KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/17 Esas
- Karar no
- 2026/82
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 08/01/2025
Karar Metni
1.121 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
07/03/2015 tarihinde Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü Faili Meçhul sevk ve idaresindeki Plakası Tespit Edilemeyen araca çarpmamak için manevra yapması neticesinde direksiyon hakimiyeti kaybetmiş ve trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil ... yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen aracın ...
Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığıhnı, müvekkili ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 25/04/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %13.1 oranında malul kaldığını, müvekkilinin ceza dosyasının ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/... soruşturma numaralı dosyası olduğunu belirterek, davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla.
50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Bakıcı gideri, 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu bulunmadığını, olayın davacının yaşadığı tek taraflı bir kazadan ve % 100 kendi kusuru ile gerçekleşen bir kaza olduğunu, davacının iddia ettiği maluliyet oranının tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, SGK ödemesi var ise mahsup edilmesi gerektiğini,
geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, tedavi giderlerinin müvekkili kurum teminatı dışında olduğunu, hesaplanan tazminattan en az % 20 müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, yine % 20 hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek,
öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan, ayrıca kesin hüküm sebebiyle usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçemizdeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, ayrıca zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ... tarafından plakası belirlenemeyen araca çarpmamak için manevra yapması neticesinde 07/03/2025 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında ... plakalı araçta/ambulansta hasta olan davacının yaralanması neticesinde uğradığını iddia ettiği sürekli işgöremezlik, geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararlarının davalıdan tahsiline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davacı taraf iddiasında, 07/03/2015 tarihli kazada yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararlarının davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davalı vekili cevap dilekçesi ile kesin hüküm ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuştur.
Öncelikle kesin hüküm itirazı yönünden yapılan incelemede; cevap dilekçesinde bildirilen Sigorta Tahkim Komisyonunun 2017.E... sayılı ve 2023.E... sayılı dosyaları istenmiş, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2017.E... sayılı dosyası CD olarak gönderilmiş ve incelendiğinde başvuru tarihinin 27/10/2017 olduğu, sürekli iş göremezlik zararının talep edildiği ve 18/04/2023 tarihli THK-SB... sayılı yazıdan 2017.E..., KIT/... sayılı kararı ile davanın esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, 2023.E... sayılı dosyasının zip dosyası olarak gönderildiği ve incelendiğinde başvuru tarihinin 31/05/2023 olduğu,
sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının talep edildiği ve 29/11/2023 tarihli K-2023/... sayılı kararında daha önce ikame edilen 2017.E..., KIT/... sayılı kararının kesinleştiğinden bahisle kesin hüküm nedeniyle başvurunun dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği görülmüştür.
Yapılan incelemeler neticesinde; öncelikle 2017.E..., KIT/... sayılı dosyasında konu edilen alacağın geçici iş göremezlik zararına ilişkin olduğu bu dosyaya ilişkin 18/04/2023 tarihli THK-SB... sayılı yazı ve daha sonra 2023.E..., K-2023/... sayılı kararın da kesin hüküm nedeniyle reddine karar verildiği hususları dikkate alındığında, Mahkememizin işbu dosyasına konu edilen aynı kazaya ilişkin olarak davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin talebinin kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonunun 2023.E..., K-2023/... sayılı dosyasında kesin hüküm nedeniyle başvurunun reddine karar verilmişse de sürekli iş göremezlik zararı dışında, 2023.E..., K-2023/... sayılı dosyada geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararının talep edildiği ve daha öncesinde 2017.E... sayılı dosyada bu alacak kalemlerinin konu edilmediği anlaşıldığından Sigorta Tahkim Komisyonunun 2017.E..., KIT/... sayılı kararının davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarına ilişkin talepleri yönünden kesin hüküm niteliği taşımadığı değerlendirildiğinden,
davacının aynı kazaya ilişkin, MAhkememizin işbu 2025/17 esas sayılı dosyasında konu ettiği geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararları yönünden davalı tarafın zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu kazanın 07/03/2015 tarihinde gerçekleştiği, KTK 109/2 maddesi gereği uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanacağından ve kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zaman aşımı süresi 8 yıl olduğundan zamanaşımı süresinin 07/03/2023 tarihinde dolacağı anlaşılmış olup, yapılan incelemede, 2023.E... sayılı dosyasında başvuru tarihinin 31/05/2023 olduğu,
geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarına ilişkin ilk talebin 31/05/2023 tarihinde yapıldığı ve başvurunun zamanaşımının dolduğu (07/03/2023) tarihten sonra yapıldığı anlaşıldığından davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarına ilişkin taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, son olarak da daha evvel tahkim yoluyla istenmeyen ve Mahkememizin işbu dosyasında açılan davada istenen tedavi gideri zararları yönünden yapılan incelemede, yine yukarıda değinildiği üzere kaza tarihi ve uzamış ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin 07/03/2023 tarihinde dolacağı,
dava açılmadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusu dikkate alındığında arabuluculuk sürecinin başladığı tarih 14/02/2024, son tutanağın düzenlendiği tarihin ise 15/02/2024 olduğu, davanın ise 08/01/2025 tarihinde açıldığı ve arabuluculuk başvuru tarihinin dahi zamanaşımı süresi (son günü 07/03/2023) geçtikten sonra yapıldığı, bu nedenle arabuluculukta geçen 1 günlük sürenin sonuca etkili olmadığı ve dava tarihi itibariyle tedavi gideri zararı yönünden de talebin zamanaşımına uğradığı değerlendirildiğinden,
netice olarak davacının geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri zararları yönünden taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/17, K. 2026/82, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama