KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2018
- Esas no
- 2017/1035
- Karar no
- 2018/465
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 16/11/2017
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile müvekkil banka arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığını ve imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davalıya, kredi kartı kullandırıldığını, kullanılan kredilerin geri ödemelerinin zamanında yapılmaması üzerine davalıya PTT kanalı ile hesap kat ihbarnameleri ve ihtarnameleri gönderildiğini, 7 gün içinde ödeme olmadığını, ayrıca borçlu tarafından ihtarlara yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, hesabın katı ile verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlu tarafından icra dosyasını sürüncemede bırakmak amacı ile borca itiraz edildiğini, itirazının iptaline ve takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında özetle; "3.717,40-TL banka alacağının asıl alacak kısmına, takip tarihinden itibaren yukarıda belirtilen oranlarda işleyecek temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, icra harç ve masrafları, avukatlık ücretleri ile birlikte..." tahsilini talep ettiği, davalı tarafça borca ve takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Dava, kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; İstanbul .... Tüketici Mahkemesi, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44/2. maddesi uyarınca; kart çıkaran kuruluşlar (bankalar) tarafından, kart hamilleri (tüketiciler) aleyhine açılacak davalarda ve ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi gereğince, bankacılık işlemlerinden sayılan bu talepleri mutlak ticari dava sayıldığından, genel hükümlere göre yargılama yapmaya yetkili asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinin birinci fıkrasında, "tüketici olan kart hamili" tarafından açılacak davalarda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 ve 23. maddelerinin uygulanacağını ve dolayısı ile tüketici mahkemelerinin görevli olacağı, ikinci fıkrasında ise "kart çıkaran kuruluşlar" tarafından kart hamili aleyhine açılacak davalar yönünden HMK'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. Aynı Kanunun 43. maddesinde ise, "tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında” 44. madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek ana kurala istisna getirilmiştir.
Ancak, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici".
3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken. 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun Geçici-1/1. maddesinde ise "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan" davaların "açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam" edeceği belirtildiğinden, 28.05.2014 tarihinden önce açılmış davalar yönünden 5464 sayılı Kanunun 44. maddesindeki görev hükümleri geçerli olmaya devam edecektir. 6502 sayılı Kanun, kart hamili ya da kartı veren kuruluş gibi bir ayrıma gitmeksizin bütün bankacılık işlemlerini (m.
3/1-k kapsamına girmeyen tacirler hariç olmak üzere) kanun kapsamına aldığı ve 83/2. maddesi hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları bu kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır.
Somut olayda uyuşmazlık, banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 04.07.2014 tarihinde açılmıştır. Davalı, tacir olmayıp 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketicidir. Bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Katip Hakim
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1035, K. 2018/465, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama