KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/263 Esas
- Karar no
- 2025/796
- Dava
- İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
- Dava tarihi
- 23/06/2016
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı 3.şahıslar ... müşteri nolu ... ve Pan.San.Tic.Ltd.Şti.
İle bu şirketin ortağı olan ... müşteri nolu ... ve ... müşteri nolu ...'ın davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı bankanın ticari ilişkileri kapsamında bu kişilere çek defterleri verdiğini ve karşılığında ipotek dahil çeşitli teminatlar aldığını, bu kapsamda davacının eşi ...'a ait taşınmazında ipotek edildiğini, zaman içinde davalı bankanın bu müşterilerinin maddi sıkıntı içine girdiğini ve şirketin iflasına karar verildiğinden davalı bankaya ipotekli taşınmazın satılması gerektiğini, taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle satılamadığını,
bu nedenle ... tarafından taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş ise de davalı bankanın alacağı bulunmadığı halde iade edilmediğini iddia ettiği bazı çekler nedeniyle yasal sorumluluklarının doğabileceğinden bahisle ipoteğin kaldırılması için 18.000,00-TL nakdi teminatın depo edilmesini şart koştuğunu, taşınmazı maddi sıkıntı nedeniyle biran önce satmak durumunda olan ... dava yoluyla ipoteğin fekkinin uzun zaman alacağını,
bu durumda alacaklıların yasal yollara başvuracağını ve borçlarının katlanarak artacağını düşünerek davalı bankanın isteğini kabul etmek zorunda kaldığını ve 3.şahıslardan ...'ın eşi olan davacı ... ile davalı banka arasında 22/11/2011 tarihli Mevduat Rehni Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede adı geçen müşterilerin bankaya borcu bulunmadığını, söz konusu çeklerin bankaya ibraz edilmediğini, karşılıksız kalmadığını ve banka mükellefiyet bedeli talep edilmediğinden bankanın çek mükellefiyet bedeli ödeme sorumluluğu doğmadığını,
davalı bankanın sorumluluğunun devam ettiği çek var ise sadece bu çekler yönünden ve çekin ibraz tarihine göre belirlenecek tutarı elinde tutabileceğinden bakiye parayı taraflarına ödemesi gerektiğini, davalı bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı halde dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak rehni kaldırmadığını ve hesaptaki parayı ödemediklerini ve tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile rehnin kaldırılmasına,
mevduat hesabında bulunan paranın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu bloke davacının müvekkil banka ile imzalamış olduğu Mevduat Rehin Sözleşmesi ve 5941 sayılı yasanın 3. Maddesinde düzenlenen bankaların her bir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutardan kaynaklandığını, müvekkil bankanın dava konusu edilen çek yapraklarına ilişkin ödeme yükümlülüğü 30.06.2018 tarihinde sona ereceğini, davacının müvekkil bankaya herhangi bir başvuruda bulunmaksızın huzurdaki davayı açtığını, davanın açılması ile haberdar olan müvekkil banka hesaptaki blokenin 10.340,00-TL'lik kısmını çözdüğünü,
davacının ... numaralı hesabında dava dilekçesinin aksine 18.000,00-TL değil 17.000,00-TL'lik bloke olduğunu, mevduat rehin sözleşmesine konu çeklerin müvekkil bankaya ibraz edilmediğini ve banka sorumluluk bedeli talep edilmemiş çekler olduğundan halen müvekkil bankanın riski devam ettiğini, mevduat rehin sözleşmesine konu 9 adet çek için de müvekkil bankanın 6.660,00-TL'lik banka sorumluluk bedeli ödemesi riskinin devam ettiğini, müvekkil banka tarafından davacı hesabındaki 10.340,00-TL'lik bloke çözülmüş olduğundan huzurdaki davanın 10.340,00-TL yönünden konusu kalmadığını,
davanın konusu kalmayan 10.340,00-TL'lik kısmı yönünden müvekkil bankaya davacının herhangi bir başvurusu olmadığından, yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkil bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen söz konusu çeklerle ilgili zamanaşımına yönelik iddianın gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde bizzat belirtildiği gibi zamanaşımı süresi "ibrazdan itibaren" işlemeye başlayacağını,
karşılıksız çeklerde banka sorumluluk tutarı riski bulunan müvekkil bankanın riski kadar tutarı blokeye alması taraflar arasında rehin sözleşmesine uygun olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın konusu kalmayan 10.340,00-TL'lik kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 9 adet çeke dair 6.660,00-TL'lik devam eden bloke yönünden müvekkil bankanın blokesi rehin hakkına dayalı hakkı olduğundan bu tutar yönünden davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf neticesinde kararımız kaldırılarak mahkememizde yeni esas numarasını almıştır. İstinaf kaldırma kararı ışığında dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Dava: İpoteğin Kaldırılması ve yatırılan bedele ilişkin faiz İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davalı bankanın çeklere Mevduat Rehni Sözleşmesi uyarınca uyguladığı rehnin kaldırılması ve çeklere konulan banka sorumluluk bedeli blokesinin kaldırılması isteminden ibarettir.
Davacı ... ile davalı Türkiye ... arasında imzalanan 22.11.2012 tarihli “Mevduat Rehni Sözleşmesi” ile; dava dışı ... Müşteri No.lu ... ve Pan.San.Tic.Ltd.Şti., ... Müşteri No.lu ... ve ...
Müşteri No.lu ...'a verilen çek yapraklarının banka yükümlülük tutarlarından kaynaklanan gayrinakdi alacak tutarının teminatı için, davacının davalı banka nezdinde 22.11.2012 tarihinde açılan ... no.lu mevduat hesabı üzerine 18.000,00 TL tutarında rehin tesis edildiği, dava tarihi itibariyle davalı bankaya iade edilmemiş durumda olan 9 adet çek yaprağının yükümlülük tutarından dolayı, davalı bankanın 6.660,00 TL gayrinakit alacağı bulunduğu, davacının hesabında blokede tutulan mevduat tutarının ise dava tarihi itibariyle 17.000,00 TL olduğu,
bu durumda, davacının hesabı üzerinde fazladan devam ettirilen bloke tutarının, dava tarihi itibariyle 10.340,00 TL ( 17.000,00 TL — 6.660,00 TL) olduğu ve fazladan blokede tutulan işbu 10.340,00 TL'lık tutarın blokesinin, dava tarihinden sonra 07.09.2016 tarihinde kaldırıldığı,
iade edilmemiş 9 adet çek yaprağının banka sorumluluk tutarından dolayı devam eden 6.660,00 TL'lık ödeme yükümlülüğünün, yasa gereği 30.06.2018 tarihinde sona erdiği ve bu sebeple 17.07.2018 tarihinde hesap üzerinde kalan 6.660,00 TL'lık bloke tutarının da davalı banka tarafından 17.07.2018 tarihinde kaldırıldığı ve davacı tarafından, hesabında kalan 6.660,00 TL'lık bakiyenin 24.07.2018 tarihinde çekildiği görülmekle, yargılama devam ederken rehnin kaldırılması talebinin konusuz kaldığı,
bankanın toplamda 10.340,00-TL'lik kısım için haksız olarak bloke uyguladığı ancak, iade edilmeyen 9 adet çek yaprak bedeline ilişkin olarak davacının ödeme yükümlülüğünün 30.06.2018 tarihinde son bulduğu dikkate alındığında davalı bankanın bu miktar yönünden haklı olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç itibariyle talep konusuz kalmış olsa da haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilecektir.
Öte yandan, çek yapraklarının yükümlülük tutarlarından kaynaklanan gayrinakdi borcun teminatı için davacının hesabında blokede tutulan tutarların, 22.11.2012-17.07.2018 tarih aralığında, yaklaşık 5,5 yıl boyunca nemalandırılmadığı, ayrıca 23.06.2016 dava tarihi itibariyle, iade edilmemiş durumda bulunan 9 adet çek yaprağının banka yükümlülük tutarından dolayı, davalı bankanın 6.660,00 TL gayrinakdi alacağı bulunduğu halde, davacının hesabı üzerinde fazladan devam ettirilen 10.340,00 TL'lık bloke tutarının 07.09.2016 tarihinde kaldırıldığı tespit edilmektedir.
Söz konusu tespitler dikkate alınarak, blokede tutulan tutarlar için davacı tarafından, davalı bankadan faiz talep edilebileceği kanaati oluştuğu, bu sebeple blokede kalan tutarlar için, T.C. Merkez Bankası Faiz İstatistikleri başlığı altında kayıt altına alınan “Bankalarca Açılan Mevduatlara Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranları” üzerinden faiz hesaplanmıştır.
Sayın Mahkeme tarafından raporumuzun benimsenmesi halinde, davacı tarafından davalı bankadan toplam 7.538,87 TL faiz talep edilebileceğine ilişkin bilirkişi raporu da hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/263, K. 2025/796, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama