KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/356 Esas
- Karar no
- 2024/354
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/05/2023
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davalının davacı şirketin ürünlerini sattığını, işbu ticari ilişki davacı şirket nezdinde ... müşteri numarası ile takip edildiğini, davalı davacı şirketten aldığı mal bedellerini ödemediğini, toplam borcunun 625.607,35 TL olduğu, ....İcra Müdürlüğü 2022/... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalı borca itiraz ederek takip durduğunu, bu nedenle itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine % 20' den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklet il meşine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
Davaya konu icra dosyası, cari hesap özeti incelenmiş ardından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava dosyasına eklenen .... icra dairesi 2019/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, 08.12.2022 tarihli örnek 7 olarak düzenlenen İlamsız Takipte Ödeme Emrinin 625.607,35 TL ... müşteri kodlu son cari hesap bakiye alacağı tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır.
Alınan 08/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı' ya ait 2021 ve 2022 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı ...
A.Ş.' ne ait 2022 yılı yevmiye defterinde davalı ... ... ... cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 08.12.2022 TAKİP tarihi itibariyle 625.607,35 TL ALACAKLI, takip talebinin de asıl alacak olarak 625.607,35 TL olduğu, muavin defter dökümü ekte sunulduğu, Davacının alacaklı olarak gözüktüğü faturaların tamamının dava dosyasında var olduğu,
davacı şirketin davalıdan alacaklı göründüğü 625.607,35 TL' nin doğru ve gerçeği yansıttığı, Davacı tarafından 2021 yılında davalıya BA (Alış) formlarını ilgilendiren 55 adet fatura (2021 6.ayında 3 adet fatura 5.000 TL nin altında olduğundan toplam fatura sayısının 58 olarak gözüktüğü) düzenlediği, bu düzenlenen 55 adet faturanın KDV hariç 2.446.846,60 TL olarak davalı şirket tarafından BA (Alış) olarak bildirildiğinden, 2021 yılında düzenlenen tüm faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, Sözleşmenin 4.7 maddesine göre davacının reeskont avans faizi talep etme hakkının var olduğu,
Taraflar arasında var olduğu ihtilafsız olan sözleşmenin 12.maddesine göre "davacının ticari defterleri ve defterlerdeki kayıtları (bilgisayar kayıtları dahil) tek taraflı kesin delil niteliğinde olduğu" yazılı olduğu, İcra takibinin davalıya tebliğinin 21.02.2023 tarihli olduğu, davalı borçlunun ise 27.02.2023 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava, davacının cari hesap alacak bedelinin davalıdan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Delil olarak; icra dosyası, fatura, cari hesap ekstresi, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, dava konusu iddia bakımından yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu davacı şirketin davalıdan 08.12.2022 TAKİP tarihi itibariyle 625.607,35 TL alacaklı, takip talebinin de asıl alacak olarak 625.607,35 TL olduğu, muavin defter dökümü incelendiğinde de davacının alacaklı olarak gözüktüğü, faturaların tamamının dava dosyasında var olduğu,
davacı şirketin davalıdan alacaklı göründüğü 625.607,35 TL' nin doğru ve gerçeği yansıttığı, Davacı tarafından 2021 yılında davalıya BA (Alış) formlarını ilgilendiren 55 adet fatura (2021 6.ayında 3 adet fatura 5.000 TL nin altında olduğundan toplam fatura sayısının 58 olarak gözüktüğü) düzenlediği, bu düzenlenen 55 adet faturanın KDV hariç 2.446.846,60 TL olarak davalı şirket tarafından BA (Alış) olarak bildirildiğinden,
2021 yılında düzenlenen tüm faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, Sözleşmenin 4.7 maddesine göre davacının reeskont avans faizi talep etme hakkının var olduğu ve taraflar arasında var olduğu ihtilafsız olan sözleşmenin 12.maddesine göre "davacının ticari defterleri ve defterlerdeki kayıtları (bilgisayar kayıtları dahil) tek taraflı kesin delil niteliğinde olduğu" yazılı olduğu anlaşılmakla buna göre takibin hesap edilen 625.607,35 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilerek takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2.
maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/356, K. 2024/354, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama