KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/363 Esas
- Karar no
- 2024/782
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/05/2021
Karar Metni
4.094 kelime·20 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili ... AŞ nin Adana İli, Yüreğir İlçesi, ...mevkiinde bulunduğunu, ...ile çevre kirliliği oluşturabilecek nitelikte olan tarımsal atıklar ve narenciye atıklarının düzensiz depolanmasını engelleyerek hasat sonrası tarladan ve narenciye bahçelerinden toplanan atıkların balyalanarak depolanmasını sağladığını ve bu tarımsal atıkları kullanarak ... yakıtlı enerji üretimini yaptığını,
Müvekkili şirketin bu iş kapsamında gerek santral gerekse santralda enerji üretimi için kullanılacak emtianın hertürlü riske karşı sigortalanması için ... Sigorta ve ...AŞ ile iletişime geçtiğini, bu çerçevede TBK md. 40 hükmü gereği, sigorta sözleşmesinin "CMI (15,041 EUR) + İşveren (918 EUR) + Emtia yangın (52.500 EUR) olarak, Emtia Bedeli : 2.500.000 EUR, Brüt prim: 52.500 EUR, Muafiyet : Her bir yangın hasarında sigorta şirketi toplam hasarın %70’inden sorumlu olacak olup ayrıca hasarın %10’u minimum 1.000.000 TL tenzili muafiyet uygulacaktır. Sel-seylap, fırtına, dolu riskleri teminat harici olarak değerlendirilecek" şartları ile sigorta sözleşmesi akdedildiğini
Kurulan sözleşmeye dayanarak 25.03.2020 tarih... numaralı İş Yerim Güvende Sigorta Poliçesi hazırlandığını ve sigorta sürecinin başladığını, poliçede...Sigorta ve ...A.Ş. Acente sıfatı ile yer aldığını ve acente sıfatı ile hareketle ...A.Ş'ni temsilen poliçeyi imzaladığını,
Sigorta sözleşmesi ve 25.03.2020 tarih ...numaralı İş Yerim Güvende Sigorta Poliçesi karşılığı olarak müvekkilinin 52.500-Euro Ödeme yapmasının planlandığını, müvekkilinin tüm ödemelerini vade tarihine uygun olacak şekilde ödeyerek kendi sorumluluğunu yerine getirdiğini,
02.11.2020 tarihinde sabah saatlerinde ... AŞ İş sahasında bulunan stok sahasının bulunduğu araziye yıldırım düştüğünü, düşen yıldırım sebebiyle (Mücbir Sebep) balyalar alev aldığını ve yangın meydana geldiğini, sorumluların derhal itfaiyeye haber verdiklerini, itfaiye kısa sürede olay yerine geldiğini ve müdahale ettiğini, bu süreçte müvekkili firmanın personellerinin de yangın hatları üzerinden itfaiyeye destek olmuşsa da yangın kontrol altına alınabilmiş ancak tam olarak söndürülmesi teknik olarak mümkün olmadığını, itfaiye raporlarından da anlaşılacağı üzere itfaiye ekipleri 24 saati geçen bir süre boyunca müdahalelerine devam ettiklerini,
Meydana gelen olay derhal ...Sigorta A.Ş'nin doğrudan temsilcisi olan ...Sigorta ve... A.Ş.'ne bildirildiğini ve hasar dosyasının açılışı için ilk etapta tespiti mümkün zararlar mail yolu ile kendilerine iletildiğini, davalının doğrudan temsilcisi olan ve poliçede acente sıfatı ile hareket eden... tarafından aynı gün içinde davalı sigorta firmasına ileteceği yönünde dönüş yapıldığını,
Müvekkilinin talebi üzerine sigortacı...A.Ş. tarafından hasarın tespiti, meydana geliş şekli, sebepleri gibi hususların açığa kavuşturulması amacıyla ...Ekspertizlik Hizmetleri Limited Şirketi’ne ekspertiz raporu hazırlatıldığını, ilgili raporda müvekkili şirketin zararının tespit edildiğini, sigorta eksper raporunda, %30 muafiyet ve sair tüm poliçe hususları gözetilerek yapılan hesaplamada sonuç olarak 18.984,596 TL tazmin talebine karşılık, 11.161.906 TL karşılığı 651.491 EURO tazminat hesaplandığını,
Ekspertiz raporunun ardından yine ...aracılığıyla davalı sigorta şirketi ile iletişime geçildiğini ve zararın tazmininin talep edildiğini, ancak sigorta şirketi bu süreçte zararı tazmin etmeye yanaşmadığını, en son mail sürecinde ve... firma ile sigorta arasında yapılan görüşmelerde müvekkili firmaya 150.000 Euro bir kısmi ve kabul edilemeyecek şekilde sigorta bedelinden bağımsız ödeme de teklif edildiğini,
Bu sebeple sigorta şirketine Üsküdar... Noterliğinin 19/03/2021 tarih ... yevmiye numarası ile bir ihtarname çektiklerini, zararın tazminini talep ettiklerini, ilgili ihtarnameye aynı tarihte yazılı bir red cevabının geldiğini beyanla;
Tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının tam ve eksiksiz belirlenmesinden sonra arttırılmak üzere ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin uğradığı ve sigorta sözleşmesi ile güvence altına aldığı zararının şimdilik 300.000 Euro'sunun TTK 1446. Md hükmünce borcun muaccel olduğu 21/12/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05/12/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile:
Sunulan bilirkişi raporları doğrultusunda müvekkili için talep ettikleri 300.000 EURO belirsiz alacak tazminat taleplerini 401.391,00 EURO arttırarak toplamda 701.391,00 EURO tazminatın HMK md. 107 ve md. 176 maddeleri gereğince borcun muaccel olduğu 21/12/2020 tarihinden itibaren EURO cinsinden mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili şirket tarafından tanzim edilerek Sigortalı Şirkete verilen ...sayılı Sigorta Poliçe Genel ve Özel şartlarının asıl olup, taraflar arasında bağlayıcı olanın, hak ve yükümlükleri düzenleyen poliçe şartları olduğunu, sigorta poliçesinin sigortalı şirket tarafından kabul edilip, poliçede belirtilen genel ve özel şartlara sigortalı tarafından riziko gerçekleşene kadar hiçbir itirazda bulunulmadığını,
Sigorta poliçesi ile açıkta ve sundurma altında olan muhteviyatın teminat kapsamı dışında olduğuna ilişkin itiraz ve değerlendirmelerin de, müvekkili sigorta şirketi ile dava kendisine ihbar olunan brokerlık şirketi arasında yapılan elektronik postalarda, sigorta şirketi tarafından buraya teminat verildiği ve bu özel şartın geçersiz olduğu yönündeki itirazlarını kabul etmediklerini,
Bir an için söz konusu söz konusu açık alana sigorta teminatı verildiği düşünülse bile sigortalı şirketin burada istediği gibi hareket etmiş ek maliyetlere katlanmadan, tüm yasal düzenlemeleri bir kenara bırakarak stoklama yapamayacağını, konunun uzmanları tarafından sahada yapılan tespit ve değerlendirmelerde, sigortalı şirket burayı sadece ...atık stok sahası olarak kullanmadığını, ayrı bir ticari işletme olarak kullandığını, 5 adet kırma makinesi yerleştirdiğini, bunların üçünün faal durumda olduğunu, toplanan ...atıkların bu tarım arazisi üzerinde kırma işlemini yaptığının tespit edildiğini,
Sigortalı... atık depolama alanın ayrı bir ticari işletme gibi işletmekte olduğunun sabit olduğunu, ayrıca tarım arazisi üzerinde bioatık stok sahası kurulması için alınması gereken izin ve başvurular yapılmadan sahanın tamamı ile riske açık bir hale geldiğini, gereken izin ve onaylar alınsa idi yangına ilişkin gereken önlemlerin alınacağının muhakkak olduğunu, davacının kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeni ile yıldırım düşmesi sonucu meydana gelecek zararın local bir bölge ile sınırlı kalmadığını, yangının günlerce sürerek zararın artmasına neden olduğunu,
Ayrıca davacının sigorta poliçesi kapsamında sebepsiz zenginleşme, uğramış olduğu zararın üzerinde tazminat alma çaba ve gayreti içinde olduğunu,Sigortalının gerek kanun gerekse poliçe genel ve özel şartlarını ihlal etmesi gereken yangına karşı tedbirleri almaması sonucu yangının hemen söndürülmesinin mümkün olmaması, günlerce sürmesi,zararın artması, sigortalının bu zararları sigorta poliçesi kapsamında talep etmesinin hukuken himaye görmeyeceğini beyanla; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava sigorta tazminatı alacağı istemine ilişkindir.
Mahkememizce 11/12/2024 tarihli celsede taraflar arasındaki uyuşmazlık:
"02/11/2020 tarihinde çıkan yangın sonucu davacı ...AŞ nin gördüğü zararın ...poliçe numaralı "işyerim güvende" sigorta poliçesi kapsamında HMK 107 gereğince belirsiz alacak olarak şimdilik 300.000 Euro sunun 21/12/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile TTK 1446 md gereğince tahsili istemi,
Davalı sigortacının zararın sigorta teminat kapsamında bulunmadığı, kanuni ve sözleşmeden doğan sigorta beyan yükümlülüklerine davacının uymadığı,İhbar olunan broker şirketinin yasal olarak broker şirketine rücuu olanağı olmadığı savunmasında bulunduğu" olarak tespit edilmiştir.
Mahkememizce 11/11/2021 tarihli ön inceleme duruşması sonunda Davalı tarafın HMK md 107 gereğince belirsiz alacak olarak olarak davanın açılmayacağı nedenine dayalı hukuki yarar dava şartı itirazı; davacı alacağı bilirkişi raporu ile kesin ve belirlenebilir hale geleceğinden reddedilmiştir.
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış ve dosya içerisine alınmıştır.
Davacı tarafça bildirilen tanıklar dinlenmiştir.Bilirkişi ... ve arkadaşlarının hazırladığı 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, tarafların itirazlarının karşılanması bakımından 18/12/2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Davacı vekili dosyaya HMK 293 md gereğince ...tarafından hazırlanan uzman mütalaasını sunmuştur.
Mahkememizce 06/04/2023 tarihli ara kararı ile dosyaya alınan rapor ile davacının dosyaya HMK 293 md gereğince sunduğu uzman mütalaası arasında bulunan çelişkinin giderilmesi bakımından yeni heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve arkadaşlarının hazırladığı 17/09/2023 tarihli ve 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporları alınmıştır. Davalı vekili HMK 293 md gereğince Prof Dr ...tarafından hazırlanan uzman mütalaasını sunmuştur. Bu mütalaa doğrultusunda davalı vekilinin itirazlarının karşılanması bakımından 25/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davalı sigortacı...Sigorta A.Ş. tarafından, davacı sigortalı... A.Ş nin lehdar olduğu, Başlangıç tarihi 25.03.2020, Bitiş tarihi 25.03.2021, Emtia Yangın teminat bedeli 2.500.000,00 Euro, Poliçe numarası ... olan İşyerim Güvende Paket Sigorta Poliçesi nin düzenlendiği,
İşyerim Güvende Paket Sigorta Poliçesine 14 günlük yasal süre içerisinde taraflarca itiraz edilmediği,
Türk Ticaret Kanunu Madde 1423- (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. Hükmü çerçevesinde,
-İşyerim Güvende Paket Sigorta Poliçesi - ... poliçe numaralı
-Genel Şartlarının Madde ve Hükümleri,
-Düzenlenen poliçeye eklenen Ek sözleşme şartlarının madde ve hükümleri ,
-Düzenlenen poliçeye eklenen Kloz ve Özel şartlarının madde ve hükümleri
-Düzenlenen poliçeye eklenen Diğer Şartlar Bölümünün madde ve hükümleri
ile birlikte yürürlükte olduğu
19.11.2020 tarih ve ...-309.03-104086 sayılı ...Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan İtfaiye raporunda sigorta sözleşmesine konu işyerinde çıkan yangının sebebinin özetle; "Olayın çıkış sebebi ve genel durumu: Yangının Muhtemelen; tahmini 70 dönümlük arazi üzerinde bulunan pamuk ve mi saplarından oluşan balyalar üzerine, işyeri sahiplerinin vermiş olduğu giriş kapısı üstündeki yolağzı kamerasının görüntülerinde saat 07:13 itibarıyla gök gürültülü hava doğal afet olan yıldırım düşmesi olayının gerçekleştiği ve daha sonra rüzgarın etkisi ile hızla diğer balya yığınlarına sirayet ettiği kanaatine varılmasının "şeklinde açıklandığı
Levha numarası E08/T0407 olan ... tarafından 26.02.2021 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 22. Maddesi kapsamında düzenlenen ekspertiz raporunda özetle;
"Ekspertiz sırasında stok sahasında bulunan balyalar halinde istiflenmiş balyalar halinde istiflenmiş pamuk ve mısır saplarının büyük bölümünün yanmış olduğu görülmektedir...Stok sahasının üzeri açık olup balya halindeki mısır ve pamuk çöpleri ve ağaç kökleri bu hasada muhafaza edilmektedir. ( rapor ekinde olan olay yeri fotoğrafları) meydana gelen yangın sonucu hasarlanan muhteviyatın ,açık alanda bulunduğu.." nun tespit edildiği görülmüştür.
Davalı sigortacı C...Sigorta AŞ tarafından yangın sonucu meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davacı sigorta lehdarının tazminat talebi reddedilmiştir.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi Prof Dr M...ve arkadaşlarının düzenlediği raporlarda yapılan tespitler;
... ve ark tarafından hazırlanan 17.09.2023 tarihli raporda yapılan tespitler; • Hasarın meydana geldiği tarihin sigorta sözleşmesi dahilinde olduğu, poliçenin özellikli
bir poliçe olduğu, yukarı bölümde izah edildiği gibi kısaca hem yangın sigortası hem Mühendislik sigortalarını hem de sorumluluk sigortalarını, vb. geniş teminat yelpazeli bir
ürün (... – ...) olduğu, •Sözleşmenin kurulması aşamasında yapılan ve dava dosyasında tamamı bulunan yazışmalardan talep edilen zararlar açısından, davacının işleticisi olduğu üretim tesisin, stok alanında bulunan malların, bu alanlarda bulunan III. Şahıs mallarının ve çevrede bulunanlara sirayet eden hasar sonuçlarının III. Şahıs Mali Mesuliyet teminatı açısından
temin edildiği, meydana gelen hasar sonucu oluşan enkazın kaldırılması masraflarının teminat kapsamında olduğu,
• Bilirkişi raporu sigorta poliçe üzerinden değerlendirme yapmış ve bu anlamda poliçenin üzerinde belirtilen istisnalar açısından hasarın reddedilmesinin olağan bir durumu
olduğunu belirtmiştir. Bu sigorta teknik değerlendirmesinde sözleşmenin kurulması süreci ve buna dair belgelerin değerlendirilmediği,
• Mütalaada ise, sigorta sözleşmesinin kurulması aşaması incelenmiş ve bunu istinaden kurulma aşamasındaki belirtilen hususlar ile poliçe arasındaki tutarsızlıklara işaret
edildiği,
• Eksper Raporunda III. Şahıs Mali Mesuliyet dahilinde çevre ekili alanlarında hasarların “mücbir sebep” olarak hasar bedeline alınmayışı değerlendirilmesine katılım
gösterilmediği, “böyle bir emtia olmasaydı yangın bu şekilde oluşmayacak ve çevre III. Şahıs Malları etkilenmeyecekti ya da bu derece etkilenmeyeceği” yaklaşımı ile meydana
gelen zararın teminat kapsamında değerlendirilmesine kanaat getirildiği• Yüksek muafiyet (%30 oranında sigortalı ile koasürans – risk paylaşımı ve ayrıca
hasarın %10 muafiyet – tam hasarda sigortalı uhdesinde hasarın %40’ı kalacaktır) ve sigorta ücretinden ve buna ilaveten sigorta sözleşmesinin kurulması aşamasında yapılan
yazışmalardan, sigortacının riskin bilincinde olduğu, açıkta bulunan emtianın “açıkta olduğu şekilde” 2.500.000.-Euro Sigorta bedeli ile temin edildiği, açıktaki muafiyet
notunun sehven format poliçe şartlarından çıkarılmadığı kanaatine varıldığı,
• İhbar edilen Sigorta Brokerinin davacı sigortalının temsilcisi olduğu, ülkemizdeki yaygın uygulamada brokerlik hizmet ücretinin genel olarak sigorta müşterisinden ziyade
Sigorta Şirketinin partajından kurulu acente vasfı ile poliçe üzerinden geçerli komisyon tutarı üzerinden brokerlik gelirinin elde edildiği, Sorumlulukları açısından, Sigortacıya yapmış olduğu yazışmada müşterisinin (davacı taraf) talebini (devredilmek istenen riskler) açıkça belirttiği, mail yazışmalarından
belirtilen fiyat şartlar açısından her 3 tarafında mutabık olduğu (sigorta sözleşmesi kurulması aşaması), Poliçenin düzenlenmesinin hemen sonrasında, Müşterisi açısından (temsilcisi olması sebebi ile) poliçeye yansıtılan şartlarla önceden mail üzerinden anlaşılan şartlar açısından çelişkiler açısından herhangi bir eylemde bulunduğunun dava dosyasında görülemediği,
Ancak diğer taraftan da hasar ihbarı ve eksper çalışmaları sonrasından sigortacının hasarı kısmen ve/veya tamamen ret etmesine bağlı olarak yapmış olduğu yazışmalarda
müşterisi lehine olacak şekilde, sözleşme kurulma aşamasında sunulan şartlarla düzenlenen poliçe arasındaki çelişkileri irdeleyerek müşterisi (davacı taraf) adına/lehine
davalı Sigortacıya yazışmalar yolu ile iletmiş olduğu,
• Eksper raporunda tespit edilen davacının zarar tutarlarının kadri maruf olduğu (hasar tazminatı açısından değil davacının uğradığı zarar açısından)
• İşbu bu sebeplerden ötürü davalı sigortacının davacı sigortalısına ilgili bölümde detaylı hesap edildiği şekilde 701.391 EURO tutarında hasar tazminatı borcu olduğu, eğer
sigortacı tarafından yapılan herhangi bir ödeme yapılmış ise bu ödemenin tenzilinin gerekeceği, kanaatine ulaşılmış olduğu,
Mehmet Özkan ve ark tarafından hazırlanan 25.01.2024 Tarihli raporda yapılan tespitler;
1-Stoksahası olarak kullanılan arazide balya balya, yığın yığın yakacakların depolandığı, depo sahasının etrafının çevrili olduğu, saha çevresinde narenciye bahçeleri ve tarlalar
bulunduğu, stokların yedi (7) ayrı ada halinde ve aralarında 10-15 metre mesafe konularakdepolandığı, su kuyularına bağlı olarak tesis edilen yangın dolapları olduğu,su kuyularından
alınan suyun depolandığı bir tank veya yer altı deposu olmadığı, sahada hidrant sistemlerinin olmadığı, yangına müdahale amacıyla tutulan 1 adet arazöz olduğu,
• Söz konusu stok sahasında yangın zararını azaltmaya ilişkin tedbirlerin alındığı ancak 106 dönüm alan ve ortalama yıllık biokütle atığı (mısır sömeği, pamuk şifi, ağaç kökü vb.)
166.680 ton/yıl kapasiteli olan ve 33.452 ton mevcut bir depolanan ürünün yandığı bir tesisteki kapasite ve miktar göz önüne alındığında, alınan yangın önlemlerinin yeterli
düzeyde olmadığı (hidrant sistemi ve su deposu) ,tesis depolama alanına ait acil eylem planı ve risk değerlendirme raporunun dosya kapsamında yer almadığı,
• Yangın önlemleri alınmış olması durumunda yangının tüm 106 dönümlük alana yayılmadan belirli bir alanda veya stok sahasındaki adada sınırlı kalabileceği anlaşılmıştır.
2-Tarım arazisi üzerine bioatıkların kırma, işleme ve balyalama işlemlerinin yapılması işleminde; • Tesise gelen bitkisel atıklar hammadde depolama alanına indirilerek üretim sürecine
girmeden önce bu alanda depolandığı, daha sonra bir loder vasıtası ile parçalama-öğütme makinesine iletilerek parçalama işlemine tabi tutulduğu, parçalama öğütme işleminde,
1200 devir yapan çekiç-dişler tarafından bitkisel atıkların öğütülerek küçük parçalara ayrılması işlemlerinin yapıldığı ve söz konusu işlemler nedeni ile toprak, çevre ,bahçe ve
ürünlere zarar verecek nitelikte hammaddeler olmaması ve tesiste gerekli tedbirlerin alınması nedenleri ile zarar verecek herhangi bir hususun tespit edilmediği,
• Depolama sahası üzerinde aktif paratoner sistemi olduğuna dair, sahadaki metal aksamların topraklandığına dair, topraklama kontrollerinin düzenli olarak yapıldığına dair
dosya kapsamında herhangi bir evrakın tespit edilmediği, Franklin Çubuğu, Faraday Kafes gibi diğer yıldırımdan koruma önlemlerinin alındığına dair herhangi bir hususun tespit
edilmediği,
• ...atık depolama, kırma, işleme ve balyalama faaliyetleri için gerekli izinleri alması durumunda ;yangına ve yıldırıma karşı gerekli İSG önlemleri, yangın güvenliği hususunda
ek önlemlerin ve ihtiyaçların olacağı dosya kapsamında anlaşıldığı, 3-Hasarın meydana geldiği tarihin sigorta sözleşmesi dahilinde olduğu, poliçenin özellikli
bir poliçe olduğu, yukarı bölümde izah edildiği gibi kısaca hem yangın sigortası hem Mühendislik sigortalarını hem de sorumluluk sigortalarını, vb. geniş teminat yelpazeli bir ürün(... – ...) olduğu,
• Sözleşmenin kurulması aşamasında yapılan ve dava dosyasında tamamı bulunan yazışmalardan talep edilen zararlar açısından, davacının işleticisi olduğu üretim tesisinin,
stok alanında bulunan malların, bu alanlarda bulunan III. Şahıs mallarının ve çevrede bulunanlara sirayet eden hasar sonuçlarının III. Şahıs Mali Mesuliyet teminatı açısından
temin edildiği, meydana gelen hasar sonucu oluşan enkazın kaldırılması masraflarının teminat kapsamında olduğu,
• Bilirkişi raporunda, sigorta poliçe üzerinden değerlendirme yapılmış ve bu anlamda
poliçenin üzerinde belirtilen istisnalar açısından hasarın reddedilmesinin olağan bir durumu
olduğu belirtilmiştir. Bu sigorta teknik değerlendirmesinde sözleşmenin kurulması süreci ve
buna dair belgelerin değerlendirilmediği,
• Mütalaada ise, sigorta sözleşmesinin kurulması aşaması incelenmiş ve bunu istinaden
kurulma aşamasındaki belirtilen hususlar ile poliçe arasındaki tutarsızlıklara işaret
edildiği,
• Eksper Raporunda III. Şahıs Mali Mesuliyet dahilinde çevre ekili alanlarında hasarların
“mücbir sebep” olarak hasar bedeline alınmayışı değerlendirilmesine katılım
gösterilmediği, “böyle bir emtia olmasaydı yangın bu şekilde oluşmayacak ve çevre III.
Şahıs Malları etkilenmeyecekti ya da bu derece etkilenmeyeceği” yaklaşımı ile meydana
gelen zararın teminat kapsamında değerlendirilmesine kanaat getirildiği
4-Yüksek muafiyet (%30 oranında sigortalı ile koasürans – risk paylaşımı ve ayrıca hasarın
%10 muafiyet – bu durumda tam hasarda sigortalı uhdesinde hasarın %40’ı kalacaktır) ve
sigorta ücretinden ve buna ilaveten sigorta sözleşmesinin kurulması aşamasında yapılan
yazışmalardan, sigortacının riskin bilincinde olduğu, açıkta bulunan emtianın “açıkta
olduğu şekilde” 2.500.000.-Euro Sigorta bedeli ile temin edildiği, buna istinaden prim
tahakkuk edildiği, açıktaki muafiyet notunun sehven format poliçe şartlarından çıkarılmadığı kanaatine varıldığı,
• İhbar edilen Sigorta Brokerinin davacı sigortalının temsilcisi olduğu, ülkemizdeki
yaygın uygulamada brokerlik hizmet ücretinin genel olarak sigorta müşterisinden ziyade
Sigorta Şirketinin partajından kurulu acente vasfı ile poliçe üzerinden geçerli komisyon
tutarı üzerinden brokerlik gelirinin elde edildiği, böylesine bir yöntemin onu sigorta acentesi pozisyonuna getirmediği,
5-Sorumlulukları açısın..., Sigortacıya yapmış olduğu yazışmada müşterisinin (davacı
taraf) talebini (devredilmek istenen riskler) açıkça belirttiği, mail yazışmalarından
belirtilen fiyat şartlar açısından her üç tarafında mutabık olduğu (sigorta sözleşmesi
kurulması aşaması),
Poliçenin düzenlenmesinin hemen sonrasında, Müşterisi adına (temsilcisi olması sebebi
ile) poliçeye yansıtılan şartlarla önceden mail üzerinden anlaşılan şartlar arasındaki
çelişkiler açısından herhangi bir eylemde bulunduğunun dava dosyasında görülemediği, Ancak diğer taraftan da hasar ihbarı ve eksper çalışmaları sonrasından sigortacının hasarı kısmen ve/veya tamamen ret etmesine bağlı olarak yapmış olduğu yazışmalarda
müşterisi lehine olacak şekilde, sözleşme kurulma aşamasında sunulan şartlarla
Düzenlenen poliçe arasındaki çelişkileri irdeleyerek müşterisi (davacı taraf) adına/lehine
davalı Sigortacıya yazışmalar yolu ile bu durumu bildirmiş olduğu,
• Eksper raporunda tespit edilen davacının zarar tutarlarının kadri maruf olduğu (hasar
tazminatı açısından değil davacının uğradığı zarar açısından)
• İşbu bu sebeplerden ötürü davalı sigortacının davacı sigortalısına ilgili bölümde detaylı
hesap edildiği üzere 701.391-Euro tutarında hasar tazminatı borcu olduğu, eğer sigortacı
tarafından yapılan herhangi bir ödeme yapılmış ise bu ödemenin tenzilinin gerekeceği,
7-Dava dosyasında ticari defterlerin ibrazının yapılmaması nedeniyle ticari defter
incelemesinin yapılamadığı, ibraz edilenler ile ise, yeterli inceleme yapılamayacağı,
kanaatine ulaşılmış olduğu” ifade edilmiştir. ...ve ark tarafından hazırlanan 24.09.2024 Tarihli raporda yapılan tespitler; 1.İşletmecilik yönünden yapılan değerlendirmelerde;
-Davacı taraf ticari defterlerinde yer alan kayıtların geçerli belgelere dayanan gerçek doğru ve güvenilir bilgilere dayalı olduğu,
-Tasdik yönünden açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Envanter Defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, diğer zorunlu defterlerinin ibraz edilmediği ancak hesaplamalar
açısından gerekli olmadığı,
-Üretim faaliyetleri ile ilgili olarak kullanılan yerin ayrı bir işletme olmadığı, bu hususta ana sözleşme, kapasite raporu ve sicil tasdiknamesinde bir bilgi olmadığı ve ...(...) Elektrik enerjisi üretimde, tarımsal, ormansal, kentsel, hayvansal ve endüstriyel olmak üzere çok farklı kökeni bulunan biyokütlenin, geniş bir alanda ve çok dağınık olarak
bulunması ve homojen özellikte bir yakıt olmayıp, yakma sistemlerinde kullanılması için sahadan toplanması, taşınması, kurutulması, parçalanması, depolanması gibi çeşitli ön
işlemlerden geçirilmesinin gerektiği, özellikle fiziksel ve kimyasal özelliklerinin (boyut, nem, vs.) çok değişken olması, yakıt hazırlama, besleme ve yakma sistemlerinde çok büyük
sorunlara neden olabilmesi hususlar ile; orman ve tarım atıklarından elektrik enerjisi elde etmek için, yapılacak ön işlemler-atıkların araziden toplanması, belirli boyuta kesilmesi,
elenmesi ve depolanması- hususları çok büyük önem taşıması nedenleriyle depolamanın enerji tesisinin hemen yanında veya sürekli besleyebilecek uzaklıklarda olmasında yarar
vardır. Bu ön işlemlerden sonra atıklar enerji tesisine tercihen kuru olarak sevk edilir. Böylece taşıma ve depolama maliyetlerinden büyük oranda tasarruf edilebileceği,
-Yapılan hesaplamalar sonucu 02.11.2020 tarihinde vuku bulan Yangın Öncesi stoklarının 150.İlk Madde Malzeme hesaplarında izlendiği ve hesapların TDHP. yer alan hesaplar
olduğu ve muavin hesaplarının ayrıntılı incelemesi sonucu, 10.11.2020 tarihi itibarıyla
Stoklarının aşağıda dökümü verilen (Tablo-2-) gibi olduğu,
Tablo-2-Yangın Öncesi İlk Madde ve Malzeme Stok Kayıtları (02.11.2020 öncesi)
Davacı tarafından sunulan kayıtlara göre; İlk Madde ve Malzeme Stokları
Tali Hesap No. Miktar(Ton) Tutar (TL)
150.03.01.0001 Pamuk Atıkları 17.467.17 3.493.434.00- 150.03.01.0002 Mısır Atıkları 33.203.48 6.640.695.85-
150.03.01.0004 Orman Atıkları 43.969.63 9.453.471.00-
Toplam 94.640.28 19.587.600.85-
olup, 150.03.01.0004 Orman Atıkları hesabının muavin kayıtlarının sunulmaması nedeniyle doğruluğu teyit edilememiş olup, bu hususta Davacı beyanın kabulü hususunun Sayın
Mahkeme’nin takdirinde olduğu, Yanan Stokların Diğer Stoklara aktarılması açıklaması ile; 3.493.434.-TL ve 6.640.695.85-TL tutarla 157 Diğer Stoklar hesabına kayıtlandığı devredildiği, 2. Kimya Mühendisi Bilirkişi uzmanlık alanında; Dosya kapsamında ek raporda belirtilen hususlardaki sonuç ve kanaati etkileyecek herhangi bir belge ve bulguya rastlanmamış olup ek rapordaki sonuç ve kanaate bağlı kalındığı,
3. Sigorta Sözleşmesi Açısından Değerlendirme; Yangın Sigortası Genel Şartları “B2.Koruma Önlemleri ve Kurtarma” maddesi Sigorta ettireni/Sigortalıyı sözleşme ile temin
olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlüdür demektedir. Yani sigortalı/sigorta ettirenin sigorta
sözleşmesi ile temin edilen riziko adresinde risk gerçekleşmeden önce ve risk gerçekleştikten sonra zararı engelleyecek ya da azaltacak önleyecek önlemleri alma sorumluluğu
bulunmaktadır.
TTK Md. 1429- “(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin
ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür” demektedir.
TTK Md. 1435
“(1) Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.” demektedir.
TTK Md.1448- “(1) Sigorta
ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda,
zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür.” demektedir.
Bu durumda teknik kısımda tespit edilen risk önleme faaliyetlerindeki eksiklik göz önünde alınacak olursa, Sigortacı bu önlemlerin alınmadığı bir riski sigorta etmeyi kabul
etmeyebilir ya da poliçe şartları ve/veya prim hacmini ağırlaştırabilirdi. Yine Yangın Sigortası Genel Şartlarında “Sigortacı, sigortacının tazminatı tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk
ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre ödeyeceği “ belirtilmektedir. Bunun anlamı Sigortalının/Sigorta Ettirenin yükümlüklerini yerine getirmediği ve/veya tam olarak yerine
getirmediği için tazminattan indirime gidilmesi anlamına gelmektedir. Mahkemenin görüşü bu yönde ise, sigortalının/sigorta ettirenin sigortalı
adreste işin özelliğine uygun yeter derecede risk önleme faaliyetlerinde bulunmaması nedeni ile tazminattan %50 indirime gidilebileceği...
Öte yandan, Dövize Endeksli Poliçeler, işletme makine ekipmanın, hammaddenin bedellerinin dövize bağlı olduğu, sigorta sözleşmesi süresi dahilinde kur dalgalanmalarına
karşı eksik sigortayı engellenmek açısından tercih edilmektedir. Yine benzeri bir şekilde dövize bağlı bir kredi ile yapılan yatırımlarda genel olarak kreditör alınan kredi para primi
üzerinden poliçe yapılmasını şart koşabilmektedir. Türk Lirasını koruma kanunun gereği, Dövize endeksli poliçelerde prim, ilgili döviz tutarı
karşılığı Türk Lirası olarak değerlendirilmektedir. Bunun anlamı prim ödemelerinde ilgili ödeme tarihinde tarafların kararlaştıracağı referans banka paritesi üzerinden ödeme TL
olarak yapılabilmektedir. Rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigortacı eğer hasar döviz cinsinden hesap edilmiş ise ödeme tarihindeki pariteler üzerinden TL olarak ödeme
yapabilecektir.
Hasarın oluş tarihi ile hasar tazminatının ödenmesi arasındaki sürenin uzaması durumunda, dövize endeksli poliçelerde hasar tutarı sigorta sözleşmesi para biriminde hesap edilmekte
ve hasar ödeme tarihindeki parite üzerinden TL olarak ödenebilmektedir. Ancak hasar ödemesi hiçbir şekilde Sebepsiz Zenginleşmeye yol açmamalıdır. Kök ve ek raporda Eksper raporunda tespit edilen emtia açısından davacının zarar tutarlarının kadri maruf olabileceği; şöyle ki Eksper sovtaj sonrası hasar tutarını 1.018.108.-
Euro karşılığı 9.945.082,56 TL olarak hesap edilmiştir (02.11.2020 hasar tarihi Euro Parite = 9,7682), İlgili hasar tutarı, heyetimiz bilirkişisi tarafından hazırlanan stok bedelinden
(19.587.600.85- TL) düşüktür (kısmi hasar olması ve sovtaj etkisi ile )
Sonuç olarak;
Davacı sigortalının enerji tesisine bağlı olarak bir (1) km mesafede işlettiği depolama-stok
sahasının; ayrı bir adres ve şube tesis edilmediğinden, poliçe kapsamında işyeri bütünlüğü içinde olacağı, ayrı işyeri olması sonucuna yol açmayacağı,TTK m. 102 ve devamına göre doğrudan temsil yetkisini kullanarak poliçeyi düzenleyen - acente sıfatı ile hareket eden ...beyan ve kabullerine göre; sigortalanan emtia içinde stokların bulunduğunun kabul edildiği,
Stok sahasında yıldırım düşmesi neticesinde çıkan yangın ile oluşan hasarın sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı ( poliçe mesnedi sigorta
sözleşmesinin e-posta yazışmaları kapsamında) mutabakat sağlanan sigorta sözleşmesine aykırı poliçe hükmünün TTK md. 1425/2 hükmüne göre geçersiz olduğu, Stok sahasındaki malın sigorta akdi sırasında alınan fotoğrafları ile sahadaki durumu, depolama usul ve şeklinin, muayene yükümlülüğü kapsamında davalı sigortacı bilgisinde olduğu, bu nedenle 1.000.000 TL tenzili muafiyet ve %30 koasürans muafiyeti ile sigorta güvencesi verildiği, taraflar arasında sigorta konusu risk bakımından tam bir farkındalık sağlandığı,
buna göre sözleşmedeki şartlarda mutabık kalındığı kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunun teknik kısmında tespit edilen risk önleme faaliyetlerinin davacı tarafından tam olarak yerine getirilmediği, bu nedenle Yangın Sigortası
Genel Şartlarında ki
“Sigortacı, sigortacının tazminatı tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk
ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre ödeyeceği " hükmü gereğince tazminattan %50 oranında indirime gidilmiştir.
02.11.2020 hasar tarihi Euro Parite =
9,7682 TL olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının zararı 19.587.600.85- TL olarak hesaplanmıştır.Bu miktardan %50 oranında indirim yapılması ve hasar tarihindeki parite üzerinden tazminat miktarı 1.002.620,79 EURO olacaktır.
Davacı vekili HMK 107 md gereğince verdiği artırım dilekçesi ile 300.000 EURO olan belirsiz alacak tazminat taleplerini 401.391,00 EURO arttırarak toplam 701.391,00 EURO tazminatın muaccel olduğu 21/12/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı taraf bu isteme karşı zamanaşımı itirazında bulunmuştur.HMK 107 md hükmü gereğince artırım ile istenebilecek miktar yönünden zamanaşımı dava tarihinde kesilmiştir.Bu nedenle dava tarihinde zamanaşımı süresi dolmadığından itiraz reddedilmiştir.
Davalı taraf davacının gönderdiği Üsküdar ... Noterliğinin 19/03/2021 tarih...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 21/12/2020 tarihinde temerrüde düşmüştür. Davacının talebi ile bağlı olmak üzere Mahkememizce 701.391,00 Euro nun 21/12/2020 tarihinden itibaren EURO cinsi mevduata kamu bankalarınca uygulanan en yüksek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Başkan · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Üye · ¸e-imzalıdır · Katip · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/363, K. 2024/782, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama