KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/792
- Karar no
- 2019/908
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/08/2018
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin 2017 yılı içerisinde yaptığı satış sonucu davalıya sağlık cihazları sattığını, davalının 2017 yılı içindeki bu satışların sonucunda müvekkiline olan bakiye cari borcu 8.875,41-TL baliğ olduğunu, davalı borcu ödemediğini, bunun üzerine İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını beyanla itirazın iptaline, takibin %20'si oranıda icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu yanıt dilekçesi ile davacı şirketin icra takibine yapılan itirazın borcu kabul etmediği anlamına gelmeyeceğini, faturalardan birinin gözden kaçtığını beyanla borca itirazda kötüniyetli olmayıp faturalardan birinin iş yoğunluğu sebebipyle dikkatimizden kaçmış olması sebebi ile borca itiraz edildiğini ve borcu kabul ettiklerini taksitlendirmeye ugun şekilde borçlarını ödeyeceklerini, icra inkar tazminatının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 2-Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ GEREKÇE
Dava: faturaya dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali davasına ilişkindir.
Mahkememizce ön inceleme günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ ile bildirilmiş, ön inceleme oturumunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı cari hesap alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibi sonucu takibin durması ve mahkememizde açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebi hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar (madde 142/1). Mahkemece ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra tahkikat işlemine gerek olmaması halinde nihai bir karar verebilir (HMK madde 138-142). Mahkemece ön inceleme aşamasında nihai karar verebilmesi için dava şartlarından birinin bulunmaması, ilk itirazların yerinde olması yada hak düşürücü süre nedenlerin gerçekleşmesi gerekir. Bir başka deyişle ön inceleme duruşmasında verilecek kararlar usule ilişkin kararlar ile sınırlı olup, davanın esası hakkında (feragat, sulh, kabul gibi davayı sona erdiren taraf işlemleri hariç) karar verilemez.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Davalının cevap dilekçesinde, borcu kabul ettiğini, icra inkar tazminatına kötü niyetli olmadığından hükmedilmemesini talep etmiştir. Bu haliyle davalı davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Kabul beyanı davayı sonu erdiren taraf işlemidir. Mahkememizce davanın kabulüne karar verilerek;
2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması, icra inkar tazminatında kötü niyet aranmayacağı nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/792, K. 2019/908, 26 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama