KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/781
- Karar No
- 2025/131
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/708 Esas
- Karar no
- 2025/66
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 31/10/2023
- Karar tarihi
- 29/01/2025
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle.
Müvekkili ile davalının çocukluktan beri arkadaş olduklarını, 1997 senesinde müvekkilinin kendi üzerine olan kooperatif hissesini davalıya devretmesini temin maksadı ile vade tarihi boş olan 01/09/1997 tanzim tarihli 20.000,00 USD bedelli senedi verdiğini, daha sonra müvekkilinin anlaşma gereği kooperatif hissesini davalıya devrettiğini, müvekkilinin senedin iadesini istediğinde davalının senedin yerine hatırlamadığını, müvekkilinin merak etmemesini beyan ettiğini, söz konusu senedin vade tarihinin boş olduğunu 24 yıl sonra davalı tarafça haksız ve usulsüz bir şekilde doldurulduğunu,
senede haksız şekilde yazılan vade tarihinin yok hükmünde olduğunu, zaman aşımı yönünden ise kambiyo senedi vasfını kaybettiğinden bahisle ... 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından başlatılan takip ve söz konusu kapsamında müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle. Müvekkili aleyhine açılan davanın maddi gerçeklere aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ...
24. İcra Müdürlüğünün ...esasında kayıtlı takibin konusunun davacı tarafından tanzim ve imza edilen 20.000 USD bedelli 01/09/1997 tanzim tarihli ve 19/12/2021 vade tarihli bir adet kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedinin kıymetli evrak olduğunu, dava ve takip konusu senet üzerinde " nakten " kaydının yer aldığını, bu sebeple taraflar arasında geçerli bir alacak ve borç ilişkisi olduğunu, müvekkilinin temelde yatan asıl borç ilişkisinin varlığını ve mahiyetini ispat etmek zorunda olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, senet üzerinde tahrifatın olmadığını, bütün yasal unsurları taşıdığından bahisle davanın reddine,
davacı borçlunun %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ... 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde; davacı keşideci ile davalı lehtarın çocukluk arkadaşı olduğunu, "1997 senesinde ... kendi üzerine olan kooperatif hissesini şüpheli ...'na devretmesini temin maksadı ile vade tarihi boş olan 01.09.1997 tanzim tarihli 20.000,00.-USD bedelli senedi davalıya verdiğini, daha sonrasında davacının kooperatif hissesini aralarındaki anlaşma gereği ...'na devrettiğini,
bunun üzerine davacının senedin iadesini istediğinde davalının senedin yerini dahi tam hatırlamadığını ancak evde ya da ofiste bir yerlerde olduğunu belirterek davacıya merak etmemesini belirttiğini ve iade etmediğini" belirterek uyuşmazlığa konu bononun bedelsiz olduğunu, vade tarihinin 24 yıl sonra usulsüz şekilde doldurulduğunu iddia etmiş; davalı yan ise bono üzerinde "nakten" kaydının yer aldığını, davacının borç ilişkisinin varlığını "kooperatif hissesinin devri" şeklinde açıklamakla senedi tadil ettiğini, senette tahrifat olmadığını savunmuştur.
Davacı tarafın, uyuşmazlığa konu bononun vade tarihinin anlaşmaya aykırı olarak 24 yıl sonra doldurulduğu iddiası yönünden; bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlamaya elverişli yazılı delil bildirmediği bu iddianın tanıkla ispat edilemeyeceği dolayısıyla davacının bu iddiasını ispatlayamadığı; bononun tanzim tarihi ile vade tarihi arasında belli bir süre olacağına, başka bir anlatımla süre kısıtlaması bulunduğuna dair hukuksal bir düzenleme mevcut olmadığından bononun vade tarihinin somut uyuşmazlıktaki gibi 24 yıl sonra doldurabileceği bu nedenle davacının bu iddiasının yerinde olmadığı,
Bononun kooperatif hissesinin devri için teminat olarak verildiği iddiası yönünden; bononun teminat olarak verildiği iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacının bu hususta yazılı delil sunmadığı, uyuşmazlığa konu bono incelediğinde, bonoda "nakten" kaydı olduğu,
Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Bedel kaydı, kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratıldığından karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez ancak keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır.
Davacı tarafın 2. Celse de "..Davalı taraf iki tarafın ortak bir tanıdığına ticaret yapıyorlar o kişi davalıya parasını vermiyor. Davacı da bu ikili arasında kalıyor ve ben sana kooperatif hissemi vereyim en azından ilişkiniz düzelsin diyerek bu meseleyi düzeltmek için araya giriyor.
Davalıya ben sana hisse devrini yapacağım bu şimdilik senin elinde güvence olsun diye uyuşmazlığa konu bonoyu veriyor..." şeklinde bayanda bulunarak bonodaki "nakden" ibaresini talil ettiği ve ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davalı tarafın davacının iddialarını kabul etmediği,
davacının hem kooperatif hissesi satıp/mal satıp hem de bonodan dolayı borçlanmasının mantık kuralları ile bağdaşmadığını, bononun tanzim tarihi ile hisse devir tarihinin farklı olduğunu, hisse devir bedeli ile bono bedelinin farklı olduğunu savunarak davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu beyan ettiği, Kooperatif Üyelik Hakkı Devir Sözleşmesi incelendiğinde, bononun tanzim tarihi ile devir tarihinin farklı olduğu, hisse devir bedeli ile bono bedelinin farklı de farklı olduğu, Devir Sözleşmesinde bonoya atıf yapılmadığı dolayısıyla bononun teminat bonosu olduğunun ve bedelsiz olduğunun yazılı delille ispat edilemediği,
davacıya yemin delili de hatırlatıldığı yemin deliline de başvurulmadığı anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine, davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmediği bu nedenle davalının alacağına geç kavuşması gibi bir durum olmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/781, K. 2025/131, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama