KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/363 Esas
- Karar no
- 2020/136
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 24/04/2018
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ile birlikte davalı borçlu tarafından piyasaya sürülen ... kodlu 08/08/2017 ödeme tarihli tahvil alındığını, davalı borçlu irket 07/08/2017 tarihinde ... kodlu 08/08/2017 ödeme tarihli tahvil ve kupon ödemesini yapamayacağını KAP'a bildirdiğini, müvekkilinin 08/08/2017 tarihinde davalı borçludan 125.000,00 TL tahvil itfa ve 4.785,50 TL tahvil kupon alacağı olmak üzere toplam 129.785,50 TL alacağının bulunduğunu, ...
Bankasının ödemelerin davalı şirket tarafından durduğunu açıklaması üzerine davacının ... Noterliğinin 09/08/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine müvekkilin eşi davalı borçlu şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, bu takibe borçlunun itiraz etmesi üzerine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, tazminat taleplerinin kabulü ile dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davacının istemine konu alacak hakkında müteselsil alacaklı konumundaki ...'nın feragat ettiğini, iki veya daha fazla şahsın malik olarak görülen hesapların müşterek hesap olduğu, böyle hesaplarda hesabın müteaddit maliklerden her biri hesap üzerinde müstakil olarak tasarruf sahibi ise bu hesaplara müşterek hesap denildiğini, hesap maliklerinden her birinin birlikte imzalamaları ile tasarruf etmeleri mümkün ise bu hesaplara da iştirak hesapları denildiğini, davacı ve eşinin müşterek hesap kaidelerini gösterir sözleşmeyi imzalamış olduklarını, davacının eşi ...'nın davaya konu alacak üzerinde tasarruf hakkı bulunduğunu,
04/04/2018 tarihinde bu hakkından vazgeçtiğini, bu durumda davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını belirterek davacının tazminat talebinin reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, tahvil itfa ve kupon borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yöneltilen itirazın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında yapılan sözleşme, menkul kıymet (tahvil) satışı sözleşmesidir. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı (sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı şirketten tahvil satın alan davacının anapara geri ödemesi nedeniyle takip başlattığı anlaşılmakla davacının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği konusunda bir iddia ve delil mevcut olmadığından, davacının tüketici, davacının yaptığı yatırım işlemleri de anılan yasanın 3/1. maddesi kapsamında tüketici işlemi kabul edilmelidir.
(İstanbul BAM 12. HD 13/09/2018 günlü, 2018/869 Esas, 2018/1040 Karar sayılı emsal kararı) Görev, HMK 114-c maddesi uyarınca dava şartı olup re'sen inceleneceğinden, mahkememizce yapılan incelemede, hukuki nitelendirme ile bağlı kalınmaksızın görevli mahkeme re'sen belirleneceğinden, tahvil satın alımından kaynaklanan dava mutlak ticari dava olmadığından uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Bu nedenle, her ne kadar esasa girilerek bilirkişi raporu düzenlenmiş ise de, yargılama esnasında yukarıda belirtilen gerekçelerle mahkememizin görevli olmadığı tespit edildiğinden, 6502 sayılı yasanın 73. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/363, K. 2020/136, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama