KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2026
- Esas no
- 2025/249 Esas
- Karar no
- 2026/242
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/04/2025
Karar Metni
2.334 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta edilmiş olan, ...'nin maliki ve ...'nin sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı 01.05.2005 tarihli trafik kazası sonucu ... plakalı araç sürücüsü ...'in vefat ettiğini, mezkur olay nedeniyle ... tarafından, ...'in hak sahiplerine 55.238,73 TL peşin sermaye değerli gelir ve 167,00 TL cenaze gideri ödediğini, ... tarafından ödenen tutarın rücuen tahsili için, müvekkil şirket aleyhine ....
İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin mezkur kazada % 25 kusurlu olduğunu, plakası belirlenemeyen aracın kimliği belirsiz sürücüsünün mezkur kazada %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, .... İş Mahkemesi ... E. -2018/...
K. sayılı ilamı ile 55.238,73 TL peşin sermaye değerli gelir ve 167,00 TL cenaze giderinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, karar aleyhine sırasıyla istinaf ve temyiz yoluna başvurulmuş olsa da Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, karar üzerine müvekkil şirket aleyhine başlatılan.... İcra Dairesi 2021/...
E. sayılı icra takibine karşılık 17.03.2022 tarihinde 117.224,38 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından, mahkemece müteselsilen tahsiline hükmedilen tazminat tutarının tamamının ödendiğini, işbu tazminat tutarı içerisinde, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın %75 kusur oranına isabet eden kısmından bulunduğunu, TBK Md. 162 vd. hükümlerinde düzenlenen müteselsil borç ilişkisine göre, kendisine düşen paydan fazla ödeme yapan borçlunun diğer borçlulara payları oranında rücu hakkı bulunduğunu, bu durumda plakası belirlenemeyen aracın işleten sürücüsünün %75 kusur oranına isabet eden tutardan,
davalı tarafın da müteselsilen borç hükümlerine göre sorumluluğunun devam ettiğini, huzurdaki davadan önce, müvekkil şirket tarafından ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili hususunda karşı tarafa başvurulmuşsa da bu başvurunun sonuçsuz kaldığını, bu kapsamda alacağın tahsili amacıyla 16.03.2024 tarihinde (ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde) .... İcra Dairesi 2024/...
Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak karşı tarafın haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlere binaen, .... İcra Dairesi 2024/...
Esas sayılı dosyasına ileri sürdüğü borca itirazlarının iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalının % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama ve icra giderleri ile vekalet ütretlerinin davalı yandan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısının kusuru nedeniyle zarar gören 3.kişiye ... tarafından ödenen tutarın rücu edilmesi sebebiyle ...'ya ödeme yapılmasına neden gösterilen kaza 01.05.2005 tarihli, sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası ise 2014 tarihli olduğu,
kaza tarihi dikkate alındığında davanın her halükarda zaman aşımına uğradığını, bununla birlikte TBK madde 73 uyarınca rücu isteminin, birlikte sorumlu olduğu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren başlayarak 2 yıl geçmekle zaman aşımına uğradığının açık olduğunu, davacı sigorta şirketi, aleyhine açılan davada kazanın aynı zamanda tespit edilemeyen bir aracın karıştığı kaza olduğunu (tarafımızca kabul edilmemekle birlikte) bildiğini, bu nedenle hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tespit edilemeyen aracın kusuru oranında bedensel zararların ...
Hesabı teminatı altında olduğunun davacı tarafından bilindiğini, kaza tarihi itibari ile geçerli olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1 maddesi için öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi, 01.05.2020 tarihinde sona erdiğini, o halde zarar ve sorumlusu öğrenildiğini, 15 ve 10 yıl geçtiği, haksız davanın her yönüyle zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini,
davacı şirket tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kendi kusur sorumluluğunu ve oranını düşürmek için beyan ettiği subjektif ifadelere dayanılarak tespit edilmeyen bir araca kusur verilmesinin kabul edilemez olduğunu, kazaya neden olan aracı müvekkil ...
Hesabı'nın sorumluluğu kapsamında bulunan ağaçlardan olmasının şart olduğu, bu nedenle anılan şartın da tespiti gerektiğini, bir diğer deyişle öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığı, daha sonra kusuru ve son olarak da aracın türü yönünden inceleme yapılması gerektiğini, dosyadaki bilgi ve belgelerden plakası tespit edilemeyen bir aracın şarkısının yahut kazaya karışmasının söz konusu olmadığının anlaşıldığını, görüldüğü üzere kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini,
dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, ödediği tazminatın kusura oranı ile müvekkilden talep ettiği belirtilen sigorta şirketinin müvekkili usulüne uygun bir başvuru yapması gerektiğini, bu başvuruda tespit edilemediği iddia edilen aracın kusurunu ispatlar somut deliller sunulması gerektiğini, kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, davacının iddiaları ispata muhtaç olduğunu, olayda müvekkil kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu bulunmadığını,
kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti için keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğini (Yargıtay tarafından da benimsenen görüş uyarınca Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden) denetime elverişli ve ayrıntılı inceleme yapılmış bir rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının PMF yaşam tablosu dikkate alınarak,
rücuya konu dava tarihindeki verilere göre sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerekirken uygulanmamış olduğunu, bu durumun davacı şirketin katlanması gereken bir külfet olduğunu, sorumluluğa neden olduğu iddia edilen dava dosyasını müvekkil kuruma ihbar edilmediğini, o halde eğer ilgili dava müvekkile ihbar edilerek savunmalarının ileri sürülmesine imkan tanınması durumunda, yargılamanın değişeceğinin aşikar olduğunu, 25.03.2024 tarihinden önce kurum aleyhine açılmış ya da ihbar edilmiş bir dava bulunmadığından müvekkil kurumun temerrüdünden bahsedilemeyeceğini,
dolayısıyla alacaklı ... Sigorta A.Ş.'nin ödeme emri ile talep ettiği tutarın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir talep olduğunu, zamanaşımı, dava şartı yokluğu ve cevap dilekçesinde yer alan usul ve esasa ilişkin diğer nedenler ile re'sen nazara alınacak nedenlerle reddine, ispatlanamayan ve haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın; 94.083,32-TL alacağa ilişkin .... icra dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi , kaza tespit tutanağı ve ifade tutanakları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelere ilişkin evraklar, tazminat ibra makbuzları, ödeme kayıtları, keşif ve bilirkişi incelemesi, hasar dosyası ve rücu talep yazışmaları ,.... İş Mahkemesi ... E. sayılı dosyası, .... İcra Dairesi 2021/... E. sayılı dosyası, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu 2025/... Büro, 2025/... arabuluculuk numaralı dosya anlaşmama tutanağı, yemin, İsticvap uzman görüşü , tanık dahil sair yasal tüm delillere dayanmıştır.
.... icra dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Sigorta Anonim Şirketi borçlunun ... Hesabı olduğu, 92.956,38 TL asıl alacak, 1.126,94 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.083,32 TL alacak için 18/03/2024 tarihinde takibe girişildiği, borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, borçlunun süresi içerisinde borca ve ferilere itiraz ettiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 01/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu olayda davacı ...
Sigorta A.Ş.'nin, dava dışı ...'nin maliki ve dava dışı ...'nin sürücüsü olduğunu, ... plakalı aracı ... poliçe numarasıyla 01/12/2004 - 2005 vade tarihleri arasında Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 01/05/2005 tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 50.000,00 TL olduğunu,
davacı taraf vekilince sunulan dava dilekçesinde dava dışı ...'ya 17.03.2022 tarihinde 117.224,38 TL ödeme yapıldığı bilgisi yer aldığının, ancak davacı tarafça ödendiği iddia olunan bedele ilişkin ödeme belgesi veya ödemeyi ispat edici nitelikte bir belgenin dosya kapsamında yer almadığını, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin sayın mahkemeye ait olduğunu, davacı ...
Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ...'na ilgili Kanun ve Genel Şart maddesine istinaden tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, dosya içeriğinde mevcut Mahkeme Kararları'nda yer aldığı üzere, ....
İş Mahkemesi'nin ... sayılı 27/03/2018 tarihli Gerekçeli Kararı'nda, davaya konu olayın trafik kazası olduğu, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'nin %25 ve trafik kazasına karışan ancak plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %75 kusurlu olduğu şeklinde hüküm kurulduğunu, ilgili karara yönelik itirazların İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi'nin 2018/3204 dosya ve 2020/895 Karar nolu 09/09/2020 tarihli İstinaf Kararı ile esastan red edildiği ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2021/1064 Esas ve 2021/12977 Karar nolu 27/10/2021 tarihli Kararı ile onandığını, somut olayda davacı ...
Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı konumunda olan ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü müteveffa ...'nin % 25 oranında kusurlu olduğunu, trafik kazasına karışan ancak plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu hususunun ilgili Mahkeme Kararları'na istinaden sabit olduğunu, ilgili Mahkeme Kararları'na istinaden somut olayda, davalı ...
Hesabı'na başvuru koşullarından olan “a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için” maddesinin karşılanmış olduğunu, dosya içeriğinde mevcut Mahkeme Kararları'na istinaden, somut olayda davacı ...
Sigorta A.Ş.'nin zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı müteveffa ...'in yakıları için ...'na ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1483 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının B.3. maddesine göre davalı ... Hesabı'na rücu edebileceğini, davalı ...
Hesabı vekili tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde belirtilen zaman aşımı itirazlarına yönelik değerlendirmelerin farklı bir uzmanlık alanının konusu olduğunu, bu husus ile ilgili değerlendirme yapılamadığını, konuyla ilgili hukuki değerlendirme ve takdir yetkisinin Sayın Mahkemeye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.
Dava; davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ödenen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir. Kaza, ödeme ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 73. maddesi ile "birlikte sorumluların" rücu isteminde zamanaşımı süresi özel olarak belirlenmiş olup, TBK 73/1. maddede zamanaşımı süresi ve sürenin başlamasının esasları; "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir.
Yine, KTK’nın 109/4. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.8. maddesi 4. fıkrasında da rücu zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup.
"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde ve TBK 73. maddedeki düzenleme ile aynı yönde olacak şekilde düzenlenmiştir.
Gerek TBK, gerekse genel şartlarda, motorlu araç kazalarında birlikte sorumluların birbirlerine rücu edebilmeleri için öngörülen süre, sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl olarak düzenlenmiş olup, KTK'nın 109. maddesindeki uzamış zamanaşımı süresinin zarar sorumlularının birbirlerine karşı açacakları rücu davalarında uygulanamayacağı açıktır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/12393 E. - 2025/8608 K. sayılı kararı-)
Davalı yanın zamanaşımı itirazında bulunduğu, .... İş mahkemesinin .... Sayılı ilamının 27/10/2021 tarihli Yargıtay 10. HD kararı ile onandığı, dava dışı alacaklının.... İcra dairesinin 2021/... takip sayılı dosyası ile davacı adına icra takibi başlatıldığı, davacının 17/03/2022 tarihinde (97.622,07 TL, 19.602,31 TL tutarında ödemelerinin icra dairesine ödendiği), davacının plakası ve sürücüsü belirlenmeyen aracın %75 oranında kusuruna isabet eden kısım bakımından 16/03/2024 tarihinde .... İcra dairesinin 2024/... takip sayılı dosyası bakımından icra takibine girişildiği anlaşılmakla rücuen tazminat davalarında zamanaşımı ödeme tarihinde itibaren iki yıl süre içerisinde açılabileceğinden davalının zamanaşımı itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, tarihinde davalı borçlu aleyhine .... icra dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasında 94.083,32 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davacı yanın işbu itirazın iptali davasını açtığı,
Davacı ... Sigorta A.Ş.'nin, dava dışı ...'nin maliki ve dava dışı ...'nin sürücüsü olduğunu, ... plakalı aracı ... poliçe numarasıyla 01/12/2004 - 2005 vade tarihleri arasında Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, 01/05/2005 tarihinde meydana gelen davaya konu kazanın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiğini, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle kişi başına sakatlanma ve ölüm teminat limitinin 50.000,00 TL olduğu,
Davacı taraf dava dışı ...'ya 17.03.2022 tarihinde 117.224,38 TL ödeme yapıldığı, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dava dışı ...'na ilgili Kanun ve Genel Şart maddesine istinaden tazminat ödemesi gerçekleştirildiği,
.... İş Mahkemesi'nin ... sayılı 27/03/2018 tarihli Gerekçeli Kararı'nda, davaya konu olayın trafik kazası olduğu, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'nin %25 ve trafik kazasına karışan ancak plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %75 kusurlu olduğu şeklinde hüküm kurulduğu, ilgili karara yönelik itirazların İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi'nin 2018/3204 dosya ve 2020/895 Karar nolu 09/09/2020 tarihli İstinaf Kararı ile esastan red edildiği ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2021/1064 Esas ve 2021/12977 Karar nolu 27/10/2021 tarihli Kararı ile onandığı,
Somut olayda davacı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı konumunda olan ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü müteveffa ...'nin %25 oranında kusurlu olduğu, trafik kazasına karışan ancak plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu hususunun sabit olduğu,
İlgili Mahkeme Kararları'na istinaden somut olayda, davalı ... Hesabı'na başvuru koşullarından olan “a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için” maddesinin karşılanmış olduğunu, dosya içeriğinde mevcut Mahkeme Kararları'na istinaden, somut olayda davacı ... Sigorta A.Ş.'nin zarar gören 3. şahıs konumunda olan dava dışı müteveffa ...'in yakıları için ...'na ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1483 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının B.3. maddesine göre davalı ... Hesabı'na rücu edebileceği hususunun tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/249, K. 2026/242, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama