KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/327 Esas
- Karar no
- 2019/889
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/05/2016
Karar Metni
1.208 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davalı borçlu ile davacı müvekkil banka arasında 162.500 TL üst limitli Kredi Genel Sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen Kredi Genel Sözleşmesi uyarınca 22.02.2013 tarihinde ... referans numaralı kredi ve bu kredi sözleşmesine ek olarak rehin sözleşmesi akdedildiğini, rehin sözleşmesi uyarınca ...
Müdürlüğü'ne kayıtlı ... plakalı araç üzerine rehin şerhi eklenildiğini, davalı borçlunun kredi geri ödemelerini yapmaması nedeniyle çek yapraklarına ilişkin ticari ilişki 03.03.2015 tarihinde, ... referans numaralı kredi ise 22.02.2013 tarihinde kat edilmiş olup toplamda 53.237,02 TL’nin ödenmesi aksi takdirde borcun tümüyle muaccel hale geleceği ihtarında bulunulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine Ticari Kredi Sözleşmesi (KOBİ) borcu sebebiyle 24.03.2015 tarihinde müvekkil banka adına ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun 15.04.2015 tarihinde asıl alacağa, faize, icra masraflarına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davacının icra takibinin konusunun müvekkil ile arasında 162.500 TL üst limitli Kredi Genel Sözleşmesi'nden kaynaklandığını belirtmiş ise de asıl alacağın belirli ve likit olmadığı gibi bankaların faiz uygulamaları dikkate alındığında gerçek borcun muayyen olmadığını, iş bu davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve 6502 sayılı yasa kapsamında Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu,
alacağın yargılamayı gerektirdiği ve borçlu tarafından belirlenebilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından hükmedilen alacağın likit olduğundan bahisle davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini ve tüm bu nedenlerle öncelikle dava şartı yönünden dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini, davanın esasına ilişkin olarak davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli olması nedeniyle reddedilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce; yargılamanın 03/05/2016 tarihinde ... Esas dosyası ile başlandığı, 18/04/2017 tarihinde görevsizlik nedeniyle dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği, 23/06/2017 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilerek ... Esas sayılı numarasını aldığı ve 09/11/2017 tarihli karar ile görevsizlik nedeniyle dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde merci tayini için İstinaf ilgili dairesine gönderilmesine karar verildiği, merci tayini için ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davacının Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağının davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, ihtarname, kredi sözleşmesi, rehin sözleşmesi, bilgi ve belgeler ile bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosyaya getirtilen ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24/03/2015 tarihinde 8 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 15/04/2018 tarihinde borca, faize, ferilerine, avukatlık ücreti ile icra harç ve masraflarına itiraz ettiği ve davalı borçlunun itirazının süresinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dava dosyası, icra dosyası ve ilgili kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacı alacağının varlığı ve miktarının hesaplanması ile uygulanan faiz yönünden bankacı bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, Bankacı bilirkişi ... tarafından sunulan 11/04/2019 tarihli kök raporu ve 25/06/2019 tarihli ek raporu özetle;
''Davacı bankanın takip tarihi itibariyle çek taahhüt bedeli tazmin kredisi yönünden asıl alacak 21.360,00 TL işlemiş temerrüt faizi 408,81 TL BSMV 20,44 TL olmak üzere toplam 21.789,25 TL olduğu ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %39 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenebileceği,
Taşıt Kredisi yönünden asıl alacak 29.378,84 TL işlemiş temerrüt faizi 2.219,18 TL BSMV 110,96 TL olmak üzere toplam 31.708,98 TL olduğu ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %20,12 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi ile birlikte istenebileceği'' kanaatiyle rapor tanzim etmiştir.
GEREKÇE
Tarafların iddiaları ile toplanan deliller ve usulüne uygun olarak alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının ticari kredi sözleşmesi kapsamında davacıdan kullandığı kredi ve çek ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği, borçlarını ödemediği, davacı tarafça hesabın kat edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu davacı tarafın talep edebileceği miktar ve hakların belirlendiği anlaşıldığından davanın bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/327, K. 2019/889, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama