KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/600 Esas
- Karar no
- 2024/526
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 07/10/2024
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Adi ortaklık çerçevesinde doğan kar payı alacağımızın tespiti, haksız fiil hükümlerine dayalı maddi ve manevi tazminat , denetim ve bilgi alma hakkı hakkının ihlali ile davalı tarafından adi ortaklıktan haksız olarak dışlanmamız ve ortaklık mallarının kötüye kullanılması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalı ..., miras yoluyla müvekkile intikal eden - ..." olan adi ortaklığın adını "... ve Ortakları" olarak değiştirdiğini,
davalı işletmenin tahakkuk eden vergi ve sgk borçlarını kendi adına olanları ödediğini ancak müvekkilin adına tahakkuk eden kısımlarını ödemediğini müvekkilin ağır bir borç altında kaldığını ve bu borçlardan kaynaklanan hacizler ile boğuştuğunu, adi ortaklık faaliyetlerinden doğan kar payının tespit edilerek davalıdan tahsiline, Ortaklık faaliyetlerinin düzgün yönetilmesi amacıyla davalının yetkilerinin sınırlandırılmasına, Davalıya ait kişisel ve ortaklık malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına,
Haksız fiilden kaynaklanan fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere 100.000-TL maddi 100.000-TL manevi tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, adi ortaklığa dayalı alacak talebine ilişkindir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce, istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkelerince ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/18805 - 2018/8661)
Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında olan adi ortaklıktan kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklığa dayalı alacak istemine ilişkindir. Kaldı ki, tarafların tacir olduğuna dair bir bilgiye de dosya içerisinde rastlanılamamıştır. (istanbul BAM 3. H.D. ESAS NO: 2024/1560 ,KARAR NO: 2024/1995 sayılı ilamı)
Hal böyle olunca, mahkemece; TTK kapsamında, her iki tarafın TTK'nın tanımladığı tacir sıfatını taşımadıkları, hem tacir olmaları hem de ticari işletmeleriyle ilgili bir uyuşmazlık olması şartının oluşmadığı, nitelik olarak mutlak ticari dava tanımına da uymadığı anlaşılan, TBK'da düzenlenen Adi Ortaklığa dair işbu davanın, ticari dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/600, K. 2024/526, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama