KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2020
- Esas no
- 2017/9 Esas
- Karar no
- 2020/794
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
- Dava tarihi
- 03/01/2017
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, 29/05/2014 tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün tek taraflı kazası nedeniyle aynı araçta yolcu olan müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza tarihinde ... plakalı aracın trafik poliçesinin bulunmadığını, bu nedenle 5684 sayılı yasa hükümleri uyarınca ...nı davada davalı olarak gösterdiklerini, ...na başvuru yaptıklarını 79.528,00-TL ödeme yapılmışsa da bu miktarın yetersiz olduğunu belirterek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş olup, davacı vekilinin bilahare vermiş olduğu ıslah dilekçesinde talebini 147.755,53-TL'ye arttırdığı görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı vekili, bakiye tazminat talebine ilişkin müvekkili kuruma başvuruda bulunulmadığını, davacı tarafa müvekkili ... nezdinde açılan ... sayılı hasar dosyasına iletilen evraklar çerçevesinde aktüeryal hesaplama yaptırılmış davacı yan için 79.528,00 TL olarak hesaplanan maluliyet tazminatı 08.08.2016 tarihinde müvekkili kurum tarafından ödendiğini başka alacağının kalmadığını, ayrıca hatır taşıması bulunduğu gibi davacının kemer takmadığını müterafık kusuru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, trafik kazası nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik ile daimi maluliyet tazminatına ilişkin düzenlenen ibranamenin KTK'nın 111. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Tazminat ödemesinin 08/08/2016 tarihinde 79.528,00-TL olarak ödendiği ve ibraname düzenlendiği ihtilafsız olup dava 2 yıllık hak düşürücü süre içinde belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde alınan sağlık kurulu raporunda daimi maluliyet oranı %23 olarak belirlenmiş ise de ATK'dan alınan 21/02/2020 tarihli rapora göre çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre %43 daimi maluliyetin söz konusu olduğu iyileşme süresinin ise 12 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Her ne kadar maluliyet oranlarında misli fark söz konusuysa da dava dilekçesi ekinde sunulu sağlık kurulu raporu hangi yönetmeliğe ve formülasyona göre yapıldığı belli olmadığından denetime elverişli değildir. Bu nedenle çelişkiden söz edilemez.
29/05/2014 günü saat 06:00 sıralarında dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağında bulunan çay bahçesine girip 30 metre kadar yüksekten burnu üzerine çakılarak takla attığı, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Yolcuların aracın içinde neresinde seyahat ettiklerinin tespit edilemediği anlaşılmıştır. Araç sürücüsü tam kusurludur.
Ayrıca yaralanmanın kemer takmamaya bağlı olup olmadığı da belli değildir. Bununla ilgili kaza tespit tutanağında herhangi bir tespit yoktur. İspat külfeti davalı ... üzerindedir. Kaldı ki, davacının en ön koltukta oturduğu da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle müterafık kusur indirimine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacının sürücünün işçisi olduğu dosyaya yansıyan deliller ve tutanaklarla sabit olmakla hatır taşımasına da yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Hesap bilirkişisi tarafından PMF 1931 mortalite tablosu ve prograsif rant metoduna göre tazminatı hesaplamasında ayrıca bilinmeyen dönem için ayrı ayrı %10 artış ve iskontolama esasına göre hesaplama yapılmasında, pasif dönemde AGİ'siz olarak net asgari ücret uyarınca tazminatın tespit edilmesinde herhangi bir isabetsiz bulunmamaktadır.
Yapılan ödeme tarihine nazaran davacının zararının %51'nin karşılandığı oranlama neticesinde ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla ibranamenin iptali şartları tecelli etmiş olup davadan önce yapılan kısmi ödeme makbuz sayılarak yasal faiz güncellemesi ile tenzili yoluna gidilmiştir. Buna göre sonuç tazminat tespit edilmiş olup davacı vekilince de talep buna göre arttırılmıştır. Her ne kadar davalı ... ıslaha karşı zaman aşımı def'i ileri sürmüşse de dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup zaman aşımının dava tarihi itibariyle kesildiğinde herhangi bir kuşku söz konusu değildir. Kaldı ki bu dava ibranamenin iptaline ilişkindir.
Dava şartı itirazının incelenmesinde de davadan önce hasar dosyası açılarak kısmi ödeme yapılmıştır. Bu nedenle başvuru şartının gerçekleşmediği yönünde ki itirazlar yerinde görülmemiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/9, K. 2020/794, 2 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama