KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/1033
- Karar no
- 2019/1208
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/11/2018
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, dava ve takip konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine dayanak teşkil eden...Şubesi, müvekkillerinden .... Tarafından keşideli 30/09/2018 keşide tarihli 15.887,45-TL bedelli çek üzerinde lehtarı diğer müvekkili ... Ltd. Şti. Olarak gözükmekteyse de lehtar ciranda imzasının müvekkili şirkete ait olmadığını, kaşe ve imzaların sahte olduğunu,...tarafından diğer müvekkiline keşide edilerek teslim edilmek üzere 2 adet çek kargo şirketine verilmiş ise de kargo paketinin araçtan çalındığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, müvekkili şirketin takip konusu çeki usul ve yasaya uygun bir şekilde ...'dan devraldığını, takip konusu çek üzerinde keşideci... Ltd. Şti'nin lehdar... Ltd Şti'nin diğer cirantalardan ... Tekstil İnşaat San ve Tic Ltd. Şti ile ...'un ve son olarak da çeki müvekkili şirkete ciro eden ...'ın imzası bulunduğunu, müvekkilinin iyi niyetli son hamil olduğunu, davalı tarafından sürülen iddiaların müvekkili şirketi ilgilendirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, İİK'nın 72 maddesi uyarınca çek üzerindeki sahte ciranta imza ve kaşesi iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkillerinden ... Ltd Şti tarafından atılan lehtar ciranta imzasının sahte olduğunu ileri sürmüştür. Dava dilekçesindeki anlatımlardan keşidecinin de, lehtar cirantanın hırsızlık nedeniyle ele geçen ve taklit edilen sahte imza argümanına dayandığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde dava konusu çekin lehtara gönderilmek üzere teslim edilen çekin kargoda çalındığından bahsedilmiş ise de, davanın temelinin sahte imzaya dayalı olduğu, kaldı ki imzanın açıkça inkar edilmediği anlaşılmaktadır. Bu noktadan sonra keşidecinin diğer cirantalara ve son hamile karşı bedelsizlik def'ini ileri sürebilmesi için kötü niyet ya da ağır kusurun ispatlanmış olması gerekmektedir.
Ne var ki bu yönde dosyaya herhangi bir delil ya da ispat vasıtası sunulmuş değildir. Davacılardan keşideci şirket lehtar cirantanın sahte imzaya yönelik savunma argümanından yararlanması mümkün değildir. Diğer cirantalar ve son hamil şeklen doğru gözüken ciro silsilesine göre ve özellikle davalı factoring şirketi 6361 sayılı yasanın 9. maddesi ile ilgili yönetmeliğin 8. maddesine göre iktisap etmişse, artık kötü niyet ya da ağır kusur söz konusu olmayacaktır.
TTK'nın 687. maddesine göre imzaların istiklali söz konusu olacağından bu davacı ... yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkla davalı factoring firması cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu bilgi ve belgelerin tetkininden; dava dışı ... (... Ticaret) ile aralarındaki factoring sözleşmesine binaen müşterisinin borçlusu ...a kesilen 2 adet irsaliyeli faturaya binaen çek tevdii bordrosu karşılığında mevzuata uygun olarak davalının çeke hamil olduğu anlaşılmaktadır. Herhangi bir kötü niyet ya da ağır kusur olgusu da ispatlanabilmiş değildir.
Davacılardan ... Ltd Şti yönünden imza incelemesine gidilmiştir. Bilindiği üzere sahte imza mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebilecek savunmalardandır. Bir başka deyişle, sahte imza sabit olduğu takdirde davalının iyi niyetli iktisap savunması dinlenmez.
Çekin keşide tarihi 30/09/2018 itibariyle yetkili şirket temsilcisinin mahkememizde huzurda imza örnekleri alınmış olup ayrıca keşide tarihinden öncesine yönelik resmi kurumlar noterlik ve ticaret sicili nezdinde atılmış samimi ıslak imza asılları temin edilerek çek aslı ile birlikte ATK'ya gönderilmiştir. Kurum tarafından düzenlenen 25/09/2019 tarihli rapor uyarınca çekin arka yüzündeki lehtar ciranta imzasının davacılardan ...
Ltd Şti yetkili temsilcisine ait olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre kuvvetli dahi olsa ihtimale dayalı sonuç bildiren imza incelemesi raporları borçluyu bağlamaz. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/1294 Esas, 2019/4362 Karar sayılı, 16/09/2019 günlü emsal içtihadı) bir başka söyleyişle bu tarz ihtimale dayalı raporlar borçlu lehine değerlendirilecektir. Yani, şüpheden davacı ... Tic. Ltd Şti yararlanacaktır.
Buna göre imzanın bu davacıya ait olmadığının kabulü gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1033, K. 2019/1208, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama