KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/226 Esas
- Karar no
- 2024/409
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/04/2022
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle. Alibey Mah. ...Sok. ... Sok.
Üzeri Silivri İist adresinde ... tarafından yapılan çalışma esnasında ekskavatör ile kazı sırasında güzergaha takarak hasarlamak suretiyle davacı şirkete ait kabloya hasar verildiğini, hasarın ardından, davacı şirket teknik elemanlarınca durum tutanakla tespit edildiğini, akabinde hasarın giderilmesi için gerekli çalışmalar yapıldığını, davacı şirket malzeme gideri, işçilik gideri, vasıta gideri ve işletme zararı olmak üzere toplam 22.717,00 TL zarara uğratıldığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 22.717,00 TL tutarındaki alacağının hasar tarihi olan 18.03.2021 tarihinden itibaren başlayan T.C.
Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; kaza özeti olarak tanzim edilen tutanakta; söz konusu kazaya ilişkin somut deliller yer almamakla birlikte bu kazaya ilişkin fotoğraf vb. emarelerde dosyaya sunulmadığını, her ne kadar sözde hasara ilişkin somut deliller sunulmamış ise de, mezkur hasara ilişkin davalı İdare’nin sorumluluğu bulunmadığını, esasen haksız fiil sebebiyle tazminat davası ile hizmet kusuru sebebiyle tazminat davası, temelde aynı olmakla birlikte zararı meydana getiren kamu idaresi olduğunda, bu zararın tazmini tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, çünkü görülen hizmet kamu hizmeti olduğunu,
dolayısıyla huzurda açılan davada idaremize husumet tevcih edilemeyeceğini, huzurdaki davanın muhatabı İdare olmayıp yüklenici firmalar olduğunu, davalı idarenin dava konusu bedelden sorumlu olması için, ortada bir zarar olmalı, bu zarar idarenin eylem ve işleminden kaynaklanmalı, bu zarar ile idari işlem veya eylem arasında uygun nedensellik bağı olması gerektiğini, meydana gelen zarar ile ... arasında uygun illiyet bağı olmadığını, öncelikle yargı yolu ve görev itirazının kabulü ile,
görevsizlik kararı verilmesini, İdari yargı yolunun görevli olduğunun tespitini, davanın öncelikle usule ayıkırılık itirazlarımız nedeniyle reddini, davacının davasının esastan ve tümüyle reddini, davacının faiz isteminin tümüyle reddini, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddini, yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının altyapı sistemine verilen zarar nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişinin düzenlediği 16.01.2023 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı ..., ihale makamı olduğundan kabloyu fiilen hasara uğratması söz konusu olmadığını davacı şirketin, kablosunu, ...'nin yüklenicisi dava dışı “... A.Ş.” hasara uğrattığıdan ve zarardan sorumlu olduğunu ancak, dava dışı “...A.Ş.”, davalı...adına yaptığı çalışmalar sırasında zararın gerçekleştiği, işin ...'nin gözetim ve denetimi altında yapıldığı, ... ile yüklenicisi arasında sorumsuzluk anlaşması yapılmış olması, sözleşmenin tarafı olmayan davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususlarında hukuki takdir Sayın Mahkemenin olduğunu, davacı ...A.Ş.'nin, hasar tari le davalı ... Müdürlüğü'nden 18.572,45 TL'yi talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir
Bilirkişinin düzenlediği 21.07.2023 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; davacı ...A.Ş. ve davalı... ...Genel Müdürlüğü'nün kök rapora ilişkin itirazları raporun yukarısında incelenerek cevaplandırılmıştır. Daha önce hazırlayıp sunduğu kök rapordaki tespit ve hesaplamalarda değişikliği gerektirecek her hangi bir hususun olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 08.01.2024 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; davacı ...A.Ş. ve davalı ...İdaresi Genel 'nün kök rapora ilişkin itirazları raporun yukarısında incelenerek cevaplandırılmıştır. Daha önce hazırlayıp sunduğu kök ve ek rapordaki tespit ve hesaplamalarda değişikliği gerektirecek her hangi bir hususun olmadığı kanaatine varıldığını, bu nedenle, kök ve ek rapordaki kanaatlerini muhafaza ettiğini bildirmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacının altyapı tesisatına 18/03/2021 tarihinde dava dışı ...A.Ş. tarafından zarar verildiği, davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalının yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla dava ... ile dava dışı ...A.Ş. arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının da meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu kuşkusuzdur.
Mahkememizce hasar bedelinin belirlenmesi amacıyla aldırılan bilir kişi raporunun denetime açık olduğundan hükme esas alındığı, davacının nezaretçi ve kablo planlarını vermediği anlaşıldığından hasarın oluşmasında %30 kusurlu olduğu, davalının ise %70 kusurlu olduğu, davacının kusuru da dikkate alındığında gerçek zararının KDV dahil 18.572,45-TL tutarından sorumlu olması nedeniyle takibin bu miktar üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı talebi yönünden; alacak likit (muayyen, belirli) olmayıp gerçek zarar miktarının tespiti yargılama yapılmasını, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmekte olduğundan davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/226, K. 2024/409, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama