KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2026
- Esas no
- 2026/381 Esas
- Karar no
- 2026/322
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/05/2026
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine İstanbul ...İcra Dairesi ...
E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, tebligatın müvekkilinin kullanılmayan e-postasına gelmesi nedeniyle ödeme emrinden haberi olmadığını ve takibin usulen kesinleştiğini, bugün itibariyle takipten bilgi sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını ve davalı şirketi tanımadığını, takibe dayanak hiçbir evrak olmadığını, takip talebinde ve ödeme emrinde borcun neye dayandığının tek kelime olarak dahi yazılmadığını, takibin kesinleşmesi nedeniyle müvekkilinin araçlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin diğer mal varlığına da haciz konarak telafisi imkansız zararlara uğrama riski bulunduğunu,
dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak ihtiyati tedbir talebi nedeniyle ivedilikle dava açıldığını, hiçbir gerekçe ve belgeye dayanmadan yapılan takibin kötü niyetli olduğunu belirterek, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasını, bu talebin kabul edilmemesi halinde icra dairesince tahsil olunacak paraların davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmesini, neticede müvekkilinin davalı şirkete borcu bulunmadığının tespiti ile İstanbul ...
İcra Dairesi... E. sayılı takibin iptaline, hiçbir gerekçe ve belgeye dayandırılmadan yapılan takip nedeniyle davalı şirket aleyhinde en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; İstanbul ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair Menfi Tespit davasıdır.
Kamuoyunun 7. Yargı Paketi olarak adlandırdığı “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 3 (üç) maddesinde değişiklik içeren 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan değişikliklerle beraber ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düzenlenmiştir.
31. Madde uyarınca; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
43. Madde uyarınca; Bu Kanunun;
a) 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 1/9/2023 tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer." şeklinde düzenlenmiştir.
"6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." hükmü uyarınca eldeki itirazın iptali davası 02/10/2025 tarihinde açıldığından işbu davanın da zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 05/05/2026 tarihli ara kararı ile; davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini dosyaya sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ara kararın davacı vekiline tebliğ edildiği,
verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, davacı tarafça dava açıldığı tarih itibariyle arabuluculuğa başvurulduğuna dair başvuru formunun dosyaya sunulduğu bu haliyle dava açılmadan önce zorunlu dava şartının yerine getirilmediği , davacı vekili tarafından kanun koyucunun amir hükümle aradığı şekliyle arabuluculuk son tutanağının aslının ya da arabulucu tarafından onaylanmış aslı gibidir suretinin sunulmadığı, hal böyle olunca eldeki davada, kanunun sarih ve amir hükmü ile aradığı şekliyle arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği,
kanunun açık ve kesin hükmü karşısında 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/381, K. 2026/322, 12 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama