KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/447 Esas
- Karar no
- 2024/831
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/07/2024
Karar Metni
1.132 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı ... ve ..., ...'a ait olan ... Limited Şirketi ile aralarındaki ticari ilişkiye dayandığını iddia ederek 02/01/2024 tarihinde 02/02/2024 vade tarihli ve 29.680.000,00 TL bedelli bir senet düzenlediği, söz konusu senette kefil olarak ...
İktisadi İşletmesi kefil olarak gösterildiği, ancak ... ile ... arasında iddia edildiği gibi bir ticari ilişki ve borç ilişkisi bulunmadığı, Dava konusu senette Kooperatif ve iktisadi işletme adına atılan imzalar ...'a ait olduğu, ... ve yönetim kurulu genel kurulda ibraz edilmemiş ve yönetim süresi sona erdikten sonra kooperatifi zarara uğratmak amacıyla senet düzenlediği,
Kooperatif üyeleri bireysel borçlarından ötürü kooperatifi kefil olarak göstermiş olsalar dahi söz konusu borç kooperatifin amacıyla bağdaşmıyorsa yöneticiler şahsen sorumlu olacağı, Hukuka aykırı olarak düzenlemiş olduğu senet ile başlatmış olduğu icra takibini müteakip ....
İcra Dairesi'nin ...E. numaralı takip dosyası kapsamında alacaklı olarak anılan ..., sıradan bir vatandaş olup diğer şüpheli ... ya da müvekkil şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, düzenlenme tarihi 02/01/2024 ve vade tarihi 02/02/2024 olan senet, icra takibine konu edildikten sonra bonoyu imzalayan ...'ın kendi adına, babasının adına ve kendi şirketi olan Birleşim Gıda adına konkordato başvurusunda bulunduğu , tüm bu sebeplerle Davacı müvekkilin; ....
İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız bir şekilde durdurulmasına karar verilmesine, kabul olmaması halinde .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında ki takibin durdurulması için mahkemenizce takdir edilecek teminatın yatırılması dahilinde durdurulmasına karar verilmesine, davacının; ....
İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde.
Dava dışı ...'ın, dava konusu senedi ciro ederek müvekkiline teslim ettiği ancak senedin vade tarihi geldiğinde müvekkilini oyalamaya başladığı, ne keşideciler ne de cirantalar tarafından tek bir kuruş dahi ödeme yapılmadığı, bu süreçte ...'ın, hem şahsına hem de şirketi ... adına konkordato başvurusunda bulunduğu, bunun üzerine senet keşidecileri olan davacıların aleyhine icra takibine geçildiği, bu kez de davacılar konkordato başvurusunda bulunduğu, böylece para talep edilebilecek tek bir muhatap dahi kalmadığı, asıl mağdurun halen daha alacağını tahsil edememiş olan davalı olduğu,
Davacının, huzurdaki davayı ikame etmeden evvel arabuluculuk başvurusunda bulunmadığı, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiği, ... ve ...'ın, takip konusu senedin düzenleme tarihinde borçlanmaya, kefalete, kambiyo taahhüdünde bulunmaya vb. hususlarda yetkilendirilmiş temsilcileri olduğu, Davacının, senedin sonraki bir tarihte tanzim edildiği iddiası ise tamamen hayal ürünü olan soyut iddialar olduğu, davalının ... ile hukuki - ticari bir ilişkisi bulunmadığı, akip konusu senetin, ...'ın borcundan kaynaklı müvekkile ciro edildiği, davacılardan 1 Nolu Davacı ...
İktisadi İşletmesi avalist olduğu, şekle ait bir noksanlık bulunmadığı müddetçe, tarafların borç - alacak ilişkilerinden bağımsız olarak sorumlu olmaya devam edeceği, takip konusu senette şekle ait bir noksanlık bulunmadığı, kambiyo senedi vasfı taşıdığı, takip konusu senedin kurucu unsurları, ciro silsilesi ve imzalarında bir problem bulunmadığı,
takipten sonra menfi tespit davası ikame eden borçlunun, icra takip dosyasını durdurabilmesi için öncelikle icra dosyasına borcunun tamamını, alacağın %15 'inden az olmamak üzere mahkemece belirlenecek teminatı da mahkeme veznesine yatırması gerektiği, bu sebeple davacıların tedbir taleplerinin de reddi gerektiği, bu nedenlerle.
Öncelikle davacıların teminatsız ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, Arabuluculuk dava şartı tamamlanmadan açılan davanın reddine, El ve fikir birliği içinde müvekkilini mağdur etme gayretiyle açılmış huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; İcra dosyası, bilirkişi raporu, tanık, yemin, ticari defterler vs. Diğer kanuni delile dayanmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Kamuoyunun 7. Yargı Paketi olarak adlandırdığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3 (üç) maddesinde değişiklik içeren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişikliklerle beraber ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düzenlenmiştir.
31. Madde uyarınca; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
43. Madde uyarınca; Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklinde düzenlenmiştir.
"6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." hükmü uyarınca eldeki menfi tespit davası 31/07/2024 tarihinde açıldığından işbu davanın da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2024/447 esas sayılı dosyasında 01/08/2024 tarihli tarihli tensip ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, tensip tutanağının davacı vekiline e-tebligat ile 12/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, davacı tarafça dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmadığı ve zorunlu dava şartının yerine getirilmediği görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 20.06.2019 tarih, 2019/1038 Es. ve 2019/869 K. sayılı ilamında; "...TTK 5/A maddesi 1. fıkrasında arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve arabulucuya başvuru şartı mahiyeti gereği sonradan tamamlanamayan özel dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararı usul ve yasaya uygun olmakla ... " yönünde karar vermiştir.
6325 sayılı yasanın 18/A Maddesi- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)
''(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükmünü içermekte olup 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/447, K. 2024/831, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama