KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2021
- Esas no
- 2020/667 Esas
- Karar no
- 2021/334
- Dava
- Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/11/2020
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. Müvekkili şirketin Gayrimenkul Aracılık Hizmeti verdiğini, ... Caddesi, ... İş Merkezi No: ... /Beşiktaş adresindeki yeri maliklerinden kiralama yetkisi aldığını ve davalıya kiraya verilmesinde aracılık ettiğini, taraflar arasında 70.00 TL bedelli kira kontratı tesisini sağladığını, davalı kendi adına kiralayacağını beyan ettiği işyerini kontrat imzalama sırasında kendi adına değil şimdilik yetkilisi olduğu ... Sanayi Tic. A.Ş.
Şirketi adına tesis ettiğini, kiralayanların da kabul ettiğini, ancak 6 ay içerisinde kendisinin tek başına kuracağı ...Sanayi Ticaret Anonim şirketi adına değiştirilme opsiyonunu da kiralayanlardan almış ve durumu kontrada dercetmiş olduğunu, 1 aylık kira bedeli 70.000-TL ücretin 29.000-TL'lik kısmının ilk anlaşma doğrultusunda kendi adına ve davacı şirket yetkilisi ... 'in şahsi hesabına havale yaptığını, bu nedenle sadece kendisinin bizzat davalı olarak gösterildiğini, anlaşma gereğince ödenmesi gereken bakiye 41.000-TL ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, 14 Mart 2020 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiğini,
hiç bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davacı şirketin tellallık alacağı bakiyesi olan 41.000-TL'nin ihtar tarihi olan 14.03.2020 tarihinden itibaren 3.690-TL faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle. Dava dilekçesinde belirtilen kira sözleşmesinin tarafının ... Sanati Ticaret A.Ş. belirtilip davayı müvekkili adına açıldığını, sözleşmede taraf değişikliği opsiyonunun tanınması sözleşmenin tarafının müvekkili olduğunu göstermediğini, sözleşmede taraf ... Ticaret A.Ş. olduğunu, davacının müvekkilinden hiçbir hak ve alacağı olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Müvekkilinin şirketi adına, davacı ile söz konusu ...
Cad. ...
Merkezi No: ... /Beşiktaş adresindeki yeri kiralamak üzere görüşmeler yapıldığını, davacı ile müvekkili arasında aracılık hizmeti gereği 30.000-TL ödeme yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin kapora olarak 1.000- TL'sının elden ödendiğini, kalan 29.000-TL'yi davacı tarafa banka kanalıyla yaptığını, anlaşmanın 30.000-TL üzerinden yapıldığını ve müvekkilinin tüm ödemeleri yaptığını ve herhangi bir borcu olmadığını, davacının belirttiği hakka ilişkin herhangi bir fatura veya müvekkiline göndermediğini belirterek davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinini davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; simsarlık ücreti alacağı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
HMK'nun 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir.
6102 Sayılı TTK'nun 4.maddesinde davanın, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş olması ve anılan Kanun maddesinde belirtilen mutlak ticari davalardan olması gerekmektedir.
Somut olayda uyuşmazlık, simsarlık ücreti alacağı istemine ilişkindir. Davalı tacir olmadığı gibi, eldeki dava da Türk Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Bu nedenlerle davaya bakmaya ticaret mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Yargıtay 13 Hukuk Dairesi’nin 24/09/2019 tarih ve E.2016/10768 K.2019/53471 sayılı kararında “…1-Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine göre dava mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, her iki tarafın da tacir olmadığının anlaşılmasına göre nispi ticari dava da değildir.
Bu nedenle iş bu davada genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğüne ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğuna göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,…” gerekçeleri ile bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
20/05/2021 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/667, K. 2021/334, 20 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama