KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2021
- Esas no
- 2020/282 Esas
- Karar no
- 2021/960
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/06/2020
Karar Metni
1.260 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin ... ve ... Otoyolunun işletme hakkı sahibi, davalının ise tacir olduğunu, davalının 07.10.2017 ile 29.01.2018 tarihleri arasında 4 kez geçiş ücreti ödemeksizin köprü ve otoyollardan ihlâlli geçiş yaptığını, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretleri 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında.... İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 24.01.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının vekili aracılığıyla ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, bunun sonucunda takibin durdurulduğunu ve müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olunduğunu, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının husumet itirazının yerinde olmadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER
1-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası 2-İstanbul ve ... Trafik Tescil Müdürlüğü, PTT yazı cevapları 3-Geçiş ihlaline ilişkin görüntü kayıtları 4-Bilirkişi raporu 5-Davacı vekilinin beyan ve dilekçeleri
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ GEREKÇE
Dava, otoyol ihlalli geçiş ücretinden ve para cezasından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza,
genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.
6001 sayılı Kanun'un 30/5 maddesine göre; geçiş ücretleri ve cezalardan araç maliklerinin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır. Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde, geçiş sırasındaki sistem alarm verdiğinden, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. Bu geçiş ücreti, hesabında para olması halinde otomatik olarak düşer.
Bu açıklamalar ışığında davacıının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının....İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında 261,50-TL asıl alacak 38,84-TL faiz, 6,99-TL KDV olmak üzere toplam 307,33-TL takip yapıldığı, borçlunun süresi içerisinde 24/01/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
... Trafik Tescil Müdürlüğü yazı cevabının incelenmesinde; ... plakalı aracın 16/06/2015 tarihinde ..., 09/03/2018 tarihinde ... adına kayıtlı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
... Trafik Tescil Müdürlüğü yazı cevabının incelenmesinde; ... plakalı aracın 07/10/2017-20/10/2017 tarihleri arası ... adına kayıtlı olduğunun bildirildiği görülmüştür.
PTT yazı cevabının incelenmesinde; 29/01/2018-13/02/2018 tarihleri arasında ... numaralı HGS ürününün banka hesap hareketlerinin gönderildiği görülmüştür.
Trafik Uzmanı bilirkişinin 17/05/2021 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı şahsın davacı firma tarafından işletilmekte olan köprü ve otoyollardan 07.10.2017-29.01.2018 tarihleri arasında 4 defa eksik bakiyeli HGS etiketi ile geçiş yaptığını, davalı firmanın ödenmesi gereken toplam tutarın hesaplanması sırasında (geçiş ücreti x 4 katı ceza 4 geçiş ücreti- ödenmesi gereken toplam ücret) formülünün uygulandığını, bu formülden hareketle davalı firmanın davacı firmaya ödemesi gereken toplam miktarın dört katı cezalar dahil olmak üzere 251,50-TL olduğunu belirtmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacının işletmecisi olduğu otoyoldan davalı adına kayıtlı araçların ücret ödemeksizin geçiş ihlali yaptığı, bu nedenle dava konusu takibe ilişkin borç bulunduğu davacının alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verilmesi nedeniyle davacı tarafından itirazın iptali davası açtığı görülmüştür.
Mahkememizce alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davalının tüm geçişleri ayrı ayrı incelenmiş, davalının maliki olduğu araçlarla ihlalli geçiş yaptığı tespit edilmiş, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, geçiş ücretinin 4 katı ceza alınacağının kanun düzenlemesi olduğu, tebligat şartı da aranmayacağı ve davalının asıl alacaktan sorumluluğunun bulunduğu, yargılama devam olurken davalının ödeme definde bulunduğu, bu halde davalının bildirdiği tarihlerdeki hesap hareketlerinin PTT'den celp edildiği, yazı cevabının incelenmesinde 21/01/2018 tarihli geçişe ilişkin 15 gün sonrasının 05/02/2018 tarihi olduğu,
geçiş bedeli 1,35-TL olmakla bu geçişe ilişkin davacı vekili tarafından celp talep edilmediği, ödeme iddiasının ispatlanamadığı, 29/01/0218 tarihli geçişe ilişkin 15 gün sonrası 13/02/2018 tarihi olduğu, geçiş bedelinin 47,30-TL olmakla ilgili tarihlerdeki bakiyenin incelenmesinde 21,70-TL ile 4,20-TL arasında değiştiği ve yeterli bakiyenin bulunmadığının görüldüğü, bu halde davalının ödeme defini ispatlayamadığı, davacının ise davasını ispatladığı, her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği,
o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/1037Esas 2019/2322 Karar, 2017/3150 Esas 2019/647 Karar sayılı ilamlarının da bu doğrultu da olduğu, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/282, K. 2021/960, 8 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama