KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mart 2018
- Esas no
- 2016/10 Esas
- Karar no
- 2018/428
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 06/01/2016
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, davalı borçlu şirket ile müvekkili arasında 01/04/2015 tarihli alacağın temliki sulh, ibra ve feragat sözleşmesi ile müvekkilin tasfiye halindeki İhlas ... A.Ş.'de ... numaralı kar ve zarar katılım akdi, cari hesapla ve hesapların ekinde bulunan 1.996,00 USD'nin ödeme tablosunda belirtildiği şekilde bütün hakları ile birlikte davalının müvekkilden temlik aldığını, sözleşmedeki ödeme planı uyarınca yapması gereken ödemeleri yapmadığını, ve kesin vade hükümleri uyarınca temerrüde düştüğünü beyanla alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve takibin devamına asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, dava konusu takibin dayanağı sözleşmenin alacağın temliki ve borcun nakli niteliğinde olduğunu, dava dışı ... şirketinde tasfiye sürecinin henüz tamamlanmaması nedeniyle alacağın muaccel olmadığını, erken açılan davanın reddi gerektiği belirtmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi uyarınca ödenmeyen taksitlerin tahsili için başlatılan icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 01/04/2011 tarihli sözleşme düzenlenmiş olup, bu sözleşmeyle davacı dava dışı İhlas ... A.Ş. nezdinde mevcut alacaklarını davalıya 1.996,00 USD mukabilinde satmıştır. Sözleşmede davalının satın aldığı alacağın bedelini ödemesine ilişkin takvim mevcut olup, ödemelerin dava dışı ...nun tasfiyesi sonrası yapılacağına ilişkin hüküm bulunmamaktadır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/4537 Esas, 2016/7507 Karar sayılı, 26/04/2016 tarihli; 2015/17820 Esas, 2016/6921 Karar sayılı, 20/04/2016 tarihli emsal içtihatları) Bu nedenle, davalının alacağı henüz muaccel olmadığına dair, dava dışı İhlas ... A.Ş.'nin tasfiye sonucunun beklenmesi gerektiğine ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir. Kaldı ki, İhlas ... A.Ş. bu davada ve davaya konu sözleşmede taraf değildir.
Sözleşmenin 4.1.maddesindeki düzenlemeye göre kar ve zarara katılımın 1.996,00 USD'ye davalıya temlik edildiği takipte ise 1.863,30 USD talep edildiği, davalı vekilince 296 USD kısmi ödeme savunulmasında bulunulduğu, davalı tarafından çeşitli tarihlerde takipten evvel toplam 637,38 TL (296 USD) kısmi ödemede bulunulduğu anlaşılmaktadır. Yapılan bu kısmi ödemelerin TBK'nın 100 maddesi uyarınca öncelikle işlemiş faizden düşülmesi gerekmiştir.
Mahkememizce alınan ilk raporda, her bir taksit yönünden (sözleşmedeki ödeme planı ve kesin vade olgusu) gözetilerek ayrı ayrı taksitlere göre işlemiş faizin hesap edildiği, takipten evvelki kısmi ödemelerin ise doğru bir şekilde işlemiş faizden mahsup edildiği sonradan yapılan incelemede anlaşıldığından mahkememizce ilk rapor benimsenerek hükme esas alınmıştır.
İkinci raporda ise temerrüt olmadığından bahisle takipten önce faiz talep edilemeyeceği belirtilerek işlemiş faiz hesaplanmamıştır. Oysa ki, taraflar arasındaki sözleşmedeki taksitler ve ödeme planı kesin vade hükümleri içermekte olup, ödeme tarihlerinden itibaren her bir taksit yönünden ayrı ayrı faiz tahakkuk edeceği açıktır. Bu nedenle ikinci rapora iştirak edilmemiştir. Esasen taraflar arasında alacağın miktarı ve temerrütten ziyade muacceliyet olgusu ihtilaflı olup, yukarıda açıklanan nedenler doğrultusunda bu savunma da çürütülmüştür.
Toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde ödeme planı kesin vade olgusu ile takipten önce yapılan kısmi ödemeler gözetilerek 05/09/2017 havale tarihli ilk bilirkişi hesap raporu doğrultusunda davanın aşağıdaki gibi kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/10, K. 2018/428, 30 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama