KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2020
- Esas no
- 2017/30 Esas
- Karar no
- 2020/267
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/01/2017
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki kurulduğunu, cari hesap ekstresi tahsil edilemeyince, davacı şirket adına ....
İCra Müdürlüğü'nün 2016/9259 E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 25.976,72-TL davacı şirkete borçlu olduğunu, icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borcunu ödememekte ısrar ettiğini, davalarının kabulüne ve borca ilişkin itirazlarının kaldırılarak takibin devamını, takip tarihinden itibaren asıl alacağa ticari faiz işletilmesini, itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı şirketin keyfi biçimde tuttuğu kayıtlara dayanılarak müvekkil şirketin borçlu olduğu sonucuna ulaşılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket, icra takibini, ve huzurdaki davayı bizzat kendileri tarafından tutulan hesap ekstresine dayandırdığını, bilirkişi raporunda davacı yan ticari defterlerinin hangi kriterlere göre usulüne uygun düzenlendiğinin belirsiz olduğunu, takibe dayanak yapılan hesap ekstresinin hangi ticari ilişkiye binaen düzenlendiğini, müvekkile satılıp teslim edilen hangi mallara istinaden takip başlatıldığını, davacı tarafın somutlaştıramadığını,
davacı yanın ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği'nde belirlenen ilke ve esaslara göre denetiminin yeniden yapılmasını, bu hususta somut, denetime elverişli bir rapor tanzimi istediğini, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı şirket aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacak istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından alacak istemine dayanak irsaliyeli faturaların ibraz edildiği görülmüştür.
... İcra Müdürlüğü'nün 2016/9259 E. Sayılı dosyası celp edilmiştir. Anılı takip dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine 25.976,72-TL cari hesap alacağının takip tarihinden (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %10,50 oranında faiz ile birlikte tahsili talebinde bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememiz görevlendirilen bilirkişi İrfan Demirci marifetiyle 20/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''...Davacı yan vekili tarafından incelemeye sunulan 2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, davalı yan ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğini, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yandan 29/03/2016 takip tarihi itibariyle 25.976,72-TL cari hesap alacaklı olduğunu, davacı yan icra takip tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren alacaklarına 3095 sayılı kanuna (md.2) göre %10,50 avans faizi talebi edebileceğini, tarafların inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin takdirinin mahkemeye ait olduğunu...'' mütalaa ettiği görülmüştür.
Mahkememiz görevlendirilen bilirkişi ... marifetiyle 03/12/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; ''...Davacı tarafından usulüne uygun olarak tutmuş olduğu e-ticari defterlerinde, davalı taraftan, kök raporda belirtildiği üzere, ek raporda da aynı sonucu muhafaza ettiğini, kendi e-ticari defterlerine göre takip tarihi olan 29/03/2016 tarihi itibariyle 25.976,72-TL cari hesap alacaklı olduğunu, davalı yanın aksini iddia etmesi halinde ihtilafa vuku yıllara ait ticari defterlerini veya HMK 219/2 bendi gereği ilgili belgelerin onaylı suretlerini sunması gerektiğini,
davacı yan icra takibi tarihi olan 25/03/2016 tarihinden itibaren alacaklarına 3095 sayılı kanuna (md2) göre %10,50 avans faiz talep edebileceğini, tarafların inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkeme takdirinde olduğunu...'' mütalaa ettiği anlaşılmıştır.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; davacının mal satım ilişkisinden kaynaklı faturaya dayalı cari hesap alacağının mevcut olup olmadığı, davacının davasını ve takibi asıl alacak üzerinden ikame ettiği anlaşılmakla takiple talep ettiği asıl alacak miktarının yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereğince davacı vekili tarafından ibraz edilen irsaliyeli faturaların davalı tarafa isticvap mahiyetinde tebliğ edilmiş olup davalı tarafın isticvap edileceği duruşmada hazır bulunmaması nedeni ile HMK'nın 171/2 maddesi gereğince irsaliyeli fatura ve içerikleri bu nedenle davalı tarafça kabul edilmiş sayılmıştır.
Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince; davacı tarafın irsaliyeli faturalara dayalı cari hesap alacak istemine dayalı olarak başlattığı icra takibinin, davalı yanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde vaki itirazı nedeniyle durduğu, itirazın iptali davasının kanuni süre içerisinde ikame edildiği, davalı tarafın ihtar edilmesine rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle yalnızca davacı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme yapılabildiği,
ayrıntılı, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli olmakla raporun itibar edilir bulunduğu, davacı yanın davalı taraf ile olan ticari münasebetini defterleri kapsamında takip ettiği, davalı adına tanzim edilen faturaların bu hesabın borcuna kaydedilmiş olduğu, faturalara karşılık yapılan ödemelerin de yine bu hesabın alacağına kaydedilmiş olduğu, davacı ticari defterleri kapsamında davalıya ait cari hesabın takip tarihi itibariyle 25.976,72-TL borç bakiyesi verdiği, alacak talebine dayanak irsaliyeli faturaların davalı tarafa isticvap mahiyetinde tebliğ edildiği ancak; davalı tarafın isticvap edileceği duruşmada hazır bulunmadığı,
bu nedenle HMK'nın 171/2 maddesi gereğince irsaliyeli fatura ve içeriklerinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılmasının gerektiği, ayrıca dilekçelerin teatisi aşamasında ve takibe itirazında davalı yanın açıkça mal tesliminin gerçekleşmediğine yönelik itirazının bulunmadığı gibi davalı yanın bir kısım ödemelerinin de davacı defterlerinde mevcut olduğu tespit edilmekle mal teslim olgusunun sübut bulduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı yanın irsaliyeli faturalar, isticvap, davalı ödemeleri ve ticari defterleri kapsamında davalı taraftan takip tarihi itibariyle 25.976,72-TL (asıl alacak) alacaklı olup bu tutar yönünden başlatılan icra takibine davalı takip borçlusunun vaki itirazının haksız olduğu, alacağın faturaya dayalı olup likit olduğu anlaşılmakla; davanın kabulüne, davacı lehine icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/30, K. 2020/267, 3 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama