KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2026
- Esas no
- 2026/4 Esas
- Karar no
- 2026/81
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 03/01/2026
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile, ...(“Otoyol”)’nun işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütüldüğünü, Davalı-Borçluya ait; ... plakalı araçlar ile 06/02/2025-02-03/2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verilmekte ise de,
işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Müvekkil Şirketçe. Davalı-Borçlu aleyhine....İcra Müdürlüğü'nün 2025/...
E. Sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olup, Davalı-Borçluya ödeme emrinin 24/09/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak Davalı-Borçlunun, “borcun tamamına, faize, faiz oranına ve her türlü ferilerine” itiraz etmiş olduğunu, İlgili İcra Müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı-borçlunun şirketin "Borcun tamamına, yetkiye, faize, faiz oranına,
her türlü ferilerine" ilişkin itirazlarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalı-borçlu şirketin; takip tarihindeki adresinin izmir ili, karşıyaka ilçesi sınırlarında olması nedeniyle Karşıyaka İcra Müdürlüğününün yetkili olduğu yönündeki yetki itirazının yerinde olmadığını, ancak davalı borçlu şirketçe göz ardı edilen hususun;
davacı/alacaklının seçimine göre icra takibinin hem genel hem de özel yetkili icra dairesinde açılabileceğini, davalı-borçlunun borcun tamamına yönelik itirazlarının asılsız olduğunu, davalı-borçlu şirketin kendi ihmal ve kusurunun sonuçlarından davacı-alacaklının müvekkili şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, ücret ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine ilişkin tesis edilen işlemlerin, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’a uygun şekilde yürütülmekte olduğunu, bu kapsamda başvuranın yaptığı ihlalli geçişlerle ilgili ceza uygulanmasının hukuka uygun olmadığını,
davalının icra takibine konu faize ve borcun tüm ferilerine yönelik itirazlarının da mesnetsiz olduğunu, İİK md. 67/2 uyarınca icra inkar tazminatı şartlarının oluşmuş olup, davalının şirket aleyhine alacak ile birlikte en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalının şirkete ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile, davalının ....
İcra Müdürlüğü’nün 2025/.... sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazının iptali ile, davalının ....
İcra Müdürlüğü’nün 2025/.... sayılı dosyasındaki güncel bakiye oranında borca yetecek kadar olan tüm malvarlığının ihtiyaten haczine, davalı şirketin İİK m. 67/2 md. Uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçlu şirkete yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalının davaya cevap vermediği görüldü.
Davacı vekilinin 15/01/2026 tarihli feragat dilekçesi ile hür iradesi kapsamında davasından feragat etmekte olduğunu, bu nedenle davalı tarafa karşı olan taleplerinden ve davadan feragat ettiklerini, HMK 309 ve devamı maddeleri uyarınca, feragat beyanı nedeniyle reddini talep etmiştir.
Davadan feragat H.M.K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
H.M.K. nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, 15/01/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği, davalının cevap süresi içerisinde davaya cevap vermediği görülmüştür. Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/4, K. 2026/81, 29 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama