KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/200 Esas
- Karar no
- 2025/501
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/03/2025
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; tarafının ... numaralı hattı yaklaşık 1 senedir kullandığını, 18/03/2025 tarihinde bir avukatın tarafını arayarak "İcranız var, polis ile geleceğiz, ödemelerinizi bir an önce yapın, aksi halde polis ile kapınıza geliriz" şeklinde beyanda bulunulduğunu, durumun psikolojik baskısı etkisi ile 18/03/2025 tarihinde 21.662,55-TL ödeme yaptığını, daha önce de 15.000,00-TL ödeme yaptığını, avukatın ödeme yapıldığını bildirdiği halde icra takibi başlatacağını öğrendiğini, bu hususta maddi ve manevi zararının oluştuğunu,
son olarak yaptığı ödemelerin fazla olduğunu ve fazla olan bedelin tarafına iadesinin gerektiğini iddia ederek; alacağının tespitini ve tarafına iadesini, maddi ve manevi zararının karşılanmasını, tazminat talebinin kabulünü, mahkeme masraflarının davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
-... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 25/03/2025 tarihli davacı asilin gerçek kişi ticari kaydının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 24/03/2025 tarihli davacı asilin potansiyel vergi numarasına sahip olduğu ve ticari faaliyet kaydının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı -...Sanatkarlar Odaları Birliği'nin 27/03/2025 tarihli davacı asilin esnaf kaydına rastlanılmadığını bildirir müzekkere cevabı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nın 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.
Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı nezdinde tacir araştırması yapıldığı, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, ...
Vergi Dairesi Müdürlüğü ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nden gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir sıfatını haiz olmadığının anlaşıldığı, davacının tacir olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı, davacının anlatımına göre ileri sürülen aboneliğin niteliği kapsamında talebin tüketici işlemi boyutlarını aşmadığı, aboneliğin şahsi kullanım sınırlarında kaldığı, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi iteliğinde olduğu anlaşılmakla; uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı,
bu aşamada arabuluculuk dava şartına dair eksikliğin Mahkememizce değerlendirilemeyeceği, davaya bakmaya Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle, davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/200, K. 2025/501, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama