KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas no
- 2020/191
- Karar no
- 2020/723
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 12/03/2020
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete fatura ettiği hizmetten dolayı davalı şirketten 1.760,00 TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, Müvekkilinin davalı şirketten söz konusu alacağının tahsili için ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirketin icra takibine karşı kısmi itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, bu sebeple davanın kabulü ile İtirazının iptaline, takibin devamına, Davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin büyük bir şirket olduğunu, Davacı yanın iddia ettiği gibi müvekkili şirkete borçlu olduklarının bilindiğinin ve borca itiraz edilerek alacağın tahsilinin geciktirilmesinin amaçlandığı iddialarının mesnetsiz olduğunu, dava ve takip konusu alacakların mevcut olup olmadığını ve davacı yanın yönelttiği alacak taleplerinin dayanağı hizmetlerin verilip verilmediğinin belirsiz olduğunu, Davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden çeşitli faturalar düzenlendiğini, bu cari hesapta muhtelif faturalar ve yapılan ödemeler yer aldığını,
cari hesaba davacı şirket muhasebesi tarafından da bazı alacak kayıtları girilebileceğini, ancak gerçekte bunun mevcut olup olmadığının tarafların ticari defter ve kayıtların birlikte incelemesi ile ortaya çıkacağını, sonuç olarak;
müvekkili şirketçe davacının yaptığı icra takibine konu miktarda bir borcunun bulunmadığından takibe haklı olarak itirazedildiğini, davacının alacak iddiası ile ilgili müvekkili şirkete icra takibi öncesinde yapılmış usulüne uygun bir ihtar olmadığından BK 117.maddde anlamında temerrüdün gerçeklemesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin işlemiş faize, faiz miktarına, oranına ve sonuç olarak icra takibine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, Davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davalıya verilen hizmet nedeni ile düzenlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, fatura ve cari hesap kayıtları, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.760-TL asıl alacak ve 37,18-TL işlemiş faiz olmak üzere 1.797,18-TL alacağın tahsili amacıyla 06/12/2019 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Mahkememizce Dava, cevap, ibraz edilen deliller tarafların 2019 ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarının ve faizinin belirlenmesine karar verildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından sunulan 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda.
Tarafların ibraz olunan e-defterlerinin, e-defter Beratlarının süresinde oluşturulduğu olduğu, her iki tarafın da ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, Her iki tarafın ticari defterlerine göre de takip ve dava tarihi itibariyle davacının 1.760,06TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının takip konusu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu, Bu nedenle davacının takipteki asıl alacak miktarı olan 1.760,06TL davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varıldığı,
Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda. Merkez bankası verilerinden, 06.12.2019 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %18,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %18,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği kanaati bildirilmiştir.
Dosya kapsamı ile uyumlu bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Bilirkişi tarafından yapılan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerindeki incelemede Her iki tarafın ticari defterlerine göre de takip ve dava tarihi itibariyle davacının 1.760,06TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının takibe konu alacağının dayanağı faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının takip konusu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu anlaşılmakla davalıdan takibe konu fatura tutarı olan 1.760-TL alacağının olduğu kanaatine varılmıştır.
Anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/191, K. 2020/723, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama