KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2019
- Esas no
- 2014/1525
- Karar no
- 2019/66
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/12/2014
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili aleyhine ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... e. Sayılı dosyasından takip başlatıldığını, dosyanın yenilenerek ... e. Sayısına kaydedilen söz konusu dosyada alacaklı konumuna, iş bu davanın davalısı ...
A.Ş geçtiğini, daha sonra ... şirketi davalı şirket ile birleştiğini, müvekkilince söz konusu icra takibinden dosyaya ilişkin hacizler dolayısı ile haberdar olunduğunu, takibe dayanak kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının mevcut olmadığını ve bu nedenle müvekkili aleyhine takip yürütülmesinde hukuka uyar bir yan bulunmadığını, bu nedenlerle söz konusu kredi sözleşmesinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve müvekkili lehine davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş tarafından dava dışı ... Ltd.
Şti firmasına Genel Kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davacı ile dava dışı ... ve ...'in iş bu kredinin müşterek borçlu müteselsil kefilleri olduğunu, dava dışı firmanın lehdarı davacı ...'in keşidecisi bulunduğu 15/09/2008 vade tarihli 100.000-TL bedelli bono tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere devir cirosu ile temlik eden bankaya devir ve temlik ettiğini, bononun vadesinde ödenmemesi sebebi ile protesto olduğunu ve ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haczi kararı alınmak suretiyle .... İcra Müdürlüğünün ... e.
Sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, takip konusu bonoda dava dışı şirketin lehtar olup gerek davacı ve gerekse dava dışı ... ve ...'in keşideci olarak bonoyu tanzim ettiklerini, davacıya gönderilen ödeme emrinin 30/12/2008 tarihinden tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde icra Hukuk Mahkemesine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacının takibe dayanak kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını iddia ettiğini, bu iddiasının Mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava davacının davalıya .... İcra Müdürlüğünün ... e. Sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeni ile borçlu olup olmadığı tespiti istemidir.
Dosyaya getirtilen .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yeni ... e.) sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 100.000-TL asıl alacak ve 7.050-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.050-TL alacağın tahsili amacıyla 30.05.2008 keşide tarihli 15.09.2008 vade tarihli 100.000 TL bedelli bnoya istinaden 18/12/2008 tarihinde 10 örnek nolu kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 23/12/2008 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı icra takibine konu ... A.Ş tarafından dava dışı ... Ltd. Şti firması arasında imzalanan Genel Kredi sözleşmesindeki ve 30/05/2008 keşide tarihli 100.000-TL bedelli senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında bulunmuş, ilgili Genel Kredi Sözleşmesi ve imza incelemesine esas evrak asılları celp edilerek Mahkememiz kasasına alınmıştır.
Mahkememizce dosyanın Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacı ile ürünü olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesine karar verildiği, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin 21/03/2017 tarihli raporunda; " İnceleme konusu bankacılık hizmetleri sözleşmesinde ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu.. " kanaati bildirilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... e. Sayılı dosyasından yine takibe konu 30/05/2008 keşide tarihli 100.000-TL bedelli bononun celp edilerek dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine gönderilmiş, senetteki imzanın davacı ... eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması istenilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin 02/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda; " İnceleme konusu senette ...'e atfen atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı.. " kanaati bildirilmiştir.
Dava, imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı senette yer alan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş olup senedin incelenmesinde senette ...'e atfen atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işlerlik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından senetteki imzasının davacının eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. İmzanın sahteliği mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebilir.
Anılan durum karşısında .... İcra Müdürlüğünün ... e. (yeni... e ve en son ... e.) e. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu müşterek borçlu kefil sıfatı ile 100.000-TL bedelli senetteki imzanın davacı ...'in eli ürünü olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1525, K. 2019/66, 29 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama