KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
- Esas no
- 2018/893
- Karar no
- 2019/125
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 25/09/2018
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davalılardan ...'e 13/08/1998 tarihli tüketici kredisi ile 1500 TL kredi verildiğini, diğer davalıların da bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsilen kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcu teminat altına aldıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname çekildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, toplam alacağın 427,05 TL'ye ulaştığını bu tutarın 05/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek % 95,94 faiz ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi ibraz etmedikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davacı banka ile ... arasında akdedilen tüketici kredisi sözleşmesi kapsamında davalı şirketin kefil sıfatı ile sorumluluğuna dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davanın, ... Tüketici Mahkemesi'nin ... esasına kayıtlı iken bozma kararı sonrasında ... esasını aldığı ve davalı kefil şirket yönünden davanın tefriki ile anılı mahkemenin görevsizlik kararı kapsamında mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
TKHK'nın 73. maddesinde ise; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanının tüketici işlemleri ile sınırlandırılmış, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemin tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Bahsedilen yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; huzurdaki davada davacı ile asıl borçlu tüketici/ şahıs arasında akdedilen tüketici kredi sözleşmesine dayalı olarak alacak isteminin ileri sürüldüğü, davalı kefil şirket yönünden dava tefrik edilmek sureti ile tüketici mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de asıl talebin tüketici sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeni ile davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının birlikte tartışılmasının gerektiği, Yargıtay ...
Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı kefil şirketin sorumluluğunun diğer davalılar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu hali ile davanın, açıldığı tarih itibari ile tüketici davası vasfında olup tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiği anlaşılmakla. HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/893, K. 2019/125, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama