KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2020
- Esas no
- 2017/1047 Esas
- Karar no
- 2020/48
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/11/2017
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşme bulunduğu, davalı tur şirketi müşterilerine otel konaklama, tur hizmeti satışı yaptığını, bu konaklama, otel hizmetlerinin müvekkili tarafından karşılandığını, bu bedellerin davalıdan tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile asgari %20 inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davacı şirketten kaynaklanan işletmesel sorunlar yüzünden otelde müşterilerinin de bulunduğu sırada uygulanan haciz işlemleri nedeni ile davacı otelde konaklama yapan acenta müşterilerinin bir kısmının otele giriş yapmadan rezervasyonlarını iptal ederek paralarını müvekkili seyahat acentasından iade istediklerini veya tesis değişikliği talebinde bulunduklarını, devamında otelde yiyecek içecek sıkıntısı, içme suyu bulunmaması ve temizlik ve hijyenik sorunlar nedeniyle müşterilerin otelden erken çıkış yaptıkları veya tesis değişikliği talebinde bulunduklarını, paralarını iade aldıklarını ve sözleşmenin şartlarının sağlanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, taraflar arasında varlığı çekişmesiz turizm acenteliği kapsamında tanzim olunan faturalara binaen cari hesapta biriken bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her iki taraf defterlerinin incelenmesinde, davacı defterlerinde davalıya düzenlenen 01/07/2017 tarihli ... sıra numaralı 2.880,00 TL bedelli faturanın mükerrer defa kaydedildiği, bu nedenle borç kaydedilen fatura bedelinin davalı cari hesabından düşülerek davacı defterlerinde davacının 70.196,17 TL davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı hesaplarının inclenmesinde ise davalının 31/08/2017 itibariyle davacıya 66.787,93 TL alacaklı göründüğü anlaşılmaktadır.
Her iki taraf defterleri usulüne uygun olarak tutulmakla tarafların kendi lehine ve aleyhine delil teşkil edeceği açıktır. Davalı defterlerinde davacı 66.787,93 TL alacaklı olarak kaydedilmiştir. Bu durum davalı aleyhine sonuç doğuracaktır.
Her ne kadar bilirkişi raporunda 3.480,00 TL bedelli iade faturasının davacıya gönderilerek deftere kaydedildiği anlaşılamadığından denilerek davalı aleyhine borç çıkarılmış ise de, iade faturası düzenlenmesi başlı başına davalıyı borçlu konumuna sokmayacaktır. Bu nedenle raporun bu kısmına iştirak edilmemiştir.
Davalının defterlerine göre davacı yukarıda belirtilen tutarda alacaklı göründüğünden ve bu alacak tutarlarına teşkil eden faturalarla ilgili herhangi bir ihtarname ya da ayıp ihbarı bulunmadığı anlaşıldığından sektörel yönden ileri sürülen iddia ve itirazların incelenmesine lüzum görülmemiştir.
Davalı vekilince gerek kök rapora gerekse de ek rapora itirazlarında 25.000,00 TL kısmi ödeme itirazında bulunulmuş ise de, 18/07/2017 tarihli ödeme dekontuna binaen davacının cari hesapları incelendiğinde, aynı tarihte adı geçen ödemenin davalı cari hesap bakiyesinden düşüldüğü görülmektedir. Kaldı ki takip ve dava konusu alacak da bu kısmi ödemeler tenzil edildikten sonra kalan tutara ilişkindir. Bu nedenle dava vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.
Her iki taraf defterlerinin mukayesesi ve dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca davacının davalıdan 66.787,93 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1047, K. 2020/48, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama