KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/245 Esas
- Karar no
- 2024/217
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 07/12/2022
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacının ....
İcra Dairesi 2021/... esas sayılı dosyasında borçlu olarak kayıtlı olan ... ...'nün eşi olduğunu, ev hanımı olduğunu, esası belirtilen dosyada borçlu tarafın üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına istinaden davacıya 06/10/2022 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesi gönderilmiş olduğunu, ancak söz konusu ihbarnamenin TK 21/2 şerhi bulunmadan 01/11/2022 tarihinde muhtara tebliğ olduğundan usulsüz olduğunu, usule uygun tebliğ edilmeyen tebligatlarda tebliğ tarihinin muhatabın söz konusu tebliği öğrendiğinde başladığını, davacının bu ihbarnameyi 23.11.2022 tarihinde öğrendiğini, takibe itiraz ettiğini,
icra takip borçlusu ... ...'nün davacıdan herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, dolayısıyla takip alacaklısı kuruma da borç ödeme yükümlülüğünün olmadığını beyan ederek davanın kabulünü, davacının davalı tarafa bir borcu olmadığının tespitini, davacının hak kaybına uğramaması adına takibin yargılama sonuçlanıncaya kadar davacı yönünden durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, Davacının ev hanımı olmayıp tacir olduğunu, ... Ltd. Şti. adlı şirketin tek yetkilisi olmasından kaynaklı mahkememizin görevsiz olduğunu, ... ...'nün davacının şirketinde sigortalı çalıştığını, dolayısıyla borçlunun davacıdan alacağı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davanın Davacı tarafından davalı alacaklı aleyhine, İİK 89/3 maddesi gereğince borçlu bulunmadığının tespiti talebi ile açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir.
Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gibi açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir."(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/12/2015 tarih ve 2015/7065 Esas, 2015/17162 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4645 Esas, 2020/4139 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir)
Somut olayda; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır.
Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/11/2023 tarihli 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, 2004 sayılı kanunun 89. maddesinin 3. fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin;
davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına dair verilen kesin karar uyarınca,
görev hususunun kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olması nedeniyle mahkemenin görevi yönünden re'sen yapılan inceleme sonucu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati ile davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (İstanbul BAM 44. H.D. DOSYA NO : 2024/101 Esas KARAR NO : 2024/410 sayılı ilamı)
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/245, K. 2024/217, 21 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama