KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi Gerekçeli Kara
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/522 Esas
- Karar no
- 2025/494
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 27/08/2024
Karar Metni
1.802 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde 01.10.2022 tarihinde davalılardan ... tarafından yürütelen iş kapsamında, taşeron firmalar ... ve ... şirketine bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, müvekkilinin Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Devlet nezdinde Kamu İşletmeleri listesinde yer aldığını, müvekkili şirketin, devlet nazarında %86,68 kamu payına sahip bir işletme olarak görüldüğünü, bu kapsamda müvekkili şirketin bir kamu şirketi olduğunu, davalılar ... ve ...,
kendi saha çalışmaları kapsamında iş yürüten ekiplerinin ve işçilerinin müvekkiline verdiği zarardan doğrudan sorumlu olduğunu, davalı ...'nin taşere ettiği iş kapsamında sorumluluğunun devam ettiğini, davalı ... işçilerin ve ekiplerin kendi bünyesinde bulunan çalışanlar olmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamayacağını, davalı iskinin asıl iş sahibi olarak işin görülmesinde taşeron firmalar olan diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumlu durumunda olduklarını, görülen işin gereğince asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, davalı ...'nin asıl işveren pozisyonunda,
işin gereği gibi görülmesinde kusursuz olarak sorumluluğunun sürmekte olduğunu belirterek; davanın kabulüne, davalıların .... İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına,
%20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, söz konusu hasarın tarihi itibariyle ileride doğabilecek bir ihtilaf halinde ihtiyaten zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, müvekkili idarenin, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev alanı içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı kanun ile kurulmuş, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, müvekkili idare su ve kanalizasyon hizmetleri noktasında ise tekel manada yetkili ve görevli olduğunu,
dava konusu eylem hizmet kusuru niteliğinde olduğundan görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin davacıya sözleşmeye dayalı bir taahhüdü ve borcunun olmadığını, bu yüzden ... aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, davacının davasını hasar iddiasına dayandırmakta ise de tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu delillerin tek taraflı deliller olduğunu davacının davacının ispat edecek nitelikte bilgi ve belge sunmadığını, müvekkili idarenin söz konusu hasardan sorumlu olmadığını belirterek;
öncelikle yargı yolu ve görev itirazımızın kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, davacının davasının esastan ve tümüyle reddine, davacının faiz isteminin tümüyle reddine, davacının yargılama masrafı ve avukatlık ücreti isteminin reddine, yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ...
Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; görülen davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zira dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının oluşmadığını, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını,
şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zararın bulunmadığı gibi hukuken sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkili firma tarafından davacı firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını, ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin,
projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesinin gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabilmenin mümkün olacağını, davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediğini, bu nedenle zaman zaman tesisatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiğinin anlaşıldığını, söz konusu adreste,
davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediğinin ortaya çıktığını belirterek; müvekkilinin .... İcra müdürlüğü .... sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine, davanın yetkili olmayan mahkemede ikame edilmesi nedeniyle öncelikle yetkisizlik kararı tanzimine,
mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile iş bu davada davalı sıfatıyla bulunan ... ... Hafriyat Şirketi ile imzalamış olduğu ''2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ...İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım İşi İşine Ait Devir Sözleşmesi'' ile müvekkilinin tüm hisselerini ... ... Hafriyat şirketine devrettiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından verildiği iddia edilen zararlarla müvekkili şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, belirterek; davanın reddine, aynı zamanda davacının kötüniyetli olması sebebiyle davacı aleyhine müvekkili şirket lehine olacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ile tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.
Dava: Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Dairesinin .... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlular aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçlulara 19.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'nin 18.09.2023 tarihinde, borçlu ...A.Ş.'nin 19.09.2023 tarihinde, diğer borçlu ... ... ... Şirketinin ise 21.09.2023 tarihinde borca itiraz ettikleri, bunun üzerine davacı tarafından 15.01.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; davalılar tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmaları neticesinde, davacıya ait alt yapıya zarar verildiği ve bunun tazminin mümkün olup, olamayacağı iddiasına ilişkindir.
... Borçlar Kanun 49. Maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir eylem nedeniyle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.
Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Açıklamalar ışığında haksız fiil neticesinde ortaya çıkan zararın tazmini için öncelikle kusurun; ardından gerçek zararın tespiti önem arz eder.
Davalı ...'nin yüklenici diğer davalı ... ... ... İhracat San. Ve Tic. A.ş.'nin, hasarın meydana geldiği adreste, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan “Altyapı Kazı Ruhsat izni” almasına rağmen, bölgede alt yapısı olabilecek ... ... A.Ş.'ye bilgi verilmeden, gözcü talep etmeden ve alt yapı araştırması yapmadan kazıya başladığı anlaşılmıştır.
Kazı çalışması yapmadan önce bölgede alt yapısı olabilecek firmaların (..., ..., ... vb.) alt yapı tesislerine zarar vermemek için, bu firmalara bilgi verilmesi ve bu firmalardan gözcü talep edilmesi gerekmektedir. Davalı ... ... ... İhracat San. Ve Tic.
A.ş.tarafından, davacı TT A.Ş. firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yerin, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiği belirtilmesine rağmen, dava dosyasında, davalı ... ya da onun yüklenicisi tarafından, kazı çalışması yapmadan önce bölgede alt yapısı olan davacı ... ...
A.Ş.'ye bilgi verildiğine ve gözcü talep edildiğine dair herhangi bir belge dosyada bulunmamaktadır. Davalı ... ya da onun yüklenicisi tarafından kazı çalışması öncesinde, davacı şirkete bilgi verilmediğinin ve gözcü talep edilmediğinin kabulü gerekmektedir.
Olay yerinde çekilen fotoğraflamalarda davalıların tabelalarının görüldüğüne ilişkin kayıtlar da dosyaya sunulmuş olup, kazının davalılarca yapıldığı ve tanık anlatımı ve tutanaklar ışığında bunun sonucunda zararın meydana geldiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davalılar ...A.Ş. ve ... ... ... İhracatsan. Ve Tic. A.ş. iş ortaklığı ile diğer davalı ... arasında 02.07.2021 tarihinde 730 gün süreli "2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ...İlçeleri İçme suyu Ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım İşi” için sözleşme imzalanmıştır. Davalılardan ...A.Ş. tarafından, 02.07.2021 tarihinde imzalanan "2021 Yılı Avrupa 2. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ...İlçeleri İşme suyu Ve Atıksu Yapım, Bakım Ve Onarım İşi” ... onayıyla 30.05.2022 tarihinde diğer davalı ... ... ... İhracatsan. Ve Tic. A.ş. 'ye devredilmiştir.
Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir.
Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir.
İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
(Benzer emsal Yargıtay 7.Hukuk Dairesi2013/12224 Esas - 2014/11678 Karar) ... asıl işveren olarak alt taşeronun yaptığı işlerden kusursuz olarak sorumludur.
...'nin sorumluluğu belirlendikten sonra Davalılardan ...A.Ş. Tarafından sözlemedeki yükümlülüğü 30.05.2022 tarihinde diğer davalı ... ... ... İhracatsan. Ve Tic. A.ş. 'ye devredilmiştir. Kazı tarihinin 01.10.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında devir tarihi olan 30.05.2022 tarihinden sonra gerçekleşen zarardan dolayı Davalılardan ...A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Bilirkişi tarafından gerçek zarar; 25.935,46-TL hasar bedeli ve 3.423,48-TL işlemiş faiz olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporundaki belirleme hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülmüştür.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kısmen kabul kısmen reddine ve de taraflar lehine koşulları oluşmayan icra inkar / kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/522, K. 2025/494, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama