KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen ....asliye Ticaret Mahkemesi... Esas Sayılı Dava;
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/403 Esas
- Karar no
- 2025/742
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 04/01/2018
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 04/01/2018 - 21/12/2018
Karar Metni
1.511 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım); İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı kooperatiften üyelik devir sözleşmesi ile üye olarak taşınmaz edindiğini, bu üyelik söyleşmesi ile müvekkilinin hissesi için davalı kooperatifin talep edeceği paralardan ... İnş, Tic. ...A.Ş. nin sorumlu olacağı, müvekkilinin ise sadece aidatlarını ödeyeceğini, bu hususta davalının da muvafakatinin mevcut olduğunu, müvekkilinin aidat borcu olmamasına rağmen davalı yanca .... İcra Müdürlüğünün 2017/...
E. sayılı dosyası ile 21.092,00.-TL üyesinden takibe geçildiğin beyanla müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün 2017/... E sayılı dosyası ile bildirilen borç ve bundan doğacak tüm ferilerinden borçlu olmadıklarının tespiti ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacının esas muhatabının dava dışı ... A.Ş. olduğunu, dava dışı şirket tarafından davacıya yapılan üyelik devri esnasında verilen borç taahhütlerinin müvekkilini bağlamadığını, davacı ile dava dışı ...
A.Ş. arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin bir Borcun Üstlenilmesi sözleşmesi olduğunu, taraftar arasında akdedilen sözleşmede müvekkilinin kabulünün ve muvafakatinin bulunmaması nedeni ile söz konusu söyleşmenin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, üyelik aidat ve borçların ödenmemesi nedeni ile müvekkili tarafından davacı aleyhine .... icra Müdürlüğünün 2017/...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacının söz konusu takibe itiraz ettiğini, davacının bir an önce borçlarını ödemesi gerektiğini, daha sonra ise borcu üstlenmeyi taahhüt eden ilgili kişilere bu ödemeleri rücu etmesi gerektiğini beyanla davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının üyesi bulunduğu müvekkili kooperatife aidat ve kooperatif kararları üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin ödenmemesi sonucu ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun vekili aracılığı ile tüm borca ve ferilerine haksız itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin aynen devamına ve %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tüm aidatlarını ödediğini, buna ilişkin makbuzların da İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da aynı konuya ilişkin dava bulunduğundan bu dava dosyasına sunduğunu, öncelikle bu dosyanın İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini ve davanın reddini savunmuştur.
Asıl davanın, davacı yanın davalı kooperatiften aldığı üyelik borçlarını 3. Şahsın üstlenmesi nedeniyle .... icra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyasında borçlu olmadığı yönünde açılmış menfi tespit davası olduğu anlaşıldı.
Birleşen davanın, Kooperatif aidat ve üyelik borcundan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 03/02/2021 tarihinde 2021/... Karar sayılı kararında; davacı-davalı ...'ın aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve takip tarihi itibariyle davalı-davacı kooperatifin davacı-davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-birleşen dosya davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/1327 Esas 2025/494 Karar sayılı ilamında; "...Somut olayda; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan gerek üyelik bedeli, gerek aidat, gerekse de genel kurullarda alınan sair ödemelerden bizzat kooperatif üyesi sorumlu olup davacı tarafça aidat borçları dışında, üyelik devir sözleşmesi ile üyeliğin devrinden kaynaklanan borçların 3. şahıs tarafından üstlendiğini ileri sürülmüş ve dosyaya sunulan hukuki mütalaada, davalı kooperatifin borcun iç üstlenilmesi sözleşmelerinden davalı kooperatifin haberdar olduğu,
dava dışı başka üyeler için yapılan yazışmalara göre yüklenicinin kendisine bildirdiği borç üstlenme sözleşmelerini kabul ettiği yönünde görüş bildirilmiş ise de söz konusu davaya konu borcun yüklenilmesine davalı kooperatifin muvafakat ettiğine dair açık veya zımni bir işlemi bulunmadığı, borcu üstlendiği belirtilen dava dışı ... şirketinin, başka üyeler için yapmış olduğu bir ödeme ve bu ödemelerin kooperatifçe kabul edildiğine dair dosyaya sunulan bilgi ve belge bulunmadığı, kaldı ki eşitlik ilkesi uyarınca kooperatif üyelerin borçlarının üçüncü kişi tarafından üstlenilmesi,
kooperatif genel kurulunda alınacak karar ile kabul edilmiş sayılacağı, bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından üyelikten kaynaklanan borçtan davacının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak davacı vekili; sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde, talep edilen alacak kalemlerinin bir kısmına ilişkin genel kurul kararının iptaline dair mahkeme kararı alındığından en azından bir kısım alacaklar yönünden menfi tespit talebinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş olup sunmuş olduğu 21/12/2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, davalı kooperatifin iddia ettiği 21.092-TL borç içinde 2011 yılı Genel Kurulu'nda alınan karar kapsamında 6.200,00 TL'lik iskan ödemesi de sayıldığı, oysa ...
Asliye 1. Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı kararında görüleceği üzere davalı kooperatifin 26.02.2011 tarihli genel kurul kararının bu husustaki gündem maddeleri iptal edildiğini ileri sürmüş olup mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı gibi takibe dayanak yapılan genel kurul kararları getirtilmeden, bilirkişi raporunda esas alınan borç döküm belgesinde gösterilen ödeme tutarları ile ödeme tarihlerinin genel kurul kararlarına uyumlu olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, takibe konu ara ödemeler ilişkin ve gecikme faizinin kararlaştırıldığı tüm genel kurul kararları getirtilerek, söz konusu ara ödemelere ilişkin alınan kararların iptaline yönelik kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunup bulunmadığı gözetilerek, bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor ile borç döküm belgesinde gösterilen ödeme tutarları ile ödeme tarihlerinin, dayanak yapılan genel kurul kararları ile örtüşüp örtüşmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir" gerekçesi ile Mahkememizin ... esas 2021/... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2021/1327 Esas 2025/494 Karar sayılı kaldırma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2025/403 esas sırasına kaydedilmiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin 13/06/2025 tarihinde sulh dilekçesi sunduğu ve sunulan sulh protokolüne dayanılarak dosyanın kapatılmasını talep ettiği görüldü.
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin 19/06/2025 tarihli talep dilekçesi sunduğu ve tarafların 28/07/2023 tarihinde sulh olmaları nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen davada davacı ve davalı vekillerinin sundukları 13/06/2025 ve 19/06/2025 tarihli dilekçeleri içeriği ve dilekçe ekinde sunulan sulh protokolü incelendiğinde, 28/07/2023 tarihli sulh protokolünün taraflarının ... ve ... Kooperatifi olduğu, konu kısmında Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının ve Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyalarının yer aldığı, ödeme ve vekalet ücreti hususlarında anlaşıldığı ve taraf vekillerinin sundukları dilekçeleri içeriğine göre tarafların sulh olduğu, asıl ve birleşen davalar yönünden karşılıklı herhangi bir taleplerinin bulunmadığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığı hususları çekişmesiz olduğu belirlenmiştir.
Dosyaya sulh beyanı sunan asıl davada davacı vekili Av. ... ve birleşen davada davacı vekili Av. ...'in mübrez vekaletnamesi incelendiğinde adı geçen vekillere sulh olma yetkisinin açıkça tanındığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 313 maddesine göre; "(1) - Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." ve 314 maddesine göre; "(1) - Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."
6100 sayılı HMK'nın 315 maddesine göre; "(1) maddesi : ''...Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.''
Sulh düzenlemesine dair anılan maddeler ile birlikte taraf vekillerinin 13/06/2023 ve 19/06/2023 tarihli dilekçelerinde asıl ve birleşen dava yönünden tarafların sulh olduğuna ve davanın konusuz kaldığına dair beyanda bulunması üzerine, HMK'nın 315.
Maddesi uyarınca, tarafların dava dışı haricen sulh olmaları sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, sulh nedeniyle konusuz kalan asıl ve birleşen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, sulh protokolü içeriği ve taraf vekillerinin beyan dilekçelerine göre tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından,
asıl dava yönünden yargılama giderlerinin asıl davada davacı, birleşen dava yönünden yargılama giderlerinin birleşen davada davacı üzerinde bırakılmasına ve asıl ve birleşen dava yönünden tarafların ehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/403, K. 2025/742, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama