KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- Esas no
- 2025/662 Esas
- Karar no
- 2026/283
- Dava
- Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 30/06/2018
Karar Metni
1.209 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili nezdinde 09/11/2011-09/11/2012 tarihli ... numaralı Maksimum Kasko Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın, davalının sorumluluğunda bulunan ve çalışma nedeniyle uyarı levhası bulunmayan alana çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin 6.750,00-TL hasar bedeli ödediğini, davalının yolun güvenliğini sağlamaması nedeniyle hasardan sorumlu olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; İtirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, esasa ilişkin olarak; dava konusu kazada sorumluluğun ... İlçesi ... bulvarının ana arterde olmaması nedeniyle müvekkilinde değil ilçe belediyesinde olduğunu, diğer yandan dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücünün 2918 sayılı KTK'nın 52. Maddesini ihlal ederek kişisel kusurunun olduğunu iddia ederek; davanın esas ve usulden reddini, husumet itirazlarının kabulünü, aksi halde davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
İstinaf Kaldırma Kararı; Mahkememizin; 29/04/2019 tarih, 2018/... E. Ve 2019/... K. Sayılı gerekçeli kararı ile; 15/08/2017 tarih ve 694 sayılı KHK'nın 8. maddesi ile eklenen 2004 sayılı İİK'nın 42/son maddesi ve aynı KHK'nın 9. maddesi ile eklenen İİK'nın geçici 13. maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacı vekilinin 16/12/2021 tarihli istinaf dilekçesini sunduğu,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin; 12/07/2025 tarih, 2022/186 Esas 2025/1116 Karar sayılı karar ilamı ile, Mahkememizin Mahkememizin; 29/04/2019 tarih, 2018/... E. Ve 2019/... K. Sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin Kaldırma Gerekçesinde; "(...) Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 110. maddesi ise “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.
Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” şeklindedir. (...) davanın görüm ve çözüm yeri adli yargıdır.
Hal böyle olunca da Mahkemece, davaya bakma hususunda görevli olup olmadığının da değerlendirilmesi görevsiz olduğu kanaatine varılması halinde dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi, görevli olduğu kanaatine varılması halinde davalı idare yönünden işin esasına girilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a/4 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 6.750,00-TL asıl alacak ve 763,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.513,95-TL borcun ödenmesi amacıyla 10/06/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 19/06/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24/06/2013 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Makine Mühendisi/Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi ile Karayolları Uzmanı/Trafik Güvenlik Mühendisi Bilirkişinin 03/03/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum kuruluş veya yüklenici firmanın ise %75 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... adına kayıtlı ve davacı sigorta şirketi nezdinde İMMS sigortası ile sigortalı ... plakalı otomobil ... 2007 model gri renkli, 83.313 km’de 02.07.2007 tescil tarihlidir. Kaza kaynaklı araçta meydana gelen hasar bedelinin 9.000,00-TL + KDV olduğu, yapılan araştırmalarda ... Müdürlüğü ile yapılan sözlü görüşmelerde dava konusu yolun İstanbul ... Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
-.... İcra Müdürlüğü'nün 2013/... sayılı icra dosyası -İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E. ve 2019/... K. sayılı dosyası -İstanbul ... Belediye Başkanlığı'ndan gelen; dava konusu adresin ... ilçe Belediyesi sınırında kaldığını bildirir müzekkere cevabı -... Belediye Başkanlığı'ndan gelen; dava konusu adresin ilçe belediyesi sınırlarında olmadığını ve adreste kaza tarihinde çalışmalarının olmadığını bildirir müzekkere cevabı -... Belediye Başkanlığı'ndan gelen; dava konusu adresin İstanbul ... Belediyesi sınırlarında olduğunu ve adreste kaza tarihinde çalışmalarının olmadığını bildirir müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının, ödediği bedelin zarara sebep olan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının iddiası, davalı idarenin yol çalışması yapılan dava konusu adreste gerekli güvenlik ve uyarı önlemlerinin almadığı ve bu nedenle dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu üzerinedir. Davalı ise dava konusu trafik kazasının meydana geldiği mahalin sorumluluk alanlarında bulunmadığını savunmaktadır.
Halefiyet başlıklı TTK'nın 1472. maddesi "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindedir.
Davacı sigortalısının kaza geçirdiği mahallin kimin sorumluluğunda olduğu, kazadaki kusurluluk durumu, yapılan ödemenin yerindeliği hususunda bilirkişilerden rapor alınmış ve davacı sigortalısının %25 oranında kusurlu olduğu, çalışma bulunan mahallin davalı ...
Belediyesi sorumluluğunda bulunduğu, karayolu çalışmasının yeterli işaretçi ile tedbir alınmadan yapıldığı, kazanın bu şekilde meydana gelmesinden ve zarardan davalının %75 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihi ve o tarihteki piyasa rayiçleri itibariyle davalı sigortalısı için yapılan 9.000,00 TL'lik ödemenin kaza ile uyumlu olup kadri maruf olduğu tespit edilmiştir.
Aynı kusurluluk tespiti kaza tespit tutanağında da yapılmış ve davalının yol çalışmasına rağmen gerekli uyarıcı işaretleri yeterince kullanmayıp tedbir almadığı, kazaya asli oranda sebebiyet verdiği anlaşılmış, denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Dolayısıyla zarar gören sigortalısının haklarına halef olan davacının ödediği 9.000,00 TL'nin %75 kusur karşılığı olan 6.750,00 TL'yi davalıdan rücuen talep etmekte haklı olduğu, takibin de bu miktar üzerinden ikame edildiği, davacının 08/03/2012 ödeme tarihi ile 10/06/2013 takip tarihi arasındaki temerrüt süresi için yasal faiz oranı üzerinden talep edilen işlemiş faiz miktarının yerinde olduğunun basit bir hesapla anlaşılabildiği, dolayısıyla davalı itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Davacının haksız fiile dayalı alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/662, K. 2026/283, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama