KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/307 Esas
- Karar no
- 2021/52
- Dava
- Trafik Kazasından Doğan Araç Değer Kaybı Zararı
- Dava tarihi
- 03/01/2017
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen değer kaybı istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, müvekkilinin alışveriş çıkışı sonrasında ... 'ın maliki olduğu ... plakalı ... marka ... aracına müvekkilinin kızı ... sevk ve idaresinde iken, davalılara ait ... plakalı araca yandan çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, araçta ciddi hasar meydana geldiğini belirterek değer kaybı tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... ve ... vekili; müvekkilinin aracında 12.641,12-TL 'lik hasar meydana oluştuğunu, davacının aracının hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından karşılandığını, kazadan dolayı aracını kullanamadıklarını ve işlerin aksadığını, iddiaların hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru kabul etmediklerini, davacının faiz başlangıcının ve faiz oranına ilişkin talebin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davalılardan ... Sigorta A.Ş. diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Davadan evvel sigorta şirketine hiç bir şekilde başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan KTK'nın 97. maddesine göre sigorta şirketine başvuru dava şartı olup hiçbir şekilde müracaat edilmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı sigortacı yönünden dava usulden reddedilmiştir.
Kusur yönünden yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, davalı sürücü ...'ın taraflar arasında imzalanan ve oluş biçimi ihtilafsız olan tutanak içeriğine nazaran seyir halindeyken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, olay yeri kavşak mahallinde sağ tarafından gelerek kavşağa giren dava konusu araç sürücüsüne geçiş hakkı vermediğinden dikkatsiz ve özensizlik nedeniyle %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava konusu aracın kaza tarihi 29/10/2016 tarihinden önce hasar kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kazanın meydana geldiği tarih ve Yargıtay uygulamaları gözetildiğinde; araçta meydana gelen değer kaybı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmelidir.
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre alınan 22/01/2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca ... plakalı aracın kazadan önceki ikinci el hasarsız rayiç bedelinin denetime elverişli olacak şekilde 124.000,00-TL olarak tespit edildiği, kazadan sonraki hasarlı rayiç bedelinin ise 108.700,00-TL olarak tespit edildiği, böylelikle talep edilebilir değer kaybı zararının 15.300,00-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tarafından önceki rapor içeriğine göre 18/02/2020 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ettiği görülmüşse de yasal süresi içerisinde davalılar ... ile ... vekillerinin ıslaha karşı zaman aşımı def'i ileri sürdüğü görülmektedir. Kaza tarihi 29/10/2016 ıslah tarihi ise 18/02/2020 tarihidir. Davacının zararını sonradan öğrendiğine dair herhangi bir belge ve delil olmadığı gibi, kendi kaskosundan ekspertiz incelemesi yaptırdığı dosyada sabittir. Dolayısıyla iki yıllık zaman aşımının ıslah tarihi itibariyle dolmuş olduğu belirgindir. Bu nedenle ilk dava dilekçesinde ki miktarı aşan ve ıslah edilen kısım yönünden zaman aşımı savunması yerinde görülmüştür.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/307, K. 2021/52, 3 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama