KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/463 Esas
- Karar no
- 2023/114
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 13/07/2022
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...Ltd. Şti., ...A.Ş. unvanlı şirketi hasım göstererek Gebze... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde ... Esas sayılı dosya ile imzaya itiraz davası açıldığını, ancak mahkemenin son celsesinde ... A.Ş. unvanlı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği ve tüzel kişiliğin sona erdiği davalı vekilinin beyanıyla öğrenildiğini, ... sicilinde kayıtlı... A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen tasfiye halinde ...
Anonim Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, Davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap ettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü,
TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan;
tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkil yönünden açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 15.09.2022 tarihli celse 1 no.lu ara karar gereği tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi için süre verildiği, davacı vekilinin 22.09.2022 tarihli dilekçesi ile bu hususta talepte bulunulduğu, mahkememizce tasfiye memuruna usulune uygun tebligat yapılmış olup, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava, şirketin ihyası ve ek tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7/15. MADDE: "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz.
Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK Madde 536- (1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.
(2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
(3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır.
(4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazının incelenmesinde; dava konusu Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin ticaret sicil dosyasının gönderildiği, şirketin son tescilini 26/10/2018 tarihinde yaptırdığı, 26/10/2018'de şirket tasfiyesinin sona erdiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; tasfiye işlemleri tamamlanmadan terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanmasının talep edilen davada ticaret sicil memurluğu ve şirketin tasfiye memuru davalı olarak gösterilmeli, davaya onların huzurunda bakılmalıdır. Tasfiye memuru dahili davalı olarak eklenmiştir.
Tasfiye sürecinde devam eden yargılamaya rağmen tasfiyeyi sona erdiren tasfiye memuru tek başına yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7. madde uyarınca şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakta ise de şirketin taraf olduğu derdest Gebze ... İcra Hukuk Mahkemesi...
Esas sayılı dava dosyası bulunduğu, davacının açmış olduğu davanın devam edebilmesi için sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu anlaşılmış bu nedenle şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/463, K. 2023/114, 9 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama