KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/630
- Karar No
- 2018/86
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2018
- Esas no
- 2015/568 Esas
- Karar no
- 2018/210
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 26/05/2015
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, davacı şirketin davalı firmaya finansal danışmanlık hizmeti sunduğunu, bu hizmet karşılığında KDV dahil 118.000,00 TL tutarlı faturanın düzenlenerek karşı tarafa gönderildiğini ve davalının yönetim kurulu tarafından bu tutarı ve ödemenin onaylandığını, ancak ödeme yapılamaması üzerine başlatılan icra takibine karşı davalının haksız yere itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaliyle takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, takibe konu faturayı kabul etmediklerini ilgili faturanın eski yönetim döneminde tanzim edildiğini, yeni yönetimi bağlamadığını, kaldı ki iddia edilen finansal danışmanlık hizmetini almadıklarını, eski yönetim ile davacı şirket arasında herhangi bir hizmet olmamasına rağmen böyle bir fatura düzenlenmiş ise de, fatura içeriğinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, danışmanlık hizmet sözleşmesine dayalı olduğu iddia edilen fatura bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
O dönemki yönetim kurulu üyelerine dava ayrı ayrı ihbar edilmiş olup, mahkememizce bir kısım ihbar olunanlar dinlenmiştir. İhbar olunanlar ... ile ... davacı şirketten finansal danışmanlık hizmeti aldıklarını, uygun kredi koşullarının araştırılması ve bu yönde alternatif kaynakların araştırılarak kendilerine sunulması yönünde anlaşma sağlandığını, yapılan çalışma sonucunda alacaklarını temlik ederek dava dışı ... Faktoring şirketinden bir miktar para temin ettiklerini belirtmiştir. Diğer ihbar olunanlar ise yargılamaya katılmamışlardır.
Dava dışı ... Faktoringten davalı şirket ile aralarında yapılan mutabakat ve kullandırılan krediye ilişkin belgeler celp edilmiş olup, verilen cevabi yazıda bu işlemlerin hangi personel tarafından ve görüşmelerin kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği anlaşılmıştır.
İstanbul Ticaret Odasından ilgili yönetim kurulu kararları da celp olunmuştur. Davalı şirketin karar defterinde 10/12/2014 tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararında "Şirketimiz tarafından yapılacak olan KDV, Gelir Vergisi, SGK, personel ücretleri, satıcı firmalara yapılacak ödemeler ile yeni şirket tarafından işletilen ... Princess Otelinin Mal ve Hizmet satın almaları, personel ve ücret ödemeleri finansman kaynaklarını bulma, değişik alternatifleri değerlendirme, bununla ilgili tüm hususlarda gerekli olan danışmanlık hizmetlerini ... San ve Tic. Ltd. Şti''den KDV dahil 118/000,00 TL alınması hususunda idareye yetki verilmesine oy birliğiyle karar verildi." şeklinde karar alındığı görülmüştür.
Dosya içeriğinde faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğine ve davalı kayıtlarına alındığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı gibi davacı tarafından dava konusu hizmetin yerine getirildiğinin usulüne uygun dellilerle ispatı zorunludur. Zira, şirket yönetim kurulunca böyle bir karar alınması alacağın varlığı için tek başına yeterli olmayıp özellikle davalı tarafın hizmetin alınmadığına dair ısrarlı savunmaları karşısında ispat yükü davacıdadır.
Dava dışı faktoring şirketinin yazı cevabından da finansman sağlama işlemlerinde davacı tarafın etkisi ya da faaliyeti anlaşılamamıştır.
Şirket yönetim kurulunun 10/12/2014 tarihli kararı uyarınca hizmet alınıp alınmadığının belirtilen usullere göre ihbar olunan eski yöneticilerin beyanları da nazara alınarak bilirkişi tarafından davaya konu hizmetin davacı tarafından sağlanıp sağlanmadığının tespiti için ek inceleme hususunda ara karar oluşturulmuş ise de, 12/07/2017 tarihli 2 nolu celse ara kararı uyarınca verilen kesin süre içerisinde ek bilirkişi incelemesi için ücretin yatırılmadığı ayrıca yatırmamanın hukuki sonuçlarının da davacı vekiline hatırlatıldığı anlaşıldığından yeniden ek inceleme yapılmamıştır.
Kaldı ki, HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca meşruhatlı olarak sonuçları hatırlatılan ve net olarak kesin süre verilen hususta ara karar gereği yerine getirilmediği, böylelikle ek bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş sayıldığı, dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dosyaya sunduğu mail yazışmaları hizmetin verildiği hususundaki ispata yetersizdir. Ayrıca, davalı kayıtlarında bunların uygulandığı ve verilen danışmanlık hizmetleri uyarınca hareket edildiğinin, danışmanlığın etkisinin kayıtlara yansıması gereklidir. İhbar olunan eski yöneticiler beyanlarında bu hizmeti aldıklarını belirtmiş iseler de ne dava dışı faktoring şirketinin cevabından ne de davalı kayıtlarından bu husus anlaşılamamaktadır. Hizmet ifası da HMK'nın 200. maddesi uyarınca tanıkla ispatı mümkün hususlardan olmadığından, davacı tarafından başkaca bir yazılı delil de sunulmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/630, K. 2018/86, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama