KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/580 Esas
- Karar no
- 2024/205
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/09/2023
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. Müvekkil şirket nezdinde düzenlenmiş olan ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalı ...'ın ... Mah. ...
Cad. .../İstanbul adresinde bulunan ... doğalgaz servis hattına 15/02/2018 tarihinde internet telekom kazı çalışması sırasında hasar verildiğini ve hasar neticesinde maddi zarar meydana geldiğini, müvekkil şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlanan ekspertiz raporuna istinaden meydana gelen hasarın 33.957,81-TL olarak tespit edildiğini ve muhatabına ödendiğini, iş bu asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkil sigorta şirketi TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu,
olay sonucu sigortalıya ait boru hattına meydana gelen zarara ilişkin müvekkil şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı ... LTD. ŞTİ. Yol çalışması sırasında meydana gelen zarardan borçlar kanununun 49 maddesi gereğince sorumlu olduğunu, işbu rücuen tazminat alacağı olan hasar tazminatı bedelinin takip tarihi olan 27/06/2019 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için ...
İcra müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini, bu nedenlerle haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Davacı tarafça dava konusu 15/02/2018 tarihli hasara ilişkin müvekkil şirket aleyhine 27/06/2019 tarihinde takip başlatıldığını, müvekkil şirketin 08/07/2019 tarihinde söz konusu takibe ilişkin yetkiye ve borca itiraz ettiğini, acı şirket ise yetkiye ve borca itirazın ardından 3 yıl 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir icrai işlem yapmadığını ve takibe konu borcun TBK 72. Maddesi gereğince zaman aşımına uğradığını, davacı taraf 12/09/2022 tarihinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunulmuşsa da bu talep borcun zaman aşımına uğramasından sonra yapıldığını, dava konusu hasar adresi sigorta poliçesi kapsamında olmadığını,
bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin sigortalısı ...'ın doğalgaz servis hattında hasar meydana gelmesinde ağır kusuru bulunduğunu, müvekkil şirket usulüne uygun olarak temin edilen ruhsat ve krokiye göre kazı işlemine başladığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine, davacının hukuka aykırı takip nedeni ile dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı nezdinde ticari paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı iş yerinde 15/02/2018 tarihinde davalının meydana getirdiği iddia edilen hasar nedeniyle ödenen hasar bedelinin halefiyete dayalı rücuen tazminine yönelik .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf, zamanaşımı definde bulunmuştur.
Takibe konu edilen alacaklar, tabi bulunduğu zamanaşımı süresine bağlıdır. Davacı, ticari paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1372. maddesinin 1. fıkrasında sigortacının sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği ve sigorta ettirenin oluşan zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.
Takibe konu alacak haksız fiile dayalı olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız eylemlerde zamanaşımına ilişkin 72. maddesi ''Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' şeklindedir.
TBK 157/2 maddesi de ''Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.'' şeklindedir.
Takip hukukunda alacaklının icra dairesine başvurarak yapmış olduğu takip talebi ile zamanaşımı kendiliğinden kesilir. Bunun için borçluya ödeme emri tebliğ edilmesine gerek yoktur. Alacaklı tarafından usulünce yapılan icra takibinde, icra müdürünün bir hatasından dolayı dosya, işlemsiz kalmış olsa dahi zamanaşımı gene kesilmiş olur.
Takip talebi üzerine gönderilen ödeme emrinin şikâyet yoluyla icra mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, takip talebiyle kesilen zamanaşımına bir etkisi yoktur. Yine icra mahkemesinin borçlunun itirazını haklı bularak alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddetmesinin de takip talebi ile zamanaşımının kesilmiş sayılmasına bir etkisi yoktur.
Öte yandan, takip şikâyet üzerine icra mahkemesi tarafından iptal edilirse, iptal edilen böyle bir takip talebi ile zamanaşımı kesilmiş olmaz (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 206. Sarı, M.: Takip Hukukunda Zamanaşımı, Ankara 2016, s. 45, 97).
Yetkisiz icra dairesine yapılan takip talebi ile de zamanaşımı kesilir. Yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi, yetkili icra dairesince geçerli sayılamaz. İİK’nın 66/1. maddesi uyarınca borçlu süresi içerisinde yetki itirazını bildirirse icra takibi kendiliğinden durur. Bu yetki itirazı alacaklı tarafından kabul edildiğinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep eder.
Dosya kendisine gönderilen icra dairesi, borçluya yeni bir ödeme emri gönderir. Borçlunun yetki itirazını kabul etmeyen alacaklı icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep eder.
(Hem yetkiye hem de borca itiraz edildiği takdirde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebileceği gibi, itirazın iptali davası da açılabilir.) Borçlunun yetki itirazına rağmen dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep etmezse, İİK’nın 50 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 20. maddesi uyarınca takip yapılmamış sayılır.
Bu hâlde, takibin yapılması ile kesilen zamanaşımı takibin yapılmamış sayılması ile doğal olarak hükümsüz hâle gelir ( Sarı, s.47).
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde. 15/02/2018 tarihli hasar nedeniyle davacı tarafça davalı şirket aleyhine, .... İcra Dairesinin 2019/...E. sayılı dosyasında 27/06/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 08/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça 08.07.2019 tarihinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği görülmüştür. UYAP'ta ekli ....
İcra Dairesinin 2019/...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, dosyanın 12/09/2022 tarihine kadar işlemsiz bırakıldığı tespit edilmiştir, davacı tarafça bu tarihte yetki itirazı kabul edilerek dosyanın yetkili İstanbul icra dairesine gönderilmesi talep edilmiştir. Dosya 16/09/2022 tarihinde gönderilerek .... İcra Dairesinin 2022/...
Esas numarasını almış ve yetkili icra dairesince yeniden gönderilen ödeme emri ise davalıya 28/05/2023 tarihinde tebliğ edildikten sonra davalı tarafça bu ödeme emrine de 29/05/2023 tarihinde itiraz (borca ve zamanaşımına) edilmiştir. Görüldüğü gibi, 08/07/2019 ilk itiraz tarihi ile yetkili icra dairesine gönderilme işlemi (16/09/2022) arasında icra organınca yapılmış zamanaşımını kesecek nitelikte bir icra takip işlemi bulunmamaktadır.
Yetkisiz icra dairesine yapılan takip talebi ile kesilen zamanaşımında, yetkisiz icra dairesindeki borçlunun kabulü dışındaki hiçbir takip işlemi, yetkili icra dairesince geçerli sayılamayacağından, diğer işlemler de geçerli değildir. TBK 72. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden, TBK 157/2. maddesi delaletiyle zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. (Y.HGK. 2019/17-855 E, 2020/1001K.)
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/580, K. 2024/205, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama