İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/114 K.2024/668

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/114Karar2024/668Tarih3 Ekim 2024Okuma23 dk · 4.612 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Mahkememizin ... E - ... K Sayılı Dosyası

Karar tarihi
3 Ekim 2024
Esas no
2023/114 Esas
Karar no
2024/668
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
16/02/2023
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
05/05/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.612 kelime·23 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

ASIL DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Davacının mimarlık, mobilya dekorasyon, tasarım ve üretim hizmeti sunduğu, 2018 yılından bu yana "..." markası altında ticari faaliyetini devam ettirdiği, 01.07.2022 tarihli sözleşme ile tarafların ... ve ... projeleri kapsamında bir kısım mobilyaların üretimi ve teslimi hususunda anlaştıkları, sözleşme kapsamında, Davalının onay ve talebi ile davalı için üretilecek ürünlere ilişkin ham madde siparişleri verildiği ve sonrasında davalının mobilya üretimlerine başlandığı, üretim sürecinde de taraflar iletişim halinde devam ederek, alıcının istek ve taleplerine uygun biçimde mobilya üretimleri yapıldığı,

süreçte davalının ivedi biçimde ürünlerin derhal teslimini talep etmesi üzerine ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı, davalının talebi ile istediği ürünler davalı tarafa 19.09.2022 tarihinde teslim edildiği, davacı tarafından davalı tarafa satışı ve teslimi gerçekleştirilen ürünlere ilişkin olarak.

12.11.2022 tarihli 1.448.410,88 TL bedelli fatura düzenlenerek davalı tarafa iletildiği, davalı tarafın söz konusu faturaya itiraz etmediği ve faturayı kabul ettiği, davalı tarafın yasal süresi içerisinde ve bir itirazının bulunmadığı, ancak buna rağmen davalının fatura bedelini ödemekten imtina ettiği, tarafların arasındaki mal alım satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı tarafın davacıya yaptığı avans ödemelerinin mahsubu sonrasında müvekkilinin cari hesap ekstresine göre alacaklı olduğu bakiyenin 522.519,02 TL olduğu, müvekkili adına alacaklı olduğu bakiye fatura tutarı olan 522.519,02 TL nin tahsili için ....

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalı tarafa gönderilen icra ödeme emrine haksız ve mesnetsiz biçimde itiraz edildiği, davalı tarafından, müvekkilinin düzenlediği faturaya itiraz edilmemesine rağmen haksız biçimde icra takibine itiraz edildiği, İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... Esas ve 2022/...

Numaralı Arabuluculuk Dosyası kapsamında taraflar arasında yapılan görüşemelere rağmen anlaşma sağlanamadığı, bu nedenlerle huzurdaki dava kapsamında .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını ve müvekkili lehine alacağın % 20 tutarında icra inkar tazminatı ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Müvekkilinin uluslararası işler yapan bir firma olup Birleşik Krallık Londra'da yüklenicisi olduğu ... isimli projede kullanılmak üzere davacı ile bir takım inşaat ürünleri üretilmesi ve satın alımı konusunda anlaşmaya vardığı, tarafların anlaşma uyarınca 01.07.2022 tarihinde iki adet farklı sözleşme imzaladıkları, sözleşmeler uyarınca davacı tarafından üretilip müvekkiline 30.08.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken ürünlerin gecikmeli olarak teslim edildiği, üstelik geç teslim edilen ürünlerin davacı tarafından müvekkiline taahhüt edilen kalitede olmadığı,

ayıplı oldukları, Müvekkilinin ürünlerin ayıpları hakkında müşterisi olan üçüncü kişilerden şikayetler aldığı, kendi çalışanları ve kalite kontrol ekibi vasıtasıyla ürünleri kontrol ederek iki farklı kalite kontrol raporu tanzim ettiği, kontroller sonucunda anılan ürünlerin ... isimli projelerde kullanılabilecek durumda olmadığının tespit edildiği, müvekkilinin anılan ayıplı ürünler nedeniyle Londra'da yüklenicisi olduğu işle alakalı maddi zarara uğradığı, müşterilerinin gözünde prestij kaybettiği, bunun üzerine müvekkilinin davacı ile iletişime geçerek teminatın iadesi ve sözleşmeden dönme talebinde bulunduğu,

davacının ise ayıplı malları kabul etmeyerek müvekkilinin sözleşmeden dönme talebini reddettiği, davacının bununla da yetinmeyerek, Müvekkiline e-fatura portalı üzerinden iletilmeyen, aslen 08.07.2022 ve 22.07.2022 tarihlerinde olmak üzere yapılan ödemeler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşılan, 12.11.2022 tarihi verilen ancak Müvekkiline 20.12.2022 tarihinde doğrudan icra takibi ekinde gönderilen ... numaralı 12.11.2022 tarihli fatura bedelinin ödenmesini talep ettiği, işbu mail tarihinde davacıya müvekkili tarafından 925.891,86 TL tutarında ödeme yapıldığı,

e-fatura mükellefi müvekkiline e-arşiv üzerinden ulaştırılan bir faturanın mevcut olmadığı, bu nedenle müvekkilinin, üçüncü kişilerle olan iş ilişkilerinde uğradığı zararı minimize etmek amacıyla davacıdan alınan ayıplı malların bir kısmını ayıplı şekilde, bir kısmını ise ham madde olmak üzere teslim aldığı ve ürünlerin kullanılabilecek hale gelmesi için ham madde olarak teslim alınan ürünleri de kullanarak Sözleşme konusu ürünleri kendi üretim tesislerinde yeniden ürettiği, elde kalan ürünlerin ayıplı olduğunu ise ....

Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirdiği, davaya konu icra takibiyle, müvekkiline e-fatura portalı üzerinden iletilmeyen, ... numaralı 12.11.2022 tarihli fatura içeriğinde belirtilen malların eksiksiz ve kusursuz olarak ve zamanında teslim edilmemiş olması nedeniyle ....

Noterliğinin 23.12.2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından gönderilen fatura reddedilerek davacıya iade edildiği, ancak davacının kendisine iade edilen itirazlı faturanın bakiye kısmının ödenmesini işbu davaya konu icra takibiyle talep ettiği, taraflarınca işbu haksız ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin durduğu, Müvekkili tarafından davacıya ikinci bir ihtarname gönderilerek ayıplı ürün bedelinin iadesi talep edildiği ancak davacı tarafından bu ihtarnameye cevap verilmediği, davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriğinde bulunan ve ....

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş.

Sayılı dosyası kapsamında temin edilen rapor aracılığıyla ayıplı olduğu tespit edilen ve davacı tarafça iade alınmamış olması nedeniyle halen Müvekkilini adresinde muhafaza edilmek zorunda kalınan ürünlerin kullanılamadığı, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeden doğan edimini ifa etmediği, takibe dayanak faturanın itirazlı olduğu ve davacı tarafından açılan işbu davaya konu icra takibinin kötü niyetli olduğu, müvekkiline borçlu olan davacı taraftan borcun tahsil edilmesi amacıyla tarafımızca ....

İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiği ve takibin davacının haksız itirazı ile durduğu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesi anlaşmama şeklinde sonlandı, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının haksız davasının reddine, davacının işbu davaya konu haksız ve kötü niyetli takibi sebebiyle iddia edilen sözde borcun %20'sinden aşağı olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uluslararası işler yapan bir firma olup Birleşik Krallık Londra'da yüklenicisi olduğu ... isimli projede kullanılmak üzere davalı ile bir takım inşaat ürünleri üretilmesi ve satın alımı konusunda anlaştığını, tarafların anlaşma uyarınca 01.07.2022 tarihinde iki adet farklı sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeler uyarınca davalı tarafından üretilip müvekkiline 30.08.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken ürünler gecikmeli olarak teslim edildiğini, ücstelik geç teslim edilen bu ürünlerin davalı tarafından müvekkiline taahhüt edilen kalitede olmadığını, ayıplı olduğunu,

müvekkilinin ürünlerin ayıpları hakkında müşterisi olan üçüncü kişilerden şikayet aldığını, kendi çalışanları ve kalite kontrol ekibi vasıtasıyla ürünleri kontrol ederek iki farklı kalite kontrol raporu tanzim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede açıkça "ALICI'nın atayacağı kalite kontrol ekibi, SATICI üretimini, üretim süresince denetleyecektir.

SATICI alıcının kalite kontrolünden geçmeyen hiç bir ürünün alıcı tarafından teslim alınmasını ve bakiyesinin ödenmesini talep edemez.

Kesin hak ediş öncesi SATICI imalatta doğabilecek tüm hataları düzeltmek veya yeniden üretmekle yükümlüdür." hükmüne yer verildiğini, kontroller sonucunda anılan ürünlerin ... isimli projelerde kullanılabilecek durumda olmadığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından Londra'ya gönderilen ancak müşteri tarafından reddedilerek kullanılamayan ürünlerin bedelinin 104.297,00-TL+KDV tutarı olduğunu,

bu tutardaki ürün kullanılamadığı için ve ürünün ülkemize geri dönüşü için yapılacak lojistik harcamasının ticari olarak müvekkilini daha çok zarara uğratacak olması nedeniyle 104.297,00-TL+KDV tutarındaki ürünün Londra'da imha edilmesi için müvekkili tarafından harcama yapılması gerektiğini, müvekkilinin anılan ayıplı ürünler nedeniyle Londra'da yüklenicisi olduğu işle alakalı maddi zarara uğradığını, müşterilerinin gözünde gözünde prestij kaybettiğini, bu kaybın tahammül edilemez boyutlara ulaşması sonucunda müvekkilinin davalı ile itelitişime geçerek teminatın iadesi ve sözleşmeden dönme talebinde bulunduğunu,

davalının ise sözleşme ile kararlaştırılmış olan standartları taşımayan malları kabul etmeyerek müvekkilinin sözleşmeden dönme talebini reddettiğini, davalının bununla da yetinmeyerek müvekkiline e-fatura portalı üzerinden iletilmeyen aslen 08.07.2022 ve 22.07.2022 tarihlerinde olmak üzere yapılan ödemeler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşılan 12.11.2022 tarihi verilen ancak müvekkiline 20.12.2022 tarihinde doğrudan icra takibi ekinde gönderilen ... numaralı 12.11.2022 tarihli fatura bedelinin ödenmesini talep ettiğini,

davalıya bunun üzerine 925.891,86 TL tutarında ödeme yapılmış olup e-fatura mükellefi müvekkile e-arşiv üzerinden fatura ulaşmadığını, müvekkilinin üçüncü kişilerle olan iş ilişkilerinde uğradığı zararı minimize etmek amacıyla davalıdan alınan ayıplı malların bir kısmını ayıplı şekilde, bir kısmını ise ham madde olmak üzere teslim aldığını ve ürünlerin kullanılabilecek hale gelmesi için ham madde olarak teslim alınan ürünleri de kullanarak sözleşme konusu ürünleri kendi üretim tesislerinde yeniden ürettiğini, müvekkili tarafından yeniden üretilen ve ham madde olarak kullanılan ürünlerin bedelinin 224.850,00-TL+KDV olduğunu,

elde kalan ürünlerin ayıplı olduğunu ise .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...

D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirdiğini, davalının bu davaya konu icra takibiyle müvekkiline e-fatura portalı üzerinden iletilmeyen, aslen müvekkili tarafından davalıya 08.07.2022 ve 22.07.2022 tarihlerinde yapılan ödemeler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşılan 12.11.2022 tarihi verilen ancak müvekkiline 20.12.2022 tarihinde doğrudan icra takibi ekinde gönderilen ... numaralı 12.11.2022 tarihli fatura, fatura içeriğinde belirtilen malların eksiksiz ve kusursuz olarak ve zamanında teslim edilmemiş olması nedeniyle ....

Noterliğinin 23.12.2022 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafından gönderilen fatura reddedilerek davalıya iade edildiğini, ancak davalının kendisine iade edilen itirazlı faturanın bakiye kısmının ödenmesini .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla talep ettiğini, müvekkili tarafından haksız takibe vaki ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının .... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasına gerçekleştirdiği haksız itirazının 596.744,86-TL tutarı üzerinden iptaline, davalının haksız itirazı sebebiyle itirazın iptali istenen tutarın % 20'sinden aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkememizin 2023/114 esas sayılı dosyası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan dosyaların birleştirilmesini, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki kapsamında üretimler yapılarak ürünlerin davacıya teslim edilmesine rağmen müvekkiline sözleşme bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yoluna gidildiğini, davacı tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini,

müvekkilinin itiraz sonrasında dava şartı Arabuluculuk sürecini yürüttüğünü ve İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/114 esas sayılı dosyasını ikame ettiğini, müvekkilinin hukuki yollara başvurması sonrasında davacının ödemeden kaçınmak kastı ile alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi ve dava ikame ettiğini, davacı tarafça müvekkili aleyhine başlatılmış olan ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına müvekkili borcu bulunmadığı için itiraz ettiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını,

müvekkili ile davacı arasında sabit ve hareketli mobilya alım satımına ilişkin 01.07.2022 tarihinde iki ayrı proje için iki ayrı alım satım sözleşmesi akdedildiğini, iş bu sözleşmeler kapsamında sipariş listesinde görülen ürünlerin üretilerek satımı ve 30.08.2022 tarihinde teslim edilmesine ilişkin tarafların anlaştıklarını, sözleşme ile müvekkilinin bir takım ürünlerin imal edilip teslim edilmesi konusunda ifa borcu altına girdiğini, davacının ise para ödeme borcu altına girdiğini, müvekkilinin alacağı olan tutarı ödemek istemeyen davacının müvekkilinin hak etmiş olduğu parayı olabildiğince düşürmek kastı ile hareket ettiğini,

bu amaç ile icra takibi ve huzurdaki davayı ikame etme yoluna girdiğini, davacının müvekkili tarafından üretilip teslim edilen ürünlere ayıp iddiasında bulunulduğunu ve müvekkili aleyhinde ... esas sayılı icra dosyası ile sözde ayıplı mal üretilmiş ve davacının zararı meydana gelmiş gibi icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından böyle bir borcu bulunmaması nedeni ile icra takibine itiraz edildiğini, devamında davacının, müvekkilinin alacağına engel olma veya en azından geciktirme gayesi ile iş bu davanın açıldığını, müvekkili tarafından davacıya teslim edilen ürünlerde herhangi bir ayıp bulunmadığını,

sözleşme konusu ürünlerin tüm üretim işlemlerinin davacı yetkilisinin ve davacının görevlendirdiği yetkili personelin denetim, gözetim ve kontrolünde gerçekleştirildiğini, sözleşme konusu ürünlerin üretiminin yapılması esnasında defalarca davacı şirket personellerince üretim aşamalarının denetlendiğini, davacının istekleri doğrultusunda değişiklikler, revizeler, ek üretimler yapıldığını, bu aşamalarda davacı şirket yetkililerince/personellerince talep edilen her türlü değişikliğin gerçekleştirildiğini, davacının talepleri doğrultusunda numune araştırmaları, numune ürünlere karar verilmesi,

üretimde kullanılacak tüm ürünlerin belirlenmesi de davacı şirket yetkililerinin istekleri ve denetiminde gerçekleştirildiğini, sözleşmenin işbu hükmü kapsamında üretimin tüm aşamalarında davacı alıcının çizimleri, tasarımları, talep ve istekleri kullanıldığını, bu kapsamda sözleşmenin imzalandığı 01.07.2022 tarihinden ürünlerin teslim edildiği 19.09.2022 tarihine kadar sürekli davacı ile mutabakat sağlanarak adımlar atıldığını, kabul etmemekle birlikte davacı tarafından ayıp olarak öne sürülen tüm hususların açık ayıp niteliğinde olup davacı tarafça derhal ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini,

oysa müvekkili tarafından fatura tanzim edilinceye ve icra takibine girişinceye kadar davacının müvekkiline bildirilmiş hiçbir ayıp ihbarı bulunmadığını belirterek, öncelikle huzurdaki dosyanın fiili ve hukuki bağlantısı bulunan İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/114 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, ayrıca davanın esastan reddine ve müvekkili aleyhine haksız biçimde icra takibine girişen davacının dava konusunun % 20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve tüm münderecatı, İstanbul Arabuluculuk Bürosu ... Esas ve 2022/... Dosya Numaralı Dosyası, taraflar arasında akdedilen Sözleşmeler, her iki taraf ticari defterleri, teslim tutanakları, sevk irsaliyeleri, mail dökümleri, taraflar arasındaki tüm yazışmalar, BA-BS kayıtları, taraflar arasında keşide edilen ihtarnameler, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delile dayanmışlardır.

.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi borçlu ... İnşaat Dizayn Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 522.519,02 TL alacak için 06/12/2022 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.

.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... İnşaat Dizayn Sanayi İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi borçlu ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 996.289,00 TL asıl alacak, 6.093,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.002.382,74 TL alacak için 26/03/2023 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.

.... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı Delil Tespit Dosyası kapsamına göre. Davalı ...

İnşaat A.Ş.'nin ayıp iddialarına yönelik olarak inşaat mühendisi bilirkişi Hülya Uzun tarafından mahallinde keşif yapılmak suretiyle dosya üzerinde düzenlenen 05.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; ürünlerin tümünde birleşim yerlerinde hatalı uygulamaların olduğu, mdf lam kaplamalarında renk farklılıkları bulunduğu, dikme, kasa, kapaklarda ölçü uyumsuzlukları olduğu, yan kapaklarda projeye aykırı vidalama yerleri açıldığı, kapaklarda projelerine göre yanlış açılan menteşe yerleri bulunduğu, ürünlerin çoğunda kaplama hataları olduğu, kaplama üzeri cila hataları olduğu, Metal boşluk verilmeden imal edilen kulp detaylarının hatalı olduğu,

mdflam alt ve bazalarda proje dışı açılan vida yerleri bulunduğu, malzeme dokularında mevcut hatalar olduğu, mobilyaların çoğunluğunun projelerine göre uyumsuz ölçülerle imal edildiği, proje dışı dıştan atılan vida yerleri olduğu, ürünlerin çoğunluğunda uyumsuz renk hataları tespit edildiği, hatalı, ayıplı ürünlerin birçoğunun revize edilemediği için depo alanında bekletildiği, revize edilebilecek durumda olan ürünlerin yeniden revize edilmek amacıyla işleme alınmış olduğu yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.

Mahkememizin 04/10/2023 tarih ... E - ... K sayılı kararı ile dosyanın mahkememizin işbu dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 02/04/2024 havale tarihli raporlarında: ''...Davacı tarafça davalıya teslim edilen ürünler açısından açık ayıbın mevcut olması durumunda davalı tarafça 2 günlük yasal süre içerisinde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğuna dair her hangi bir delil sunulamamış olduğu,

Davalı tarafın teslimat sonrasında ihbar yükümlülüğüne uymayarak, ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünleri kendi atölyesinde tamir etmiş olmakla ayıbın meydana gelmesinde davacı tarafın sorumluluğunun tespit imkanını ortadan kaldırmış olduğu, bu itibarla davacı tarafça teslim edilen ürünlerin davalı tarafça mevcut haliyle kabul edilmiş sayılıp sayılmayacağının sayın mahkemenin takdirinde olduğu,

Davalı tarafça açılan tespit davasında düzenlenen bilirkişi raporundan hareketle ayıplı ürünlerin bedelinin tespitine imkan bulunmadığı, ancak teslimatın üzerinden 53 gün geçtikten sonra tespit davası açılmış olmakla davalı tarafın ayıbı muayene yükümlülüğüne uymamış ve buna bağlı olarak ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını yitirmiş olduğu kanaatine varıldığı,

Davacı tarafça düzenlenen fatura bedelinden davalı tarafça yapılan ödemeler düşüldüğünde fatura bedelinin ödenmemiş kısmının davacı tarafça yapılan takip tutarı kadar olduğu, ancak davacı tarafça düzenlenen e-arşiv fatura icra takibi öncesinde davalı tarafa tebliğ edilmemiş olduğundan, 8 günlük yasal süre içinde itiraz edilmediğinden bahisle fatura içeriğinin doğru olduğu yönünde karine oluşmasının da söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalı tarafın ayıptan doğan tekeffül haklarını kaybetmiş olduğu kabul edilecek olsa dahi, bedel yönüyle fatura içeriğinin doğru olup olmadığını tespit imkanı bulunmadığından, davacı tarafın fatura bedelinin ödenmemiş kısmını talep edip edemeyeceği hususunda somut bir kanaate varılamadığı..."

Bilirkişi heyetinin 06.08.2024 tarihli ek raporunda özetle; "...Dosyaya celp olunan davacı şirketin 2022 yılına ait Ba-Bs formları ile taraf itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde tarafımızca düzenlenen 02.04.2024 tarihli kök raporda her hangi bir değişikliğe gidilmesine gerek bulunmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Asıl davanın taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için; birleşen davanın ise; aynı sözleşme kapsamında ayıplı gerçekleştirilen üretim ve yeniden yapılan üretim maliyetinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen 01.07.2022 tarihli alım satım sözleşmesi ile satıcı davacı ile alıcı davalının asıl işi mobilya üretimi ve satışı olan alıcının bildireceği adreslerde ... ve ... projeleri kapsamında bir kısım mobilyaların üretimi ve teslimi hususunda anlaştıkları hususunda çekişme bulunmamaktadır.

Asıl davada davacı satıcının; alıcının istek ve taleplerine uygun biçimde mobilya üretimleri yapılarak davalı tarafından teslim alındığı, davalının 12.11.2022 tarihli 1.448.410,88 TL bedelli faturaya itiraz etmediği halde bedelini ödemediğinden bahisle alım satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı tarafın yaptığı avans ödemelerinin mahsubu sonrasında bakiye 522.519,02 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine eldeki davayı açtıklarını ileri sürdüğü, birleşen davada ise davacı alıcının;

davalı tarafından üretilip 30.08.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken ürünlerin gecikmeli olarak teslim edildiğini, ürünlerin davalı tarafından taahhüt edilen kalitede olmadığını, ayıplı olduğunu, kendileri tarafından Londra'ya gönderilen ancak müşteri tarafından reddedilerek kullanılamayan ürünlerin bedelinin 104.297,00-TL+KDV tutarında olduğunu, davalı ile itelitişime geçerek teminatın iadesi ve sözleşmeden dönme talebinde bulunduklarını, davalının sözleşmeden dönme talebini reddettiğini, ....

Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile ayıpların tespit ettirdiklerini, davalının edimlerin gereği gibi ifa edilmemesi ve ayıplı olan ürün bedellerinin iade edilmemesini nedeniyle 996.289,00 TL asıl alacak ve 6.093,74 TL işlemiş faiz alacağının tahsili için icra takibine geçtiklerini, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

O halde somut olayda çekişme konuları; sözleşmelerin hukuki niteliğinin tespiti ile asıl davada davacı satıcının sözleşme gereği üretip teslim etmesi gereken ürünleri zamanında ve ayıpsız olarak üretip üretmediği, asıl davada davacı yanın bakiye alacağının, birleşen davada ise davacı yanın geç ve ayıplı teslim nedeniyle davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, var ise bunun tutarının tespiti noktalarında toplanmaktadır.

Eser Sözleşmesi, iş sahibinin istek ve talimatları çerçevesinde bir eserin, bedeli karşılığında yüklenici tarafından meydana getirilmesini sağlamaktadır. Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK.) çerçevesinde iş görme sözleşmesidir ve TBK. m. 470. Hükmünde; “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir.” şeklinde tanımlanmış olup, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır.

... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı Delil Tespit Dosyası kapsamına göre; 05.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda yer verilen görsellerde, değişik mobilyaların muhtelif yerlerinde üretim kusurları olduğu, kusurların, mobilyaların kabul edilmesine engel oluşturduğu, “Hatalı, ayıplı ürünlerin bir çoğunun revize edilemediği için depo alanında bekletildiği, revize edilebilecek durumda olan ürünlerin yeniden revize edilmek amacıyla işleme alındığı..." tespitinin yapıldığı, 05.12.2022 tarihli bilirkişi raporundaki görsellere göre mobilyaların muhtelif yerlerinde üretim kusurları olduğundan ürünlerin ayıplı olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce dosya Mali Müşavir, Y.

Mimar - İç Mimar ve Nitelikli Hesaplamalar alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, bilirkişiler heyetinden alınan 02/04/2024 havale tarihli heyet raporuna göre; "...davacı vekilinin her iki tarafın da e-defter tuttuğunu, bu nedenle ürünlerin tesliminden sonra davalı tarafa 12.11.2022 tarihinde e-fatura tanzim edilmiş ve iletilmiş olduğunu, davalı tarafça 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmemiş olmakla faturanın kabul edilmiş olduğunu iddia etmektedir.

Ancak, davacı şirket e-defter mükellefi olmadığı gibi, davacı tarafça davalıya düzenlenen fatura da e-fatura değil, e-arşiv faturadır. Bu itibarla, belirtmek gerekir ki, her ikisi de elektronik belge olmakla birlikte muhataba tebliğ edilmiş sayılma koşulları yönüyle e-fatura ile e-arşiv fatura arasında çok önemli bir mahiyet farkı bulunmaktadır.

Zira, e-fatura yalnızca e-fatura uygulamasına dahil olan Mükellefler arasında düzenlenen bir elektronik belge türü olup, satıcı tarafından düzenlenen e-fatura Gelir İdaresi Başkanlığı portalı üzerinden alıcısının e-fatura sistemine iletildiğinden, elektronik tebligat gerçekleşmiş olmakta ve muhatabına harici yollarla ayrıca tebligat yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

E-arşiv fatura ise, e-fatura uygulamasına dahil olmayan alıcılara düzenlenen bir elektronik belge olup, satıcı tarafından düzenlenen e-arşiv faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden elektronik ortamda alıcısına ulaştırılması söz konusu değildir.

Bu itibarla, kağıt ortamda düzenlenen faturalar için geçerli olan tebliğ usulleri e-arşiv faturalar için de geçerli olduğundan, düzenlenen e-arşiv faturanın muhataba iletilmiş olduğuna dair ispat yükümlülüğü e-arşiv faturayı düzenleyen tacire düşmektedir. Davacı taraf ise, düzenlemiş olduğu e-arşiv faturayı davalı şirkete iletmiş olduğuna dair her hangi bir yazılı delil sunamamıştır.

Bu durumda TTK 21/2 maddesinde belirtilen 8 günlük süre geçtikten sonra davalı tarafça ihtarname ile yapılan itirazın usul ve yasaya uygun olmadığı yönündeki davacı taraf iddiası dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Ancak burada iki, husus birbirine karışmış görünmektedir. TTK m. 21/f.2 hükmündeki faturaya itiraz ile ayıbı muayene ve ihbar yükümlülüğü hususları ayrı değerlendirilmelidir. Önce tacirler arasında TTK m. TIK. m. 23/c hükmü uygulanacaktır. Bu hükme göre, “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını koruma için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu'nun. 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır”.

Adi satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğu TBK. m. 219-233 hükümleri arasında kusurdan bağımsız yasal bir sebep sorumluluğu olarak düzenlenmiştir1.

Satım sözleşmesinde ayıpla ilgili temel hüküm olan TBK. m. 219'a göre, “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.

Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur”. Bu hükümle adi satım sözleşmelerinde satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna dair getirilen bu kuraldan yola çıkılarak ticari satım sözleşmelerinde de satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun mevcut olduğu ifade edilebilir. Satıcının ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun doğması halinde alıcıya tanınan yasal hakların kullanılabilmesi için alıcıya bazı külfetler yüklenmiştir.

TBK. m. 223 de alıcının “gözden geçirme ve satıcıya bildirme” yükümlülüğü kaleme alınmıştır. TBK. m.223/'e göre, alıcı, satım konusunu, işlerin olağan akışına göre, imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve sorumluluğu gerektiren bir ayıp tespit ederse bunu uygun bir sürede satıcıya bildirmek zorundadır.

İşbu dava bakımından davalının ileri sürdüğü ayıpların açık mı gizli mi olduğu tam belirli değildir. Ayıp ihbarında herhangi bir şeklin gerekip gerekmediği de ayrıca tartışmalıdır. Ayıp ihbarının yapılmasının belli bir şekle tabi olup olmadığı önemli bir sorundur. Türk Borçlar Kanunu açısından ayıp ihbarının yapılması herhangi bir şekil şartına tabii kılınmamıştır.

Ancak yeni TTK. m. 18/lli hükmünde aranan şekil şartının tacirler arasındaki satım sözleşmelerinde uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaktadır. TTK m. 18 olmamakla birlikte 19.09.2022 tarihinde teslim alındığı düşünüldüğünden her halde muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı söylenebilir. Her iki yönde de görüşler bulunmaktadır. Doktrinde yer alan bir görüşe göre tacirler arasında dahi ayıp ihbarının şekle tabii olmadığı yönündedir.

Bu halde her türlü delille ihbarın yapıldığı ispat edilebilir. Bununla birlikte ihbarın TTK. m. 18/lli deki şekle uyularak yapılması gerektiği de ifade edilmektedir. İşbu dava bakımından davalı sözlü olarak teslimde muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyduğunu ifade edilmektedir. Bu konuda ispat yükü davalıdadır. Sayın mahkemenin takdirindedir. Eğer ayıp ihbarının şekle tabi olmadığı ve yapıldığı iddia ediliyorsa bu halde mallar ayıplı olarak heyetimizce değerlendirilir.

Ancak bu halde bile ayıptan kaynaklanan hakların ne şekilde kullanılacağı ve zararı tespit etmek ispat açısından oldukça zordur. Zira davalı kendi tamir ederek esasen ayıp tespitini imkânsız hale getirmiştir. Bu halde heyetimizce zarar tespiti de mümkün olmamaktadır. Öte yandan muayene ihbar külfetine uyulmadığı için ürünler ayıplı bile olsa kabul edilememektedir.

Ancak ayıbı muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı süre geçtiği kabul edilirse ayıba karşı tekeffül imkânı yitirilmiş olur. İhbarın şekle tabi olmadığı söylense bile birçok ürün teslim edildiği için sözlü bir ihbar yeterli görünmemekte belirsizlik devam etmektedir. Kaldı ki, bazı mobilyaların davalının atölyesinde tamir edildiği yahut İngiltere'de ayıplı olduğunun anlaşıldığı ifade edilmektedir ki bu hallerde üzerinden geçen süre çok fazla olup arada neler gerçekleştiği bilinemeyeceği için bu külfetlere aykırılıktan ötürü ayıba karşı tekeffülden doğan hakların yitirildiği sonucuna varılmalıdır. Bu bakımdan faturalara itiraz edilmemesi önem taşımaz. Kaldı ki fatura tebliğ de edilmemiştir. Davalının ayıba karşı tekeffül imkanı yitirilmiş sayılmalıdır.

Davalı şirketçe davacı tarafa banka aracılığıyla yapılan avans ödemeleri davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almamış olsa da, gerek davalı tarafça dosyaya sunulan banka dekontları, gerek icra takibinin fatura bedeli üzerinden değil, 522.519,02 TL asıl alacak üzerinden yapılmış olması ve gerekse davacı vekilinin “davalının müvekkilime yapmış olduğu avans ödemelerinin mahsubu sonrasında müvekkilimin 522.519,02 TL alacağının kalmış olduğu” yönündeki beyanı dikkate alındığında davalı tarafça davacı şirkete 925.891,86 TL avans ödemesi yapılmış olduğu hususu tartışmasızdır.

Diğer taraftan, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin bedeli olan 996.289,00 TL üzerinden icra takibi yapmış olan birleşen dosya davacısı ...

İnşaat A.Ş.'ı tarafa yapmış olduğu avans ödemelerinden, Londra'da kullanılamadığı için imha edilen ürünlerin bedeli olarak 104.297,00 TL ve hammadde olarak kullanılan ve yeniden üretime alınarak müşteriye gönderilen ürünlerin bedeli olarak 224.850,00 TL olmak üzere ayıp iddiaları dışında kalan toplam 329.147,00 TL tutarındaki ürünlerin bedelini düşmek suretiyle 596.744,86 TL alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmektedir.

Ancak, teslimat 19.09.2022 tarihinde yapılmış olup, teslimatın üzerinden 53 gün geçtikten sonra 10.11.2022 tarihinde tespit davası açılmış olduğuna göre, davalı tarafça ayıbı muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyulmamış olduğu kabul edileceğinden, davalının ayıptan kaynaklanan hakları da sona ermiş olacaktır. Kaldı ki, davalı tarafça iddia edilen ayıplı ürünlerin bedelinin miktar olarak tespitine de imkan bulunmamaktadır.

Bu itibarla sayın mahkemenizin ... esas sayılı birleşen dosyası yönüyle her hangi bir hesaplama yapılabilmesi de söz konusu değildir.

Diğer taraftan, davacı tarafça düzenlenen fatura tutarı 1.448.410,88 TL, davalı tarafın yaptığı ödemeler toplamı ise 925.519,02 TL olduğuna göre fatura bedelinin ödenmeyen kısmı 522.519,02 TL'dir. Bu durumda, fatura tutarına itibar edilmesi halinde davacı tarafın takip miktarı kadar alacaklı olduğu kabul edilebilir. Ancak, davacı tarafça düzenlenen fatura davalı tarafa tebliğ edilmemiş olduğundan 8 gün içinde itiraz edilmediğinden bahisle fatura içeriğinin doğru olduğu yönünde karine oluşması da söz konusu değildir. Ayrıca, fatura tutarı sözleşme ile belirlenen bedelle de uyumlu olmadığından heyetimizce bedel yönüyle fatura tutarının doğru olup olmadığı konusunda da bir görüş ortaya konulamadığı..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında hukuki niteliği eser sözleşmesi olan alım satım sözleşmesi akdedildiği, asıl davada davacı yanın e-arşiv faturasını davalıya tebliğ ettiğini yasal deliller ile kanıtlayamadığı,

davacı tarafça düzenlenen fatura davalı tarafa tebliğ edilmemiş olduğundan 8 gün içinde itiraz edilmediğinden bahisle fatura içeriğinin doğru olduğu yönünde karine oluşmasının söz konusu edilemeyeceği gibi fatura tutarı sözleşme ile belirlenen bedelle de uyumlu olmadığından bilirkişi heyetince bedel yönüyle fatura tutarının doğru olup olmadığı konusunda da bir görüş ortaya koyamadığı, davacı yanın bakiye alacağını yasal deliller ile ortaya koyamadığı anlaşıldığından asıl davada davacı yanın talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan birleşen dava bakımından yapılan değerlendirmede; .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı delil tespit dosyası kapsamındaki olgulara göre ürünlerin ayıplı olarak davalı alıcıya teslim edildiği, ancak ayıbın TTK.m.23/c bendinde belirtilen sürede satıcıya bildirilmediği, bilirkişi raporunda isabetle belirtildiği gibi ayıp ihbarının şekle tabi olmadığı ve süresinde yapıldığı kabul edilse bile,

bazı mobilyaların davalının atölyesinde tamir edildiği yahut davacı anlatımlarına göre bazı mobilyaların İngiltere'de ayıplı olduğunun anlaşıldığı ifade edildiğinden aradan geçen oldukça uzun süreye nazaran ayıp ve davacı zararı ile davacının ayıptan kaynaklanan haklarını ne şekilde kullanılacağı hususlarının tespitini imkânsız hale getirdiği, bilirkişi heyetince zarar tespitinin mümkün olmadığı, davacı yanın bu külfetlere aykırılıktan ötürü ayıba karşı tekeffülden doğan hakların yitirildiği anlaşıldığından birleşen davanın da reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Açıklanan tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen davanın reddine, asıl ve birleşen davada takip alacaklılarının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından icra tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davadaki icra tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,

ASIL DAVADA

-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 6.310,72-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.883,12 -TL harcın davacıya iadesine,

-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

-Davalı tarafından sarf edilen 10.772,25 -TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 86.877,85-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

BİRLEŞEN DAVADA

-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 5.179,01 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.751,41 -TL harcın davacıya iadesine,

-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 93.511,73-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye .. · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/114, K. 2024/668, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. Birleşen Dava
  5. Deliller
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Asıl Davada
  8. Birleşen Davada
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/114
Karar No
2024/668
Tarih
3 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/115 K.2024/737
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/116 K.2024/732
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/117 K.2024/857
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/117 K.2024/763
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/118 K.2024/722
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/118 K.2024/752

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.