KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- Esas no
- 2020/404 Esas
- Karar no
- 2021/680
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 27/07/2020
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç arasında 29.06.2018 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kaza sonucunda kazaya karışan müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın ... yokuşundan çıktığı sırada yokuş aşağı sürüklenerek gelmekte olan ... plakalı motorsiklet sürücüsünün hakimiyetini kaybetmesi sonucu müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan aracın sağ ön tamponuna çarparak ilgili araçta maddi hasarın oluşmasına sebebiyet verdiğini,
davalı şirket sigortalısının araç sürücüsü kullanırken kontrolünü kaybetmesi sebebiyle kazaya sebebiyet verdiğini ve bu sebeple de müvekkili şirket tarafından maddi hasarın tazmini amacıyla tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketin söz konusu kazaya ilişkin olarak sigortalısının aracının hasarını gidermek amacıyla 09.08.2018 tarihinde 696,20-TL ödeme yaptığını, araçta meydana gelen hasara ilişkin olarak aracın ... Tic. Ltd.
Şti nezdinde tamir ettirildiğini, müvekkili Şirket sigortalısının uğramış olduğu zarara istinaden ödemiş olduğu 696,20-TL tazminat tutarının rücusu amacıyla davalı borçluya ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde takibe itiraz edildiğini, ... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas numaralı icra dosyasına davalı/borçlu tarafça edilen itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 25.06.2018/2019 vadeli ... no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, Sigorta Şirketleri arasında rücu protokolü düzenlendiğini, Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol - II. Maddesi (a) bendine göre.
Halefiyet hakkını kullanan şirket taleplerini (bir liste halinde) toplu olarak rücu edilen şirkete bildirmesi gerektiğini, davacı tarafından rücu protokolüne uyulmadan açılan bu davanın protokolün ihlali niteliğinde olduğunu, dava konusu kaza neticesinde kusur tespiti yapılmadığını, sürücülerin tek yanlı beyanlarına dayanılarak kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket tarafından poliçenin dava konusu kaza tarihinden sonra düzenlendiği ve davacı yanın rücu protokolünü ihlal ettiğinden ötürü davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER, TAKİKAT VE GEREKÇE
Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen davalıdan tazmini talebiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlıklı 1481. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalısının yerine geçer. Bu bir kanuni halefiyettir. Sigortalının, gerçekleşen zararın tazmininden sorumlu olanlara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur. 22/03/1944 tarih 37/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, bu noktada ilişkinin "Halefiyet" ilişkisi olduğu ve sigortacının, açacağı davanın, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu açıklanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtildikten sonra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari davalar olarak sayılmış ve 5. maddesinde de "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre bir davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olabilmesi için mezkur kanunun 4. maddesinde sayılan mutlak bir ticari dava olması veya her iki taraf tacir olup uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan doğması gerekmektedir.
Halefiyete dayanılarak açılan eldeki davanın, açıklandığı üzere sigorta poliçesinden doğmaması nedeniyle TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı,... plakalı aracın kullanım amacının ticari değil hususi olduğu, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve ticari işletme ile ilgili bir husustan da doğmaması nedeniyle nispi ticari dava sayılamayacağı, bu nedenle Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli Mahkemenin dava konusu talebin niteliği itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/404, K. 2021/680, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama