KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Esas no
- 2021/525 Esas
- Karar no
- 2025/125
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/08/2021
Karar Metni
1.330 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davalı aleyhine ....
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, davalı tarafından 19/11/2020 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borca, faiz ve ferilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, taraflar arabuluculukta anlaşamadığını, davalı tarafından yapılan itiraz yersiz, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin %50 hissesine sahip ortağı olduğunu, şirketin diğer ortakları ile aralarında yaşanan anlaşmazlık sonucunda müvekkilinin şirketten fiilen ayrıldığını, davalı şirketin ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden kayyım tayini ve şirketin tasfiyesi konulu davanın yargılamasının devam ettiğini, davalı şirketin diğer ortaklar ve .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyası ile atanan kayyım tarafından yönetildiğini, müvekkilinin şirketi yönetiminde yer aldığı dönemde ve gerekli olan her durumda ve dönemde şirkete nakdi ödemelerde bulunduğunu, bu durumun gerek şirketin ticari defter kayıtlarında gerekse de kayyımın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dava dosyasına sunduğu kayyım raporlarında sabit olduğunu, davalı şirket borca batık hale getirilmeye çalışıldığını, davalı şirket faaliyetine devam etmekte, üretim ve satış yapmakta ancak resmi olarak defterlerine gerçek üretim ve satışı yansıtılmadığını, bu sebeple davalı şirketin daha önce ... ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.
İş sayılı dosyası ile tespit edilen makine ve ekipmanları üzerine haciz niteliğinde ihtiyaten tedbir konulmasını, tüm bu sebeplerle davalı şirketin itiraz edilen alacak üzerinden %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
... markasına sahip müvekkilinin; ... bölgesinde 1960'lı yıllarda ... ailesinin iki oğlu tarafından kurulduğunu, çatal kaşık, bıçak ve mutfak eşyası imalatı, alım ve toptan satışı, ithalat, ihracat ve pazarlamasını yaptığını, ticaret hayatını bugüne dek sürdürdüğünü, ülkemizin tanınmış markalarından biri olduğunu, yakın geçmişte ... ailesinin iki oğlu da vefat ettiğini, şirket bu iki erkek kardeşin çocuklarına yani ailenin 2. Nesline ve aslında amca çocukları olan kuzenlere geçtiğini, her iki ailenin de hisse payları % 50 olacak şekilde eşit olduğunu,
davacı yan kendi aile bireylerinin hisselerini de satın alarak payını şahsi payını % 50'ye yükselttiğini, diğer % 50 pay da amcasının ailesine ait olduğunu, şirketin müdürlüğünü önce uzunca bir süre diğer ailenin büyük oğlu ... ... yaptığını, ardından 2016 yılında davacının ailesinin büyük oğlu olan davacı ... ...'na münferiden müdürlük yetkisi verildiğini, davacının müdürlük yaptığı dönemde iki aile sorunlar yaşamaya başladığını ve anlaşmazlığa düştüklerini,
2018 yılına gelindiğinde davacının müdürlük süresi bittiğini ancak aileler arasında anlaşmazlık baş gösterdiği ve her iki ailenin payları da % 50 eşit olduğu için şirkete yeni müdürü seçilemediğini, şirketin kilitlendiğini, bunun üzerine bir taraf şirkete kayyum atanması talepli dava açarken, davacı yan da limited şirketin fesih ve tasfiyesi davası açtığını, her iki dava birleşmiş ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018 / 727 Es. (Birleşen ....
ATM ...) dosyası ile yargılamanın devam ettiğini, öncelikle bu anılan davanın bekletici mesele yapılmasını, huzurdaki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ile tüm delillerini sayın mahkemeye sunması gerektiğini, ancak davacı tarafça hiçbir belge sunulmadığını, dolayısıyla davacı yanın iddia ve savunmalarını genişletmesine veya değiştirmesine ve dava dilekçesinden sonra yeni delil sunmasına muvafakatinin olmadığını, savunma ve iddialarımız yönünde değerlendirme yapılmasını, ispatlanamayan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dosyasına eklenen T.C. .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı nolu icra takip dosyası incelendiğinde davacı (alacaklı) ...vekili tarafından davalı (borçlu) ... ... SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. aleyhine 12.11.2020 tarihli TAKİP TALEBİ ile; 452.797,94-TL Şirket ticari defler ve muhasebe kayıtları, ... ATM ... E.sayılı dosya kapsamında alacak (İstenen Faiz : Yıllık Reeskont Avans)+452.797,94-TL Toplam Alacağın tahsil tarihine kadar % 13,75 AVANS FAİZİ faiz, masraf ve vekâlet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100 yapılması talebi olduğu, Borçlunun takibe itirazı ile İcra Dairesinin dosya için karar tensip tutanağı ile takibin borçlu yönüyle durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporunda özetle, Mali inceleme bölümünde yer alan “Vergi Dairesinden gelen Kurumlar Vergisi ve beyannamedeki Bilanço verilerinde ana hesaplar ve kümülatif değerler yer almaktadır. KDV ve KDV ba/bs beyannameleri davaya konusu dışında kdv ye konu satışlar, hesaplanan-indirilecek, ödenecek, devreden KDV hesaplamasını içerdiğinden, farklı bir ifade ile ortağa borç, ortağın alacağı hususları tespiti imkânı sunmayacağından raporumuzda tetkik edilmemiştir.
Davacı vekilinin iddiası kapsamında davacının yatırdığı paraların kaynağının şahsi parası olup olmadığı hususunda, davacı tarafından davalı şirkete yatırılan paranın hangi kaynaktan sağlayarak yatırdığı hususunda dosyaya belge sunulmadığından tarafımızca böyle bir tespitte bulunulamayacağı” yönündeki tespitler dikkate alındığında, davacının alacağının ispata muhtaç olduğu yönündedir.
Davacının davalı şirketin %50 ortağı olduğu, 01.03.2016 tarihin 10.02.2018 tarihine kadar yaklaşık iki yıl süreyle dava şirketin münferiden müdürü olarak görev yaptığı anlaşılmıştır. Buna göre tek yetkili müdür olan davacının şirket kayıt ve defterlerin tutulmasından yapılan işlemleri kayıtlara işlemesinden sorumlu olduğu sabittir.
Davacının iddiası davalı şirkete borç verdiği, bu borcun önemli bir kısmının şirket müdürü olmadığı döneme tekabül ettiği, şirket ortak ve çalışanlarına gönderilen maillerin de bu hususu teyit ettiği, davalı şirketin ticari defterlerinde yer aldığı şekliyle dava konusu alacak oranında davalıdan alacaklı olduğu yönündedir.
İhtilaf konusu olan husus davacının dava konusu alacak oranında davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı şirketin hesap hareketlerini sunan dava dışı bankaların (...) davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şti.nin banka hesap hareketleri tetkik edildiğinde davacı ...’nun kendi adı ile para yatırma ve para çekme işlemleri mevcut olduğu, davaya konu dönemler 2016-2017 ve 2018 yıllarında davacı ... tarafından davalı ... ... San. Tic. Ltd.Şti.nin banka hesaplarına kendi ismi ile 558.929,74 TL yatırdığı, kendi ismi ile bankalardan 340.890,36 TL çektiği, Neticeten, davacının firma banka hesabına ödemelerinden (Bankaya yatan 558.929,74 TL) - bankalardan çektikleri (Bankalardan çektiği 340.890,36 TL) düşüldüğünde davacının davalı firmanın hesabına 218.039,38 TL fazla ödemesi olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin (... Esas) sayılı dosyasındaki KAYYIM RAPORLARI birlikte incelendiğinde, ek olarak dosyaya sunulmuş davalı şirkete ait detay mizanlar ve davalı şirketin bağlı olduğu Vergi Dairesine beyan edilmiş davaya konu dönemlerdeki Kurumlar Vergisi beyannameleri, bilançolar birlikte tetkik edildiğinde.
Dava tarihinde sonuç mizan hesaplarında davacı ...’nun 397.742,57 -TL. alacak kaydı olduğunun göründüğü ancak Kayyım raporlarında, ortak ...’nun şirketin %50 ortağı olduğu, şirkette fiili olarak çalışmamasına rağmen sigortalı olduğu, maaş tahakkuk ettirerek şirketten alacaklı duruma geldiği iddiası ile yapılan inceleme sonucu davacının davalı şirketin %50 ortağı olduğu,
01.03.2016 tarihin 10.02.2018 tarihine kadar yaklaşık iki yıl süreyle dava şirketin münferiden müdürü olarak görev yaptığı ve buna göre tek yetkili müdür olan davacının şirket kayıt ve defterlerin tutulmasından yapılan işlemleri kayıtlara işlemesinden sorumlu olduğu sabit olamkla Şirketin Ortaklardan Alacaklar ve Ortaklara Borçlar hesabının bakiyelerin doğru olup olmadığı hususunda dayanak belgeler sunulmadığından bu hesapların doğruluğu bakiye verip vermediği hususunun teyit edilemediği hususunda kanaat sunulduğu tespiti ile buna göre yapılan incelemeler sonucu somut olayda,
davacı iddiası kapsamında davacının yatırdığı paraların kaynağının şahsi parası olup olmadığı hususunda, davacı tarafından davalı şirkete yatırılan paranın hangi kaynaktan sağlayarak yatırdığı hususunda dosyaya belge sunulmadığı ve incelenmiş olan Ticari Defter ve Belge incelemeleri neticesinde Davacı alacağının doğrulanamadığı tespiti sonucu 01.03.2016 tarihinden 10.02.2018 tarihine kadar yaklaşık iki yıl süreyle dava şirketin tek yetkili müdürü olan davacının, şirketin defter ve kayıtlarının tutulmasından,
şirket adına yaptığı işlemleri basiretli bir kişiden beklenen özenle şirketin ticari defter ve kayıtlarına işlenmesinden sorumlu olduğundan davacının dava konusu oranda alacaklı olup olmadığı hususunun net olarak tespit edilememesi ve davacının iddiasının ispata muhtaç halde kalması nedeniyle alacak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/525, K. 2025/125, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama