KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas no
- 2018/1147 Esas
- Karar no
- 2020/602
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/12/2016
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, Davalı borçlu ile kredi ilişkisi kapsamında davalı tarafından bankadan kullandırılan kredi ve ... nolu kredi kartı hesabından kaynaklı borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname gönderilmişse de ödeme yapılmadığını beyanla başlatılan takibe haksız yere yöneltilen itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf davaya yanıt vermemiş olup, takibe itirazında borcun tümüne, feri ve faizleriyle birlikte itiraz ederek takibi durdurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalinin istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı ... 'na 6 adet taksitli ticari kredi, 1 adet ticari kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartı kullandırıldığı, bu 8 farklı alacak kalemi yönünden işlemiş akdi faizleri ile birlikte icra takibi başlatıldığı, takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği görülmüştür.
Banka tarafından davalıların tebligat adresine gönderilen kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediği ancak sözleşmenin 6.3 maddesi gereğince tebligat ve yazışma adresindeki adresten farklı bir adrese tebligat gönderildiği anlaşıldığından usulüne uygun temerrüt oluşmadığından temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren istenebileceğinin kabulü gerekir. Kat tarihinden temerrüt tarihine değin ise işlemiş akdi faiz ile ilgili vergileri talep edilebilecektir.
Bilirkişi tarafından her bir alacak kalemi yönünden ana alacak tespit edilerek kat tarihinden temerrüt tarihi olan takip tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan akdi faizler işletilerek hesaplama yapılmıştır. Yapılan hesaplamalar ve faiz oranları sözleşme içeriğine uygun ve denetime elverişli şekilde tespit edilmiştir.
Hiç şüphesiz davalı borçlu tacir olup sözleşmenin ticari nitelikli bir sözleşme olduğu nazara alınarak TTK'nın 8. maddesi gereğince faiz oranları yönünden TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki kısıtlamalara tabi olmaksızın sözleşmede kabul edilen oranların davalı yanı bağlayacağı açıktır.
Taraflar arasındaki GKS'nin 6.1. maddesinde HMK'nın 193. maddesi uyarınca münhasır delil sözleşmesi bulunduğu görülmekle davacı defterleri kesin delil niteliğindedir. Ancak davalının da ispat hakkı kısıtlanamaz. Buna binaen davalı ödeme olgusunu HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince ispat etmek hakkına sahiptir. Davalı ise herhangi bir ödeme belgesi sunamamıştır. Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kat tarihinden temerrüt tarihi icra takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve BSMV'ler hesaplanarak raporda usulüne uygun olarak düzenlendiğinden aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1147, K. 2020/602, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama