KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/784
- Karar no
- 2019/977
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/08/2018
Karar Metni
789 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın takip konusu faturaları ödemediğinden aleyhine ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini beyanla, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GERKEÇE
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Delil olarak; icra dosyası, abone işlem dosyası, ...- defter ve kayıtları ile tutanaklar, keşif, bilirkişi incelemesi, kurum kayıtları, tanık deliline dayanılmıştır.
UYAP üzerinden istenilen ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 04/04/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 13/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 20/04/2016 tarihinde ödeme emrindeki borca ve ferilerine itiraz ettiği ve davalı borçlunun itirazının süresinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmış, bilirkişi ... 'ın 02/07/2019 tarihli raporunda sonuç olarak; davalı tarafça takibe konu edilen 25/10/2008-27/12/2008 tutanak tarihleri itibariyle yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı şekilde tüketilmesinin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmesi gerektiği, 25/10/2008 tarihli tutanak için kayıtsız sayaç üzerinde tespit edilen mahalde bilfiil tüketilen 6140 kwh lik toplam tüketim doğrultusunda kaçak tahakkuku hesap edildiği,
27/12/2008 tarihli tutanak için mükerrer (bir önceki) tutanak tarihinden itibaren kayıtsız sayaç tarafından kayıt altına alınan-mahalde bilfiil davalı tarafça tüketilen 2872 kwh üzerinden kaçak tahakkuk hesaplaması yapıldığı, tahakkukların tutanak tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan EPDK 622 sayılı kurul karar hükümlerine uygun oldukları, dava konusu edilen tutanaklar için 3.835,23 TL asıl alacak, 5.277,47 TL gecikmiş gün avans faizi, 949,94 TL faiz KDVsi olmak üzere toplam 10.062,64 TL tutar üzerinden takibin devam etmesini gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmediği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; davalı tarafça 25/10/2008 ve 27/12/2008 tarihlerinde kayıtsız sayaçtan elektrik kullanıldığına dair tutanak düzenlediği ve bu kullanım bedelleri ödenmediği için davacı tarafça icra takibi yapıldığı ve davalı tarafın takibe itiraz ettiği, dosya üzerinden elektrik mühendisi bilirkişiye yaptırılan inceleme sonucu davacının 10.062,91 TL alacağının olduğu, davacı tarafından 10.067,72 TL'sı üzerinden icra takibi başlatılmış ancak mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile 10.062,91 TL üzerinden icra takibinin devam etmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HARÇ BEYANI YARGILAMA GİDERİ (DAVACI)
687,39 TL İLAM HARCI 171,94 TL PEŞİN HARÇ 171,94 TL PEŞİN HARÇ 35,90 TL BAŞVURU HARCI 515,45 TL BAKİYE İLAM HARCI 112,90 TL TEB.MÜZ.GİDERİ 700,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 1.020,74 TL TOPLAM GİDER
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/784, K. 2019/977, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama