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile bu sözleşme feshedilebilir." Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü m. 3'e göre "...

Kargo'nun derhal fesih veya fesih yetkisini kullanacağı özel hallerde fesih iradesinin acenteye tebliğ edildiği gün acentelik sözleşmesi sona erer." bu kapsamda davacının, acentelik sözleşmesine ve ticaret hukukuna aykırı eylemleri nedeniyle davalı ... Kargo acentelik sözleşmesini haklı sebebe dayalı ve tek taraflı olarak feshettiğini, TTK. m. 121/1'e göre; "..

Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir." Kural olarak haklı sebeple yapılan fesihlerde, fesheden tarafın ihbarda bulunması gerekmediğini, aksine haklı fesih sebebinin varlığı halinde, ihbarsız olarak ve derhal hiçbir şekil şartına tabi olmaksızın fesih işleminin uygulanması gerektiğini, taraflar arasında sözleşmenin taraflarca her zaman feshedilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, TTK. m. 18/2 uyarınca davacı acente yetkilisi ... basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünde olduğunu, bu husus Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolünde de "Acente,

bağımsız ve basiretli bir iş adamı olarak iş ve ilişkilerini özenle yürütmekle yükümlüdür." hükmü ile belirtildiğini, Y.11.HD. 14/10/2004 tarih, 13367/9841 sayılı kararında belirtildiği üzere "Sözleşmenin tarafları tacirdir. TTK.nun 20/II nci [YTTK m. 18/2] maddesine göre tacirlerin tüm işlemlerinde basiretli bir tacir gibi davranması esastır.

Bu ilke sözleşmenin imzası, ifası ve feshi aşamalarının hepsinde gözetilmesi gereken ilke olması nedeniyle mahkemece, sözleşmenin imzası sırasındaki taraf pozisyonlarından hareketle sözleşmeye bağlı kalmaları gerektiği belirtilmiştir." davacı, sözleşmenin akdedildiği tarihte tarafların acentelik sözleşmesini her zaman, tek taraflı ve derhal feshedebileceğini kabul ettiğini, bu şekilde düzenlenen sözleşmeyi imzaladığını, dolayısıyla gelinen aşamada, davalı ...

Kargo tarafından acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği tarihten sonra, işbu sözleşme hükmünü kabul etmediğini yahut ...

Kargo'nun sözleşmede düzenlenen şekilde feshedemeyeceğini iddia edemeyeceğini, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı ve derhal feshedildiğini, kaldı ki acentelik sözleşmesinde taraflara her zaman ve derhal fesih hakkının düzenlendiği yukarıda açıklandığını, dolayısıyla davalı tarafından yapılan fesih işleminin haklı sebebe dayandığı ve tacir olan taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine de uygun olduğunu, TTK. m. 121/4' göre "(4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf,

başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır." bu kapsamda maddi tazminat talep edilebilmesi için (1) sözleşmenin haklı sebep olmadan veya ihbar öneline uyulmadan feshedilmesi, (2) bu halde davacının başlamış ancak tamamlamamış olduğu işler nedeni ile zarara uğraması gerektiğini, yapılan fesih işleminin haklı sebebe dayandığı,

üstelik taraflar arasındaki sözleşmede yer verilen düzenleme ile davalının ihbar öneline uyulması zorunluluğunun bulunmadığının açıklandığını, öte yandan tamamlanmayan işleri olduğundan bahisle tazminat talep eden davacının, tamamlanmadığı iddia olunan işleri ve bu sebepten doğan zararı ispat etmesi gerekmekte olduğunu, davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, TTK. m. 122/3'e göre; "(3) acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkili tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz." davalı ...

Kargo'nun acentelik sözleşmesini davacının kusurlu eylemleri neticesinde haklı sebeple feshettiği yukarıda ayrıntıları ile açıklanmış olup, sözleşmenin feshine kendi kusuru ile sebep olan davacının denkleştirme tazminatı ödenmesini talep etmek hakkının bulunmadığını, sözleşmenin davalı tarafından haklı sebeple feshedilmesi nedeni ile artık TTK. m. 122/1 ile belirlenen diğer koşulların incelenmesi hukuken mümkün olmamakla birlikte, bu kapsamda yapılan değerlendirmede de davacının denkleştirme tazminatı isteminin hukuka aykırı olduğunu, davacının, mesnetsiz iddialarla denkleştirme tazminatı ödenmesini talep ettiğini,

bu talebini neye dayandırdığını açıklayamamakta, oysa davacının, öncelikle acenteye müşteri kazandırdığını ve bu müşterilerin sözleşmenin feshinden sonra da davalı şirket ile işlemlerine devam ettiğini, yine davacının bu müşteriler ile müvekkili ...

Kargo adına yaptığı işlemler nedeni ile ücret isteme hakkını kaybetmiş olduğunu ispat etmesinin gerektiğini, davacının, bu kapsamda ispata yarar delil ibraz edemediğini, davacının denkleştirme tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde portföy kazanımlarını ispat etmesi zorunlu olduğunu;

aksi iddiaların kabul edilmesi mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle, hukuki yarar olmaksızın açılan belirsiz alacak davasının usulden reddine, ... ihlaline ilişkin iddialar yönünden davalının pasif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Davanın; taraflar arası akdedilen acentelik sözleşmesi gereği sözleşmenin davalı tarafça haksız fesih edildiği iddiasıyla ... ihlali ve yanlış hak ediş hesaplaması nedeni ile eksik ödenen hak edişlerin tahsili ile sözleşmenin haksız nedenle feshinden kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu;

DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA

"Davacıyı erkek kardeşimin eşi olması nedeniyle tanırım, ...

Kargo o dönemde Kayyumla yönetiliyordu, şu an ... devredilmiştir, o dönemde e-ticaret kargolarının yoğunluğundan dolayı Adana'da bir ... alanı kuruldu, bunun o zamanki adı ... iken şu anki adı ...'dır, hatta İstanbul'da bir komisyon kuruldu, %49 alım, %49 dağıtım olmak üzere hakediş bedeli ödeneceği söylendi, davalı tarafça davacıya 15-20 gün kadar alım dağıtım hakedişi ödendi, ancak daha sonra ödenmemeye başlandı, biz ödeme yapılmaması üzerine davalı şirkete gittik, komisyon kararının uygulanmasını istedik, davalı şirket ise farklı ... alanı kargo alındığından bahisle ödeme yapılmayacağını iletti,

ancak bizde komşu acentelerden kargo almadığımızı, yapılan incelemede satış biriminin şubeye bağlı müşterilerin tanımlamamasından dolayı böyle bir sıkıntı yaşandığı tespit edildi, bize davacının zararının giderileceğini söylediler, ancak daha sonra üst yönetim değişti, yeni gelen yönetim %49 , %49 alım dağıtım hak ediş bedelini davacıya ödemedi, bu hususta ilgili görüşmeleri yapmak için davacı bana vekalet vermişti bu nedenle bu durumu biliyorum, normalde ... ... alanında bulunan ...isimli müşterilerinin kargolarını ...

Acente alıyordu, bu müşteriler davacının ... alanında bulunmaktaydılar, bunu davalıya bildirmemize rağmen herhangi bir önlem alınmadı, bir ceza kesilmedi, hatırladığım kadarıyla 2018 şubat'ta davalı taraf herhangi bir ihtarname göndermeden sistemi kapattı, farklı bir kişiye acentelik verilerek şube açıldığını öğrendik, bu şekilde davalı tarafça haksız fesih yapılmıştır, davacı tarafın yaklaşık 3,5 yıllık kâr mahrumiyeti de oluşmuştur, normalde acentenin bir eksikliği varsa yapılan sözleşmeye göre Noter'den 3 kez ihtarname gönderilmeliyken davalı tarafça bu kural ihlal edilmiştir,

dava konusu olaya ilişkin işlemlerde acentelik işlemlerinde vekaletname ile ... adına ben yürüttüm, öncesinde böyle bir vekaletname istemediler ancak yönetim değiştikten sonra ... adına vekaletname sunmamı istediler, vekaletname ile Adana'da ... Bey ve ...

Acenteliklerini de temsil ediyorum, bu acentelikler de eşimin üzerine kayıtlıdır, Farklı acentelerin ... alanından mahalleler alınarak ... acentesi kuruldu, diğer acentelerin düzenlenen müşteri faturaları ... acente tarafından düzenlenmiş gibi gösterilmedi, bildiklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA

"Ben 2017 yılında davalı şirketin Acenteler Birliğinde çalışan personeliyim, davacıya benden önce bir acentelik verilmişti, normalde ...

Acentesinde davacıya komisyondan %49 alım %49 dağıtım olmak üzere destek olarak hakediş bedeli ödeneceği kararlaştırılmıştı, hatırladığım kadarıyla bir süre bu şekilde davacıya hakediş ödendi, yeni sıfır acentelerde davalı şirket tarafından destek sağlanıyordu, ancak benim hatırladığım kadarıyla Genel Müdür ile Acente Müdürü arasında yüksek oran verildiği durumundan bahisle bir sıkıntı yaşandı, bu nedenle davacı da dahil bir çok farklı acentenin alış oranı düşürüldü, ... alanı ihlali ile ilgili benim şu an hatırladığım bir husus yoktur, bu konuda davacı ile davalı taraf arasında neler yaşandığını bilmiyorum,

ben 2021 yılında davalı şirketteki işimden ayrıldım, %49 - %49 oran komisyondan çıkan kararla 6 ay boyunca uygulandı, bildiklerim bunlardan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından hazırlanan 16/09/2024 tarihli raporda; davalı ... Kargo Anonim Şirketi (Eski Unvanı : ... Kargo Loj. ve Dağ. Hiz.

A.Ş.)''nin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 T.Yıllarına ait şirketin, defter, belge ve kayıtlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde düzenlemiş olduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, dava dilekçesinin ekinde yer alan hak ediş hesaplama tablosunda 272.945,00 TL + KDV Hakediş hesaplanmasına karşın, Nisan-Eylül 2017 yılları arasında 212.656,03 TL + KDV hakediş faturası düzenlendiği, ancak söz konusunda talep edilen tutarın nasıl hesaplandığına dair belgenin dosyada görülmediği,

bu nedenle kararlaştırılan alım-satım hak ediş oranlarının düzgün hesaplanıp hesaplanmadığı ile ilgili bir tespitin yapılamadığı, taraflar arasında çeşitli tarihlerde Acentelik Sözleşmesi, Acentelik Sözleşmesi Ek Sözleşmesi ve Acentelik Sözleşmesi Ek Protokollerinin imzalandığı ve ...

Kargo Acente Satış Komisyonu'nun çeşitli kararlarının uygulandığı, çeşitli tarihlerde komisyon oranlarının değiştirildiği, nihai olarak belirlenen komisyon oranlarının dava aşamasına kadar uygulandığı ve davacının, işbu dava aşamasına kadar bir itirazda bulunmadığı, bu halde davacının, acentelik ilişkisi süresince itirazda bulunmamasına rağmen dava aşamasında komisyon oranına itirazda bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve davacı tarafından komisyon oranında tek taraflı bir değişiklik ile hak ihlalinde bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı,

taraflar arasında akdedilen Ek Protokol m. 6 ile TTK m. 104'e uygun olarak acentelik ilişkisi bakımından inhisar hakkının kaldırıldığı, dolayısıyla davalının bir başka acentesinin, davacının faaliyette bulunduğu bölgede işlemler geçekleştirmesinin acentelik sözleşmesinin ihlali anlamına gelmediği, acentelik ilişkisinin sona erdirilmesi bakımından haklı sebebin TTK'da tanımlanmadığı,

haklı sebebin, TMK m. 2 uyarınca sözleşme ilişkisinin sürdürülmesinin beklenemeyeceği haller olarak ifade edilebileceği, tarafların da sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesi bakımından belirli haklı sebepler öngörebileceği, davalı tarafından keşide edilen fesih ihbarnamesinde gösterilen gerekçeler ile acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilebilmesi için: Y-068 numaralı yaptırım bakımından; acente tarafından yıl içinde 3 defa tahsilatın geciktirilmesi veya gecikmenin 6 günü aşması, ... numaralı yaptırım bakımından;

üç defa ihlal gerçekleşmeli ve disiplin komisyonuna sevk edilerek sözleşmenin feshedilmesi gerektiği, haklı sebebin gerçekleştiğinin ispat yükünün, fesih ihbarında bulunan davalı üzerinde olduğu, ancak işbu dosya kapsamında davalı tarafından fesih gerekçelerinin meydana geldiğinin ispat edilemediği, dolayısıyla gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayanmadığı, TTK m. 121/4 gereğince haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorunda olduğu,

bu halde davacının, tamamlanmayan işleri (kazanç kaybı) ve bu işleri tamamlamak için gerçekleştirdiği masrafları ispat ederek (fiili zarar) tazminat talebinde bulunabileceği, ancak somut olayda davacı tarafından tamamlanmayan işlerin ispat edildiğinin tespit edilemediği, TTK m. 122/4 uyarınca denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerektiği, bir yıllık başvuru süresinin, hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin, davalının 18/02/2019 tarihli fesih ihbarı ile sona erdirildiği,

bu halde davacı tarafından 18.02.2020 tarihine kadar denkleştirme talebi ile davalıya başvurulması gerektiği, dosyadan tespit edilebildiği kadarıyla davacı tarafından 11.02.2022 tarihinde İstanbul Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğu, dolayısıyla mevcut bilgi ve belgelerden, TTK m. 122/4'te öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiği ve denkleştirme talebinde bulunulamayacağı tespit ve rapor edilmiştir.

Davalı ... Şirketi'ne ait ünvanın 29/05/2024 tarihi itibariyle ... Kargo Anonim Şirketi olarak değiştiği, söz konusu değişiklik Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 29/05/2024 tarih, 11092 nolu sayısı ve 1382 nolu sayfasında yayımlandığı anlaşılmakla mahkememizce de UYAP sisteminden gerekli değişikliklerin yapıldığı,

Tarafların iddia ve savunmaları, mahkememizce toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda; mahkememizce davacı defterleri üzerinde inceleme yapılabilmesi adına mahal mahkemesine talimat yazıldığı ,davacı asil ve vekiline ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri hususunda tebliğat çıkarıldığı, verilen kesin süre içerisinde herhangi bir ticari defter ve belgenin ibraz edilmediği ya da bulunduğu yerlerin bildirilmediği anlaşıldığından gerekli bilirkişi incelemesi yapılamadığı, davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede;

davaya konu faturaların, davalı şirketin defter kayıtlarında olduğu,2019 Yılı sonu itibariyle hakediş ve ek satış bedelleri ile 2018 yılından devreden 27.129,42 TL dahil olmak üzere toplam 83.064,84 TL Davacı ...'ın, Davalı Şirketten alacaklı olduğu, bu tutarın, kasa açığına istinaden virman, yansıtma faturaları ve hakediş ödemesi adı altında yapılan ödemelerle 82.884,46 TL'sinin kapatıldığı, 2019 yılı sonu itibariyle, davacı ...'ın, davalı şirketten (83.064,84 TL- 82.884,46 TL) 180,38 TL alacağının bulunduğu.

2020, 2021, 2022 ve 2023 Yıllları sonu itibariyle Davacı ...'ın, davalı Şirketten 180,38 TL alacağının bulunduğu tespit edildiği ,davalı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 T.Yıllarına ait defter, belge ve kayıtlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde düzenlemiş olduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,

Somut olayda davalı tarafından ....

Noterliği, 18/02/2019 tarih ve ... sayılı fesih ihbarnamesi ile acentelik ilişkisinin haklı sebeple feshedildiği davacıya ihbar edildiği , ihbarnamede fesih gerekçeleri olarak Y-068 numaralı yaptırım maddesince “Bir gün önceki kasasından devreden parayı takip eden gün mesai bitimine kadar meşru bir mazereti olmaksızın bankaya yatırmazsa” sebebi ile , ... numaralı yaptırım maddesince “Şirket adına tahsil ettiği parayı kullanırsa, kullandığı paranın %10'u oranında yaptırım uygulanır.

Tekrarı halinde acente komisyonuna sevk edilerek acenteliği fesih edilir. ” sebebi Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi m. 8 “Tarafların tek taraflı olarak bu sözleşmesi feshetme hakkı vardır.” şeklinde düzenlendiği ve bu madde ile gereğince acenteliği feshedileceğinin ihtar edildiği, söz konusu şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ve diğer bir ifade ile acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ispat yükü, fesih ihbarında bulunan davalı üzerinde olduğu, ancak işbu dosya kapsamında davalı tarafından fesih gerekçelerinin meydana geldiği ispatlanamadığı ,dolayısıyla gerçekleştirilen fesih, haklı sebebe dayanmadığı,

TTK m. 121/4 gereğince haklı bir sebep olmadan sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. Bu halde davacı, tamamlanmayan işleri (kazanç kaybı) ve bu işleri tamamlamak için gerçekleştirdiği masrafları ispat ederek (fiili zarar) tazminat talebinde bulunabileceği, ancak somut olayda davacı tarafından tamamlanmayan işlerin ispat edilemediği,

Taraflar arasında akdedilen Ek Protokol m. 6'da “... Kargo gerekli gördüğü takdirde acentenin faaliyet alanında başka bir acentelik verebilir, şube açabilir. Özel Anlaşma yaptığı müşterilerine başka bir şubesi aracılığıyla veya doğrudan hizmet verebilir. Bu durumda sözleşmenin geçerli olduğu yer ... Kargo tarafından yeniden belirlenebilir. Bundan dolayı acente, hiçbir. hak talebinde bulunamaz, bu gerekçeyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedemez.” ifadeleri kullanılmaktadır.

Bu halde taraflar, TTK m. 104'e uygun olarak acentelik ilişkisi bakımından inhisar hakkını kaldırmışlardır. Dolayısıyla somut olayda davalının bir başka acentesinin, davacının faaliyette bulunduğu bölgede işlemler gerçekleştirmesi acentelik sözleşmesinin ihlali anlamına gelmediğinden davacının davalının acentelik sözleşmesini inhisar hakkını ihlal ettiği iddiası dikkate alınmamıştır..

Davalı şirket ile yapılmış olan 09.02.2017 tarihli ... nolu Acente Satış Komisyonu toplantı tutanağı gereğince ilk 6 ay destek alım ciro hakediş oranı % 49, destek dağıtım ciro hakediş oranı olarak da % 49 olarak acentelik verilmesi kararlaştırıldığını, davalı tarafın yalnızca ilk ay bu oranlara riayet ettiğini ve diğer aylarda bu oranlara riayet edilmediğini iddia ettiği ,taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ve ek protokoller gereği çeşitli tarihlerde komisyon oranlarının değiştirildiği, nihai olarak belirlenen komisyon oranlarının dava aşamasına kadar uygulandığı ve davacının, işbu dava aşamasına kadar bir itirazda bulunmadığı,

davacının, acentelik ilişkisi süresince itirazda bulunmamasına rağmen dava aşamasında komisyon oranına itirazda bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve davacı tarafından komisyon oranında tek taraflı bir değişiklik ile hak ihlalinde bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı , dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi heyet raporunda yer alan tespitler de dikkate alındığında her ne kadar davalı tarafça feshin haklı gerekçelere dayandığı hususu ispat edilememiş ve fesih haksız olsa da;

yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere ispat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”.

HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur; düzenlemeleri de dikkate alındığında davacının iddiasını ispatlayamadığı , bu istemine ilişkin dosyaya somut delil ve gerekli verileri sunmadığı tüm bu gerekçelerle davacının taleplerinin yersiz olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-)Davanın REDDİNE,

2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli maktu 427,60-TL red karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-)Arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-)Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen davacıya/vekiline iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024

Katip ... · (E-imzalı) Hakim ... · (E-imzalı)

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/271, K. 2024/834, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Gerekçe
  6. Davacı Tanığı ... Beyanında
  7. Davacı Tanığı ... Beyanında
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/271
Karar No
2024/834
Tarih
26 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/272 K.2024/645
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/273 K.2024/810
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/274 K.2024/821
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/275 K.2024/759
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/276 K.2024/897
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/276 K.2024/292

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.