KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- 2024/724 Esas
- Karar no
- 2026/354
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/03/2020
Karar Metni
2.234 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, yalnızca uzun süre devam etmiş sözleşmesel bir ilişki olduğunu, müvekkilinin davalıların yolcularına verdiği taşıma hizmetinin gerçekleşebilmesi için minibüs tipi araç sağladığını, çeşitli yatırımlar yaptığını, bu araçların ... standartlarına göre dizayn edilerek,
araçlarda sürücü istihdam edildiğini, ancak davalıların tek taraflı olarak ilişkiyi sonlandırmalarının kendilerinin bir çok zarara uğramasına sebep olduğunu, davalıların zararlarını karşılamamasının iş bu davanın açılmasının zorunlu kıldığını beyanla, müvekkilinin uğradığı zararlar ve yaptığı giderlerin karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, davalıların ... sistemine kayıt olunması için davacıdan istediği şirket kurulumu ve firmanın mutad giderleri olan 2.000.-TL, D2 Belgesi, Ulaştırma Bakanlığı Taşıt Kartı, ... üyelik ücreti, Kültür ve Turizm Bakanlığı A Grubu Seyahat Acentası İşletme Belgesi ücreti,
karayolu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi için 2.000.-TL, Araç servis ve bakım, muayene ücreti, araç kasko ücreti, noter ücreti, İBB Yol ve Güzergah Belgesi ücreti, taşıt kira sözleşme ücreti için 500.-TL, davalıların şart koştuğu araç içi dizaynın yapılması için 2.500.-TL, araç için ödenen finansman faizi ve değer kaybı için 2.800.-TL, yoksun kalınan miktar için 100,00.-TL, eksik ödenen komisyon ve alacak bedelleri için 100.-TL olmak üzere toplam 10.000.-TL nin yapılan masrafların ve uğranılan zararların meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... ... Ltd.şti Tarafından Mahkemeye Sunuluan Cevap Dilekçesinde Özetle.
Öncelikle ... sisteminin ne olduğunu, sistemin işleyişi ve kendilerinin bu sistemdeki yerlerinin ne olduğu hakkında bilgi verilmiş olup, akabinde usule ilişkin olarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, kendilerinin sözleşmenin tarafı olmadıkları ifade edilmiş olup, esasa ilişkin olarak ise davacı ile aralarında vekalet benzeri bir iş görme ilişkisinin olmadığını, kendilerinin faaliyetinin taşıma faaliyeti olmadığını, davacının da ifa yardımcısı olmadığını, davacının taşımacılık işini kendi menfaati olarak yürüttüğünü, yaptığı işten sonuç elde edememe riskini üzerinde taşıdığını,
vekalet verenin herhangi bir gerekçe ileri sürmeksizin vekaleti her zaman sona erdirebileceğini, davacının tazminat talebinin reddinin gerektiğini, ...’ in Türkiye'deki faaliyetinin kendi kontrolü dışında gelişen hem fiili hem de hukuki imkansızlık nedeniyle sona erdiğini, davacının ... ...’in sağladığı pazarlama ve destek hizmetlerinin durması sebebiyle zarara uğradığını ispat edemediğini, müspet ve menfi zararın birlikte talep edilmesinin mümkün olmadığını, destek hizmetleri ifa imkansızlığı nedeniyle sona erdiğinden müspet zararın tazmininin talep edilemeyeceğini,
taraflar arasında vekalet benzeri bir iş görme sözleşmesi olsa dahi davacının iddia ettiği masraf kalemlerini nitelikleri itibarıyla talep edemeyeceğini, talep edilebilecek menfi zararın olsa olsa uygun olmayan zamanda vekaletin sona ermesi sebebiyle ortaya çıkan zarar ile sınırlı olacağını, davacının talep ettiği zarar kalemlerinin reddinin gerektiğini beyanla davanın usulden reddine, mesnetsiz ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.
Davacı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu 28/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile.
Davalıların ... sistemine kaydolunması için Davacıdan istediği şirket kurulumu ve firmanın mutad giderleri 2.000 TL, D2 Belgesi, Ulaştırma Bakanlığı Taşıt Kartı, ... üyelik ücreti, Kültür ve Turizm Bakanlığı A Grubu Seyahat Acentası İşletme Belgesi ücreti, Karayolları Motorlu Araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ücreti, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi için 2.000 TL, Araç servis ve bakım, muayene ücreti, Araç Kasko ücreti, Noter ücreti, İBB Yol ve Güzergah Belgesi ücreti, taşıt kira sözleşmesi ücreti için 17.500 TL, Davalıların şart koştuğu araç içi dizaynın yapılması için 2.500 TL,
Araç için ödenen finansman faizi ve değer kaybı için 2800 TL, yoksun kalınan miktar için 100 TL, eksik ödenen komisyon ve alacak bedelleri için 100 TL, toplam 27.000 TL olacak şekilde ıslahının kabulüne, toplam 27.000 TL alacağın, tahakkuk/arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer Davalı ...V. adına yurt dışında olması nedeniyle tebligat çıkartılmadığı ve bu davalı yönünden 17.11.2020 tarihli oturumda takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi zararın tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra. "Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller,davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere. Huzurdaki dava bir Tazminat davası olup davacı, davalıların sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshetmeleri sebebiyle zararlarının olduğunu ve bu zararlarının tazminini talep etmektedir.
Davacıya ait ... plaka sayılı araç 2017 model, ... marka, ... (... D) tipinde minibüs, 24.06.2017 tarihinde 107.198.-TL bedel ile satın alınmış, söz konusu aracın 12.03.2020 tarihindeki ( dava tarihi ) piyasa rayiç değeri ise: 140.000 – 160.000.-TL arasındadır. Buna göre dava konusu aracın, gerek sözleşmenin fesih tarihi/dava tarihi ve gerekse güncel olarak satılması durumunda, davacının herhangi bir zararının olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davadan önce arabuluculuk kurumuna başvurulduğu, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair tutanağın düzenlendiği, bu nedenle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı vekiline 13/03/2020 tarihli 11 nolu ara karar gereği davalı ... ...'nin adresinin Amsterdam/Hollanda olması nedeniyle yurtdışı tebligat işlemlerinin tamamlanması için süre verilmiş, verilen süre içinde davacı tarafça söz konusu işlemler yerine getirilmemiş olup, davacı tarafından da davalı ... ...'ye karşı davaya 17.11.2020 tarihli oturumda devam edilmeyeceği bildirilmiş olduğundan davalı ... ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... ... ... Ltd. Şti.
Yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taraf ile davalı ... ... arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme olmadığı, yine davacı tarafından davalılar ile arasında bulunduğunu iddia ettiği ticari iş görme sözleşmesinin ispatı noktasında dosyaya sunulan yazışmaların ... ... ile yapıldığı, sunulan protokolün ve sigorta poliçesinin ... ... adına olduğu, davalı ... ... ile ... ... arasında imzalanmış ve davalı ... ...'in ... ...'nin temsilcisi olduğunu gösterir herhangi bir sözleşme veya delil sunulmadığı,
bu nedenle davacı tarafından davalı ... ... ile arasında bulunduğu iddia olunan sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığından bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile Davalı ...V. adına açılmış dava 17.11.2020 tarihli oturumda açılmamış sayılmasına karar verildiği halde 3 aylık yasal sürede yenilenmediğinden HMK 150. 5 – 6 Md uyarınca açılmamış sayılmasına, Davalı ...
Ltd Şti hakkında açılmış bulunan davanın reddine, karar verilmiştir.
Bu karar davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 2022/492 Esas, 2024/1386 Karar sayılı 03/10/2024 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamında özetle ; "....
ATM'nin ... sayılı dosyasında ... mobil erişimin engellenmesine ilişkin tedbir taleplerinin reddine, 16.10.2019 tarihli nihai karar ile haksız rekabetin tespiti ile rekabetin ref'i ve menine, erişimin engellenmesine karar verildiği, İstanbul BAM 13. HD'nin 11.12.2020 gün 2020/1717-1470 sayılı ilamı ile ... ile yapılan taşımanın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile rekabet eylemlerinin ref'i ve menine karar verildiği, internet sitesine erişimin engellenmesi talebinin yargılama sırasında ihtiyati tedbir olarak istendiği ve reddedildiği,
bunun netice-i talep olmayıp geçici hukuki koruma niteliğinde olduğu ve erişimin engellenmesinin hükmün infazı sırasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kararın sadece bu kısım yönünden kaldırıldığı, Yargıtay 11. HD.'nin 23.01.2023 gün 2021/2604 E. 2023/450 K. sayılı ilamı ile haksız rekabetin tespit ve ref ine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 6.HD'nin 19/09/2023 gün 2022/4763 E. 2023/2833 K. sayılı emsal ilamında "... mobil uygulaması, davacıya kendi aracını kullanarak taşıma hizmeti sağlayabilmesi için bir platform sunmaktadır. Davalının da kabulünde olduğu üzere, davalının faaliyet alanı, dava dışı ...ye pazarlama ve destek hizmetleri sunmaktan ibarettir.
Bu hizmetler çerçevesinde; davalı, davacı gibi ... mobil uygulamasına kayıt olup yolcu taşıyan kişilerden ve yolculardan gelen sorulara müşteri destek hizmetleri sunmuş, ofis yönetim hizmetlerini gerçekleştirmiş ve operasyon destek hizmeti sağlamıştır. Davalı ile dava dışı ...arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, sözleşme ilişkisinin bulunduğu fiili durumdan anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece davalılar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı Yargıtay emsal içtihatları ile de kabul edildiğinden, işin esasına girilerek; davacı tarafça davalılar ile yazılı bir sözleşme olmadığı ileri sürüldüğünden, davalıların davacıya herhangi bir taahhütleri olduğunun ispatlanamadığı, davacının ... sistemine ... tarafından istenilen standartlar sağlanarak ve riskler kabul edilerek serbest iradesi ile dahil olduğu,
mahkeme kararı nedeniyle davalılardan fiilen ve hukuken sürdürülmesi imkansız hale gelen faaliyeti yasaya aykırı şekilde sürdürmelerinin beklenemeyeceği hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 09/10/2025 tarihli 9 sayfadan ibaret raporunda özetle;" Aracın satın alınması sonucu koltuk adedinin 9+1’e çıkarılması, deri koltuklar takılması, Seramik film kaplanması ve Camların film ile kaplanması aracın ikinci el değerini artıran unsurlar olup aracın satılması aşamasında Davacının zarara uğramadığı sonucu ve kanaatine varılmıştır.
Yapılan piyasa araştırması sonucu araca kazandırılmış bu ilave özelliklerin aracın piyasa rayicine ortalama %20 civarı değer kazandıracağı sonucu ve kanaatine varılmıştır. Mali ve finansman konularda uzmanlığımız olmadığı için Araç alımında finansman gideri olarak ifade edilen 30.000 TL’nin zarar olup olmadığı yönünde hüküm kurulmamıştır.
Aracın dizaynı için yapılan 30.000 TL masrafla ilgili olarak; aracın kullanım ve konforu için yapılmış olan tasarım unsurları olup aracın piyasa rayiç değerini artıracağı için Davacının zararı olarak görülmesinin yerinde bir karar olmayacağı sonucu ve kanaatine varılmıştır.
Vergiler, araç bakımı, teknik arızalar ve muayene bedelleri için yapılan 27.208,86 TL lik masrafların aracın sağlıklı ve arızasız yürümesi için yapılan mutad ve zorunlu harcamalar olması sebebiyle zarar olarak görülmesinin yerinde olmadığı, araca bakımlı araç özelliği katacağı için aracın rayicine değer katacağı sonucu ve kanaatine varılmıştır.
Şayet Sayın Mahkeme Davacının 6 ay boyunca araçtan mahrum kalma süresini makul bulursa ve Davacının 6 aylık süreyi ve gelir kaybını miktar olarak bilgi ve belgelerle delillendirmesi sonucunda Kazanç Kaybı hesabı da yapılabilecektir. " şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 18/02/2026 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle. "Davacı dava dilekçesinde aracı 24.8.2017 tarihinde 107.198 TL fiyatla satın aldığını beyan etmektedir. 134.406,86 TL'ye satın aldığını iddia etmekle üzerine yaptığı 27.208,88 TL lik masrafları ekleyerek alım bedelinin 134.406,86 TL olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Aracın alım bedelinin üzerine yapılan masrafların konularak rayiç belirlenmesi uygun olmayıp, yanıltıcı olacağı kanaatine varılmıştır. Piyasa teamülleri gereği ve ikinci el araç rayiç tespit teamülleri gereği Araç rayiçleri belirlenirken döviz kurları, asgari ücret artışları ve Tüketici/Üretici fiyat endeksleri kullanılmamaktadır.
Ancak yine de fikir vermesi bakımından aracın alım tarihindeki bedeli ile dava tarihindeki bedeli arasındaki farkı ve rayici görmek için hesap yapıldığında, 12.3.2020 dava tarihindeki rayicin enflasyon hesabıyla 154.886,24 TL olduğu ve kök raporda tespit edilen 158.880 TL rayice çok yakın bir rayiç olduğu anlaşılmakla kök raporda belirlenen rayice dair kanaatimizde bir değişiklik olmamıştır.
Davacının ...’den elde ettiği gelire dair Dava dilekçesi ekinde bilgi ve belgeye rastlanmadığı için mahrumiyet bedeli hesaplanamamıştır." şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı vekili tarafından ... sistemine katılmak için araç alımı yaparak ... ...'e başvurup gerekli belgeleri hazırlayıp bildirilen standartları sağlayarak ... sistemine dahil olduğunu, 10.10.2017 ile 31.05.2019 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarara uğradığını belirterek eldeki davayı açmıştır.
Davalı tarafça, ... ...'in ... tarafından ...'ye pazarlama ve destek hizmeti için kurulduğu ve ... hizmetinin .... ATM'nin ... E. sayılı dosyası nedeniyle faaliyette bulunmasının hukuken imkansız hale geldiği belirtilmiştir.
....
ATM'nin ... sayılı dosyasında ... mobil erişimin engellenmesine ilişkin tedbir taleplerinin reddine, 16.10.2019 tarihli nihai karar ile haksız rekabetin tespiti ile rekabetin ref'i ve menine, erişimin engellenmesine karar verildiği, İstanbul BAM 13. HD'nin 11.12.2020 gün 2020/1717-1470 sayılı ilamı ile ... ile yapılan taşımanın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile rekabet eylemlerinin ref'i ve menine karar verildiği, internet sitesine erişimin engellenmesi talebinin yargılama sırasında ihtiyati tedbir olarak istendiği ve reddedildiği,
bunun netice-i talep olmayıp geçici hukuki koruma niteliğinde olduğu ve erişimin engellenmesinin hükmün infazı sırasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kararın sadece bu kısım yönünden kaldırıldığı, Yargıtay 11. HD.'nin 23.01.2023 gün 2021/2604 E. 2023/450 K. sayılı ilamı ile haksız rekabetin tespit ve ref ine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 6.HD'nin 19/09/2023 gün 2022/4763 E. 2023/2833 K. sayılı emsal ilamında "... mobil uygulaması, davacıya kendi aracını kullanarak taşıma hizmeti sağlayabilmesi için bir platform sunmaktadır. Davalının da kabulünde olduğu üzere, davalının faaliyet alanı, dava dışı ...ye pazarlama ve destek hizmetleri sunmaktan ibarettir.
Bu hizmetler çerçevesinde; davalı, davacı gibi ... mobil uygulamasına kayıt olup yolcu taşıyan kişilerden ve yolculardan gelen sorulara müşteri destek hizmetleri sunmuş, ofis yönetim hizmetlerini gerçekleştirmiş ve operasyon destek hizmeti sağlamıştır. Davalı ile dava dışı ...arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, sözleşme ilişkisinin bulunduğu fiili durumdan anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı tarafça davalılar ile yazılı bir sözleşme olmadığı ileri sürüldüğünden, davalıların davacıya herhangi bir taahhütleri olduğunun ispatlanamadığı, davacının ... sistemine ... tarafından istenilen standartlar sağlanarak ve riskler kabul edilerek serbest iradesi ile dahil olduğu, mahkeme kararı nedeniyle davalılardan fiilen ve hukuken sürdürülmesi imkansız hale gelen faaliyeti yasaya aykırı şekilde sürdürmelerinin beklenemeyeceği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile de davacının zarara uğradığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer Davalı ...V. adına yurt dışında olması nedeniyle tebligat çıkartılmadığı ve bu davalı yönünden 17.11.2020 tarihli oturumda takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmamıştır.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/724, K. 2026/354, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama