KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2020
- Esas no
- 2018/9 Esas
- Karar no
- 2020/765
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/01/2018
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasındaki GKS ve Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerin verilen süre içerisinde ödenmemesi üzerine noterden kat ihtarnamesi gönderildiğini, ancak buna rağmen borcun ödenmediğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden doğan bakiye borcun tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın iptali isteminden ibarettir.
Takibe dayanak alacağın kaynağı bir kısmının nakde dönüşmüş ve banka tarafından asgari depo bedellerinin hamile ödenmesi sebebiyle doğduğu, kalan kısmının ise henüz risk gerçekleşmemekle birlikte asgari depo sorumluluk bedellerinin teminat amaçlı olarak bankaya depo edilmesine ilişkin gayri nakdi depo talebinden ibarettir.
Davacı şirketin asıl borçlu diğer davalının ise müşterek müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeye imza attığı, takipten sonra davadan önce 44 adet çekin ibrazı suretiyle karşılıksız kalarak asgari sorumluluk bedelinin davacı banka tarafından hamile ödendiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak kefillerin gayri nakdi alacak kalemleri yönünden depo edilmesi şeklinde sorumluluğuna gidilebilmesi için GKS'de buna dair açık madde hükmü bulunması zorunludur.
(İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2018/1559 Esas, 2020/413 Karar 16/04/2020 tarih, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi 2020/55 esas 2020/209 karar, 22/10/2020 tarihli emsal kararları) Kural olarak kefil asıl borçlunun bankaya karşı tüm yükümlülüklerini değil fakat asıl bankanın teminat mektup bedelinin ya da gayri nakdi çek bedelinin tazmini halinde bu bedeli ödemeyi borçlanmaktadır.
Henüz tazmin edilmeyen depo bedelinin depo edilmesinin borçlusu kefil değil lehine teminat verilen esas kredi borçlusudur.
(Reisoğlu Seza: Türk Kefalet Hukuku, Ankara 2013, s.219) Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarihli 2017/11-36 esas 2020/290 karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; kefil olunan gayri nakdi kredi nedeniyle asıl borçlunun yükümlülüklerinin kefiller hakkında da uygulanacağının genel muğlak bir ifade ile kabul edilmesinin kefilin de gayri nakdi teminat bedelini depo etme mükellefiyeti altına soktuğunu ileri sürmenin yasa koyucunun kefilleri koruma amacı ile çeliştiğine,
zira kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan ve kefil açıkça teminat mektubu bedelinin ayrı bir garanti sözleşmesi ile tekeffül etmedikçe iradesinin dar yorumlanması gerektiğine, dolayısıyla müteselsil kefillerin imzaladığı sözleşmede açıkça gayri nakdi nitelikteki da mer'i teminat mektupları yönünden sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle somut olayda, gayri nakdi çek taahhüt bedeli yönünden kefillerin sorumlu olacağına dair sözleşme hükmü bulunmadığından kefil yönünden (henüz nakde dönüşmemiş) gayri nakdi depo bedel talebinin reddi gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda nakde dönüşen ve banka tarafından fiilen tazmin edilen 44 adet çek yaprağı yönünden davalı kefilin de sorumlu tutulması gerekirken sehven sadece asıl borçlu şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yanlışlığın gerekçeli karar yazım aşamasında fark edildiği anlaşıldığından nakde dönüşmüş 44 adet çek yaprağı yönünden davalı kefil ...ın da sorumlu tutulmasına ilişkin olarak kararın istinaf merciince verilebileceği anlaşılmıştır.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/9, K. 2020/765, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama