KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Esas no
- 2025/813 Esas
- Karar no
- 2026/240
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 19/03/2025
Karar Metni
1.522 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle. Müvekkili sigortalısı davalının ... Plaka sayılı aracının 04.11.2023 tarihinde ... poliçe numarası ile sigortalandığını, davalının 26.04.2024 tarihinde seyir halindeyken ... ilçesi ...
Mah. ... sokaktan ... sokağa doğru sağa dönüş yapacağı esnada İhlas sokata park halinde bulunan ... plakalı aracın arka kısmına ve daha sonra binaya ardında yine park halinde olan ... plakalı aracın ön kısmına çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davalının kazada %100 kusurlu olduğunu, hastane raporlarından davalının alkollü olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin kaza sonrasında 36.000,00-TL tazminat ödediğini, işbu miktarın davalıdan tahsili amacıyla iddia ederek; ....
İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Görevsizlik; .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01/10/2025 tarih, ... Esas ve 2025/... Karar sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2025/813 esas sırasında kaydının yapıldığı anlaşıldı.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 36.000,00-TL asıl alacak ve 1.017,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.017,86-TL borcun ödenmesi amacıyla 19/09/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 28/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/09/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Nöroloji Uzmanı, Aktüerya Uzmanı ve Makine Mühendisi/Adli Trafik Uzmanı Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 16/02/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "... plakalı araç sürücüsü davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, kaza sırasında davalı sürücünün sadmesine maruz kalarak hasarlanan ve olay sırasında park halinde olan ... plakalı 2021 model Hyundai aracın sürücüsü ile ... plakalı ... adına kayıtlı araç sürücülerinin olaya sebebiyet verecek ve olayın meydana gelmesinde etken herhangi bir kusurlarının olmadığı,
... plakalı ... adına kayıtlı, ... marka 2011 model araçtaki hasarın vergiler dahil 39.619,50-TL olduğu, 4- ... Plakalı ... Turizm San ve Tic Ltd. Şti. adına kayıtlı, Hyundai
marka 2011 model araçtaki hasarın vergiler dahil, 73.440,00-TL olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
-.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; trafik kazası tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, alkol testine ilişkin hastane evrakları, ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sureti, eksper raporu, 4.540,18-TL bedelli fatura ve dekont, 12.951,31-TL bedelli fatura ve dekont, 408,00-TL bedelli fatura ve dekont, 18.100,00-TL bedelli dekont, -Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen davacı aracına ait tramer kayıtlarını içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında hak sahibine ödenen tazminatın alkollü araç kullanma sebebine bağlı olarak sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4. maddesi uyarınca; tazminat yükümlüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu rücu hakkı, kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacı, bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmesi kuralından kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmekte olup, sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Poliçe tarihindeki Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi VEYA kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Davacı, ZMMS kapsamında sorumluluğunda bulunan davalı aracının, sokak arasındaki manevrası sırasında park halindeki çarpmasından dolayı dava dışı zarar görene yaptığı 36.000,00 TL'lik poliçe limitini tüketen ödemenin tahsilini ilamsız takip yoluyla talep etmektedir. Davalı ise cevap dilekçesi sunmamıştır.
Kazanın maddi hasarlı bir kaza olduğu, olaya dahil olan farklı bir kusurluluk durumunun bulunmadığı, rücu sebebinin bulunmadığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, alkolün yasal sınır üzerinde olduğunun resmi görevli polis memuru tutanağı ile sabit olduğu, kazanın sigortalı araç sürücüsünün münhasıran alkollü olmasından dolayı gerçekleştiği, sokaktaki hızlı olmayacak manevra ve promil miktarı karşısında başkaca etkenin ortaya çıkmadığı, 3. kişiye yapılan ödemenin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği,
ister maddi hasarlı olsun ister bedeni hasarlı olsun, rücu nedenine dayalı alacağın ileri sürülmesinin mümkün olduğu (İstanbul BAM, 8. HD., 24/03/2025 tarih, 2021/2340E., 2025/464K) dolayısıyla ZMMS kapsamında yapılan ödemenin sigortalıdan rücusunun mümkün olduğu anlaşılmıştır.
36.000,00 TL asıl alacağın 2, 7 ve 12/08/2024 tarihlerinde tedarikçilere parça parça ödendiği, bu tarihlerden takip tarihine kadar ayrı ayrı yasal faiz hesabı yapıldığında takipteki 1.017,86 TL'lik işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının haksız olan itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının haksız fiile dayalı alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, alacak ve rücu tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/813, K. 2026/240, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama