KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2018/78 Esas
- Karar no
- 2024/853
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat
- Dava tarihi
- 19/01/2018
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı banka ve dava dışı ... Ltd. Şti., arasında imzalanan 500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesine müvekkilinin kefil olduğunu, akabinde ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... D.İş 2017/... karar sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, işbu kararın ...
İcra Müdürlüğü'nün 2017/... takip salıyı dosyası takibe konulduğunu, itirazları üzerine takibin durduğunu ancak davalı yanın ihtiyati haciz işlemlerine devam ettiğini, davalının itirazları üzerine duran takibe karşı ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, davada takibe konu iddia edilen alacağının takip dışı 750.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirttiğini, takipte dayanılmayan belgenin takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davasında alacak ispatında kullanılamayacağını, davalının iddia ettiği alacağını münhasıran takip dayanağı 500.000-TL bedelle genel kredi sözleşmesi ile yapmasının zorunlu olduğunun belirtilmesi üzerine,
davalı yanın itirazın iptali davasını, 04/05/2017 tarihinde takip dışı 750.000-TL bedelli sözleşmeden kaynaklı alacak davasına dönüştürdüğünü, davalı yanın ıslah işlemi ile , müvekkiline karşı iddia ettiği 391.711,85-TL bedelli alacağının ihtiyati haciz kararına dayanak 500.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığının sabit hale geldiğini, davalı yanın 750.000-TL bedelli alacak davasından haksız çıktığını ve davasının reddedildiğini, haciz işleminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve işbu hak ya da alacağın haciz tarihinde de mevcut olması gerektiğini,
somut olayda davalının ihtiyati haciz tarihinde ve sonrasında haciz kararına dayanak yaptığı 500.000-TL bedelli kredi sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir hak ve alacağı mevcut olmadığını, davalı yanın ihtiyati haciz işleminin hak veya alacağa dayanmadığını, haciz kararı ile müvekkilinin ev ve işyerinde, banka hesaplarında , müvekkilinin eşinin şirketinde, dünürlerinin şirketinde haciz yapıldığını, müvekkilinin eşi ve akrabaları ile aralarının bozulduğunu, manevi yönden etkilendiğini, belirterek manevi tazminat istemli davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, esasa ilişkin ise müvekkili ile dava dışı ... Ltd.
Şti., arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereği bu şirkete krediler kullandırıldığını, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, yapılan sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi nedeni ile 391.711,85-TL kredi alacağı bulunduğunu, alacak yapılan ihtarlara rağmen ödenmediğinden , temerrüt oluştuğunu ve icra takibi başlattıklarını, dava dışı borçlu şirketin ve müteselsil kefil olan davacının ,bankaya borçlu bulunduğu açık olan her iki sözleşmede de imzasının bulunduğunu, sözleşmelerin birbiri içinde bütünlük arz ettiğini, davalı yanın borçlu olmadığına ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu,
müvekkilinin kayıtları incelendiğinde durumun açıkça ortaya çıkacağını, davacı yanın ...
Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen karar kesinleşmiş gibi bankaya borcu bulunmadığı yönündeki beyanını anlamadıklarını, ayrıca davacı ve dava dışı borçlu şirketin, sadece müvekkiline değil, piyasaya yüklü şekilde borçlu bulunduğunu, müvekkilinin yapılan sözleşmelerin gereğini yerine getirdiğini, borçluların ise kullandıkları krediyi geri ödemediklerini ,alacağın tahsili amacı ile borçlu şirketin adresine haciz işlemleri için gidildiğini, gidilen adreste faaliyet olmadığını ve akabinde başkaca adreslere gidildiğini, yapılan hacizlerin borçlular ile alakalı adreslerde gerçekleştiğini ,
davacı yanın tazminat talebine ilişkin ise tazminatın şartları oluşmadığını, yapılan işlemler hukuka uygun olduğu gibi müvekkilinin ağır kusuru ya da kötü niyeti de bulunmadığını beyanla haksız davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce celp edilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davalı banka tarafından davacı ve dava dışı borçlular aleyhine ... ATM'nin 2017/... D.iş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden ilamsız icra takibinden ibaret bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki alacak borç durumunu inceleyen ...
ATM'nin 2018/... esas ve 2019/... karar sayılı ilamının incelenmesinde ; davanın önceki esasının 2017/102 olduğu, dosyamız davalısı banka tarafından , dosyamız davacısına ve dava dışı borçlulara dava açıldığı, mahkemece verilen usulden red kararının kaldırıldığı ve mahkemenin yeni esasının 2018/692 olduğu, yeni esasta asıl davada; mahkememiz davalısı bankanın davacı, Mobiz ...'in ise davalı olduğu, bankanın itirazın iptali davasını tamamen ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğü , bankanın 13.07.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak alacak talebinde bulunduğu, anılan dosyaya birleşen davanın ise;
dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısına açılan , .... İcra müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takip dosyasında talep edilen alacaktan dolayı İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, anılan dosyada verilen kararın incelenmesinde ; asıl dava kapsamında bankanın 425.994,44 TL alacaklı olduğu, ... ...'in ....
İcra müdürlüğünün 2017/... esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığı, nihayetinde bankanın alacaklı olduğu, yalnızca kredi sözleşmesi olarak dayanağı yanlış gösterdiği ve fazla alacak isteminde bulunmadığı, bankanın takibe girişirken kötüniyetli olduğunun tespit edilemediği hususlarının belirtildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine bankanın kötüniyetli olup olmadığının istinaf aşamasında da tartışıldığı ve yine ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmediği,
kararın İstinaf ve Yargıtay incelemelerinde yargılama gideri hususunda düzeltmeler yapıldığı ve kararın 19.03.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasındaki asıl ticari ilişkiyi inceleyen ve kesinleşen mahkeme kararında görüldüğü üzere; davalı bankanın alacaklı olduğu, sadece talepte bulunurken yanlış sözleşmeyi dayanak gösterdiği ve kötüniyetli olmadığı, nihayetinde davacının davalıya borçlu bulunduğu hususlarının yargı kararı ile sabit hale geldiği, bu sebeple bankanın alacak istemi ile ihtiyati haciz başlatmakta ve devamında icra takibi yapmakta haksız veya kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/78, K. 2024/853, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama