KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2022
- Esas no
- 2022/285 Esas
- Karar no
- 2022/322
- Dava
- İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/04/2022
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. Müvekkilinin davalının şirketi ... Limited Şirketi arasında ... plakalı ... marka aracın işletilmesinden sağlanan kâr ile ilgili kar payı sözleşmesi yapıldığını, bu anlaşma gereği davalının her ay müvekkiline %50 kâr payını yatırması gerektiğini, müvekkilinin bu nedenle 130.000,00 TL davalıya verdiğini, davalının şirketine ait taraflar arasında ticari ilişkisi kurulmuş olup davalı tarafından ... plakalı ...
Vito marka araca rehin koyulduğunu, davalı tarafından müvekkiline her ay 2.500,00 TL ödenmesi taahhüt edilmiş olup ilk aylar bu paranın yatırıldığını sonrasında yatırılmadığını, sözleşme gereği müvekkilinin rehin alacağı için .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ve ... icra Müdürülüğü'nün 2019/...
Talimat sayılı dosyasından aracın 125.000,00 TL ihale edilerek satıldığını, iş bu ihaleye müvekkilinin girerek aracı aldığını, davalıya olan takip neticesinde geriye kalan alacak için ... Ve Limited Şirketi'ne... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile takibe davalının şirketi için devam edildiğini ancak başka bir malvarlığı bulunmadığı anlaşıldığını ve şirket merkezine haciz için gidiliğinde ...
Ticaret Ve Limited Şirketinin orada olmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine taraflarınca davalıya sözleşmenin kefili sıfatı ile kalan borçla ilgili ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olup davalı tarafından bu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz itiraz ederek takibi durdurduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.
GEREKÇE
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun dördüncü maddesinin "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmünü düzenlediği, 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde.
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir.
Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı taraf tacir olmadığından, adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, malvarlığı haklarına ilişkin olan davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından mahkememizce davanın usulden reddi ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ☪e~imzalıdır.☪ Hakim ... · ☪e~imzalıdır.☪
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/285, K. 2022/322, 18 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama