KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Esas no
- 2018/53 Esas
- Karar no
- 2018/938
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/01/2018
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında tanzim olunan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı ...in 18/04/2013 tarihinde sözleşmeye kefaleten imza koyduğunu diğer kefillerden bağımsız olarak 30.000 TL kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere ödenmeyen kredi borcundan sorumlu olduğu belirterek kredi alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasına talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ..., sözleşme tarihinde psikolojik rahatsızlıklarının bulunması nedeniyle fiil ehliyeti olmadığından sözleşmenin kendisini bağlamayacağını, ayrıca kefalet tutarının hangi miktar olduğunu bilmediğini ve kendisine bunun açıklanmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, GKS alacağı kapsamında kefile karşı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 584. maddesi uyarınca eşlerden biri hakkında mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızası ile kefil olarak sözleşmeye imza atılabileceği düzenlenmiş olup, aynı maddenin 3.fıkrasında ticari işletme ve ticari faaliyetler kapsamında düzenlenecek kefalet sözleşmelerinde ise eş rızasına gerek bulunmadığı düzenlenmiştir. Kefalet tarihi 18/04/2013 itibariyle bu mevzuat değişikliği hüküm yürürlüktedir.
Somut olayda, davalı ...'in nüfus kayıtlarının UYAP üzerinden temin ederek incelenmesinde kefalet tarihi itibariyle evli olduğu, ... Ticaret ve Sanayi Odasından gelen cevabi yazı uyarınca da dava dışı asıl borçlu şirketin ortağı ya da yöneticisi olduğunun anlaşılamadığı, buna göre TBK'nın 584. maddesi uyarınca kefalet tarihinde eş rızasının mutlak olarak bulunması gerektiği, ancak dosyadaki incelenen sözleşme metinlerinde eş rızasına ilişkin bir ibarenin bulunduğu anlaşılamadığından kefaletin şekli şartlar yönünden eksik olduğu kanaatine varılarak başkaca bir husus irdelenmeksizin davanın reddi cihetine gidilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/53, K. 2018/938, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama