KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/871 Esas
- Karar no
- 2024/325
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/11/2021
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ...'da ... markasıyla bebek ve çocuk giyimi üzerine satış yaptığını, ancak müvekkilinin günümüz teknolojisinde internet online satış yaparak e-ticarete ağırlık verdiğini, bununla ilgili çeşitli internet platformlarında reklamlar vermeye başladığını ve bu hususta davalı firma ile anlaştıklarını, bu anlaşma gereği davalı şirkete 1.500,00 TL+KDV olarak 12 ay ödeme yapıldığını ancak davalı şirketin sözleşme yükümlülüklerini yerine ve taahhütlerini yerine getiremediğini, sebep olarak kusurlu tarafın altyapı firması ... olduğunu müvekkil firma yetkililerine gerekçe gösterdiğini,
bu verilerden sonra müvekkilinin davalı firma ile çalışmayı bıraktığını, davalı firmanın ana yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve şirketi maddi zarara uğrattığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, müvekkilinin davalıdan alamadığı hizmet için ödemiş olduğu bedele ilişkin alacak hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin sözleşmenin akdedildiği 09/01/2018 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kendisine yüklenen bütün yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının ise güncellemelerin yapılması gibi kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemiş olup buna rağmen zarara uğradığından bahisle müvekkilinden tazminat talep ediyor olmasının açıkça hukuka aykırı olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
davacının ciro kaybı iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkiline kusur izafe edilmesi ve ihmalinin bulunmasının mümkün olmadığını, bir an için müvekkilinin kusurlu olduğu düşünülse dahi davacının zarar iddiası soyut ve afaki olup;
izaha ve ispata muhtaç olduğunu, müvekkilinin hukuka uygun eylemleri ile davacının uğradığı zararlar arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olmadığını, davacının faiz talebinin salt zenginleşme amaçlı olup müvekkiline gönderilen bir temerrüt ihtarı bulunmadığından faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; Taraflar arası imzalanan hizmet sözleşmesi gereği davalı şirketin sözleşmeler kapsamında yüklendiği edimleri gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle davacının cirosunda uğradığı zararın tazmin ve ödenen bedellerin iadesi isteminden ibarettir. 6100 sayılı HMK'nın Madde 320 (4) maddesi "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2021/639 Es. Ve 2021/843 K. Sayılı ilamında "... 6100 sayılı HMK’nın 320/4’üncü maddesinde yer alan “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” hüküm gereğince, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu dönemde işlemden kaldırılmasına karar verildiği,
bilahare yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı anlaşıldığı gibi, mahkemece 13/11/2019 tarihli oturumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olmasının, davacıya yeni bir hak bahşetmeyeceği de gözetilerek mahkemece bu durum dikkate alınarak 6100 sayılı Yasanın 320/4.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, aksine ilişen davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir." yönünde karar verilmiştir.
İş bu dosyada davacı tarafça 13/02/2024 tarihli 4 nolu celsenin takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 13/02/2024 tarihli dilekçe ile davacı vekili tarafından yenileme dilekçesi sunulduğu ve mahkememiz tarafından yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, taraflara tebliğ edildiği, yenilenerek kaldığı yerden devamına karar verilen davanın 14/05/2024 tarihli celsesinde; davacı / vekilinin duruşma salonunda hazır olmadığı, duruşma salonu dışında mübaşir vasıtasıyla yapılan seslenmede hazır bulunan olmadığı ve herhangi bir mazeret dilekçesi de sunulmadığı, davalı vekilinin duruşmaya katıldığı,
davalı vekilinin beyanında davacı tarafça takip edilmeyen davanın taraflarınca takip edilmediğini belirttiği, dava basit yargılama usulune tabi olduğundan 2. kez davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMK 320/4. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-imzalı) Hakim ... · (E-imzalı)
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/871, K. 2024/325, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama