KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Esas no
- 2017/16 Esas
- Karar no
- 2019/913
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/01/2017
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili bankanın büyükçekmece şubesi ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede imzaları bulunan davalılara hesabın kat edilerek ödenmesi noter kanalıyla ihtar edilmiş ise de, ödeme yapılmadığından başlatılan takibe vaki olmuş mesnetsiz itirazların iptali ile asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar davaya yanıt vermemiş olup, takibe itirazında borcun şirket müdürü tarafından taksitlendirildiğini, öte yandan ödeme yapılmadığına ilişkin kendilerine tebligat ulaşmadığını, ayrıca araç satışından yapılan tahsilatı borçtan mahsup edilmediğini belirterek takibe itiraz etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden dolayı kefil sıfatıyla sorumlulukları bulunan davalıların hakkında başlatılan takibe yönelttikleri itirazların iptaline ilişkindir.
Dava dışı ... San. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan 16/02/2012 tarihli 1.400.000 TL tutarlı genel kredi sözleşmesinde davalılardan ... ve ... ile dava dışı ... 'ün imzasının bulunduğu, aynı banka ile 22/08/2012 tarihinde 1.750.000 TL tutarlı yeni bir sözleşme imzalandığı görülmektedir. Sözleşme metni re'sen incelendiğinde kefillerin TBK'nın 583. maddesinde belirtilen usule uygun olarak el yazılı bir şekilde kefalet tarihi müteselsil kefillik sıfatı, azami kefalet tutarının yazıldığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan incelenen nüfus kayıtlarına göre sözleşme tarihi itibariyle davalı kefillerin bekar oldukları anlaşıldığından eş rızasına ilişkin hükme de hacet bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre kefaletin şekli şartlarının somut dosya itibariyle tamam olduğu görülmüştür.
Davacı banka tarafından 06/10/2015 tarihinde çekilen ihtarnamenin kefillere ve asıl borçluya tebliğe gönderildiği anlaşılmaktadır. Çekilen ihtarname metni incelendiğinde kredi kalemleri içerisinde firma tarafından kullanılan taşıt kredisi mevcut değildir. İhtarnamede araç üzerine banka tarafından rehin konulduğunun belirtildiği görülmektedir. Davalı tarafından aracın satılarak borçtan mahsup edilmediği savunulmuşsa da buna dair herhangi bir bilgi ve belge dosyada sunulmadığı gibi araç satılmış olsa dahi hangi borca mahsuben bedelin kullanıldığının belirtilmesi gerekmektedir.
Hesap bilirkişisi tarafından her bir kredi kalemleri yönünden ayrı ayrı hesaplamalar neticesinde tespit edilen rakam gerek sözleşme içeriğine, gerekse de TTK'nın 8. maddesine uygundur. Buna göre düzenlenen hesap bilirkişisi raporuna göre davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/16, K. 2019/913, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama