KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen İstanbul ...atm ... Esas Sayılı Dosya Birleşen İstanbul ...atm ...esas Sayılı Dosya Birleşen Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/251 Esas
- Karar no
- 2024/874
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 24/04/2023
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 08/07/2015
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 16/07/2020
- Dava
- Tazminat (eser sözleşmesinden kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/02/2014
Karar Metni
8.282 kelime·41 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte asıl ve birleşen davalarda yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1-Mahkememizde davacı ...AŞ tarafından davalı ... AŞ aleyhine açılan asıl davada;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile 15/09/2011 tarihinde İdare Binası ve ...Merkezi İnşaatına işine ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkili ile davacı arasındaki bilgi akışının müşavir firma...
A.Ş. tarafından sağlandığını, müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı işte 183 günlük gecikme yaşandığını ve müvekkilinin kendisine sözleşmede tanınan hakka binaen 05/09/2012 tarihinde gerekçeleri ile gecikmeye etken sebepleri davalıya bildirerek bulunduğu süre uzatım talebinde 101 günde işi bitirme taahhüt ettiğini , müşavir firmanın 102 gün süre talebini uygun görerek işin 31/12/2012 tarihinde bitirilmesinin uygun olacağını tespit ettiğini, buna rağmen davalının ihtarname keşide ederek ek süre talebimizin değerlendirmeye alınmadığını ve tebliğden itibaren 10 günün sonunda gecikme cezasının uygulanacağını ihtar ettiğini,
müşavir firmanın verdiği süreyi dikkate almaksızın, davacıya 60 gün ek süre vererek işin bitim süresini 21/11/2012'ye kadar uzattığını bildirdiği, davalının kendisinin seçtiği kontrol firması ...'ın süre uzatım tespiti önerisini uygulamadığı gibi kendi süre uzatımı sonrasında dahi 21/11/2012 tarihinden itibaren müvekkil yükleniciye 20 gün süreli ihtar tebliğ etmemek ve en çok 30 gün ceza işletmemek suretiyle sözleşmeye aykırı davrandığı ve davalının 22/11/2012 tarihinde noterlikçe gönderdiği ihtarname ile haksız olarak sözleşmeyi feshettiği, haksız feshe rağmen müvekkilinin alacağını ödemediğini,
sözleşmenin feshinden sonra sahadan yaklaşık 4.500.000 TL.lik malzeme iadesi yapıldığını, ayrıca 323.600 USD'lik asansör malzemelerinin halen sahada olduğunu, müvekkil firmanın 22 yıllık bir firma olarak itibarının zedelendiğini, davalı tarafın yaptırdığı delil tespitini kabul etmediklerini, davaya konu alanda; mimar, inşaat ve elektrik ve makine mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu marifetiyle delil tespiti yapılmasını istediklerini talep ederek,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak şartıyla, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinden bahisle şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkilinin İdare Binası ve ...İnşaatı ile ilgili olarak 48.650.000 TL+KDV götürü bedel üzerinden 15/09/2011 tarihli eser sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme süresinin 372 gün olduğunu ve işin bitim tarihinin 21/09/2012 olarak kabul edildiğini, sürenin kısa olması nedeniyle 16/09/2011 tarihinde yer teslimi yapılarak davacının işe başlamasının sağlandığını, ... firmasının da denetleme ve işverene rapor vermek üzere 15/06/2011 tarihinde sözleşme altında sahada görev aldığını, işe başlamadan bir süre sonra davacının çeşitli mazeretler ve hak talepleri ileri sürerek işi yavaşlattığını,
ek süre taleplerinin kısmen kabul edilerek işi bitirme süresinin 22/11/2012 tarihine ötelendiğini, davacının iş programı sunmadığı gibi mali durumunun bozulması nedeniyle işin tamamlanması mümkün olmadığından, sözleşmenin 22/11/2012 tarihi itibarı ile feshedildiğini ve sahadaki durumun mahkeme kanalı ile delil tespiti yaptırdıklarını, bilirkişi raporunda yapılan-yapılmayan işlerin tespitinin yapıldığını, davacının tespite itiraz ettiğini, mahkemenin itirazı reddettiğini, davalının delil tespitli olarak bu davayı açtığını,
davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve bunun imkansız olduğu hallerde asgari bir miktar yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir düzenlemesine dayandırdığını, işin süresinde bitirilememesinde süreyi verecek makamın denetleyici firma ... olmayıp, müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin davacıya son bir şans verilmesi için teslim süresinin 21/11/2012 tarihine kadar 60 gün süre ile uzatıldığını bildirerek nakit akış programı ve tedbir-önlemlere ilişkin bildirimin yapıldığını, yüklenicinin sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi,
bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa iş sahibi teslim için belirlenen süreyi beklemeden sözleşmeden dönebileceğini, işverenin ek süre verip-vermemekte serbest olduğunu, davacının itibarının zedelenmesi ve zarara uğramasının kendi kusurunun sonucu olduğunu, davacının Türkiye'nin çeşitli yerlerinde icra takipleri nedeniyle, dar boğazda olduğununu ileri sürerek, tekrar ek süre verilmesi sonunda da işin tamamlanmasının davacıdan kaynaklanan sebeplerle imkansız olduğu,
bunun sonucu değiştirmeyeceği dikkate alınarak müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş olması nedeniyle, davacının neden olduğu her türlü zarar sebebiyle talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının usul ve yasaya aykırı taleplerinin ve davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Mahkememiz dosyası ile birleştirilen, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyasında davacı ...İnşaat vekili dava dilekçesinde özetle;
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasındaki dava konusu sebepleri ileri sürerek; davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi ve teminat mektubunu nakde çevirmesi nedeniyle müvekkilinin ekonomik olarak kötü hale geldiğini,müvekkilinin ekonomik durumunun zincirleme şekilde sektereye uğradığını, müvekkilimden öncesinde ...
Stadyumu, Tarım Bakanlığı binası gibi birçok önemli projeleri başarı ile tamamlayıp teslim ettiğini, isminin zirverede olan firmanın, ciddi şekilde itibarının zedelendiğini, bunun parasal karşılığının belirlenmesinin izahtan vareste olduğunu, davalının kendi belirlediği süre uzatım tarihinden sonra dahi müvekkiline 20 gün süreli ihtar tebliğ etmemek ve en çok 30 gün ceza işletmemek suretiyle yine sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ve müvekkiline ait 3.000.000 TL. tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle, şimdilik 1000 TL. maddi zararının tazminini, dosyanın İstanbul ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili birleşme sonrası, mahkememizin... sayılı dosyasında, davasını ıslah ederek dava değerini 3.000.000 TL.çıkartmıştır.
Mahkememiz dosyası ile birleştirilen, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/700 esas sayılı dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ;, mahkememizin 2014/787 sayılı dosyasındaki beyanlarını tekrar ederek, davanın reddini talep etmiştir. ve davacı hakkında, mahkememizin 2014/54 esas sayılı dosyasında dava açtıklarını bildirmiştir.
3-Mahkememiz dosyası ile birleştirilen, yine mahkememizin 2014/54 esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle;
Mahkememizin 2014/787 esas sayılı dosyasındaki beyanlarını ileri sürerek, davalının kusuru nedeniyle feshedilen 15/09/2011 tarihli eser sözleşmesinin, müvekkili tarafından haklı sebeplerle feshedildiğinin tespiti ile uğranılan müspet ve menfi maddi zararların cins ve miktar olarak ayrı ayrı belirlenerek tespiti, şimdilik 25.000 TL'nin, 22.11.2012 gününden geçerli olmak üzere reeskont işlemlerinde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleştirilen, yine mahkememizin 2014/54 esas sayılı dava dosyasında davalı ...İnşaat vekili cevap dilekçesinde; Asıl dosyadaki beyanlarını tekrar ederek davanın reddini savunmuştur.
4-Mahkememizin 2021/251 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar sayılı dava dosyasında davacı ... .. AŞ vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15/09/2011 tarihli İdare binası ve Kuluçka Merkezi İnşaatı İşi sözleşmesinin akdedildiğini, anılan eser sözleşmesinin gereğinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmekte iken davalı tarafça Kartal ...
Noterliği'nin 22/11/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mevcut sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı şekilde feshettiğini, fesih gerekçesi olarak ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdün yerine getirilmediğinin gösterildiğini ancak bu gerekçelerin haksız olduğunu, sözleşme yapılmasından sonraki tüm süreçte sahadaki uygulama kontrol sorumluluğu, işleyiş, yazışmalar, idare-yüklenici arasındaki bilgi akışının müşavir firma olan ...
A.Ş. tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin 05/09/2012 tarihinde gerekçeleri belirterek süre uzatım talebinde bulunduğunu, müşavir firma tarafından iş bitim tarihinin 31/12/2012 gününe kadar uzatıldığını, davalı tarafça 14/11/2012 tarihli yazı ile müvekkiline 60 gün ek süre verilerek işin bitim tarihinin 21/11/2012'ye uzatıldığının bildirildiğini, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, fesihte yer verilen sebeplerin somut gerçeklerden uzak olduğunu, davalı tarafın iyi niyetle hareket etmediğini, haksız fesih sebebi ile müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını,
davalının tutumları karşısında müvekkili ile çalışmakta olan bir kısım tedarikçinin müvekkili aleyhine haciz yoluna başvurduğunu, müvekkilinin talebinden daha kısa süre vererek kötü niyetli davrandığını, 2012 yılına kadar müvekkili şirketin borçlarından dolayı icra işlemi ile karşılaşmadığını, müvekkilinin hakkı olan alacağının haksız feshe rağmen davalı tarafça ödenmediğini,
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/787-2018/320 E.K. sayılı dosyasında aynı uyuşmazlık ile ilgili müvekkili lehine karar verildiğini belirterek davanın kabulü ile bu aşamada 1.000.000,00-₺ maddi ve 1.000.000,00-₺ manevi zararın haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 2021/251 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen, İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında davalı ... ..
AŞ vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/787-2018/320 E.K. sayılı dosyasında mahkemece sözleşmenin davacı tarafından feshinde haklı olduğu belirtilmesine rağmen, davacının fesih hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle davanın ... aleyhine sonuçlandırıldığını, sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğuna ilişkin gerekçenin, işbu kararın davacı ...tarafından temyiz edilmeyerek davalı lehine kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
ayrıca davacının ekonomik acze düşmesi ve bu nedenle sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığı iddiasının gerçek olmadığını, maddi ve manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığını belirterek davanın zamanaşımı, derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle ve mümkün olmadığında esas yönünden reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
Ayrıca mahkememizin 13/02/2014 tarihli celse ara kararı ile feri müdahale talep eden ...Ticaret Limited Şirketi'nin sözleşmeye doğrudan taraf olmadıkları, taleplerin kime yönelik ne şekilde olduğunun açık olmadığı, önceki ara karar doğrultusunda Feri Müdahillik yönünden tarafların açık kabullerininde mevcut olmaması dikkate alınarak müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
HSYK’ nın 26/8/2014 tarih ve 1876 sayılı müstemir yetkilere ilişkin kararı gereğince, kapatılan İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyaları mahkememize devredilmiş, yargılama mahkememizin ...Esas 'ı üzerinden devam etmiştir.
Asıl dava; yüklenicinin iş sahibine karşı yönelttiği taraflar arasındaki eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinden bahisle ödenmeyen bakiye imalat bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/700 esas sayılı dava; yüklenicinin iş sahibine karşı yönelttiği sözleşmenin haksız olarak feshedildiği ve teminat bu haksız olarak nakte tahvil edildiğinden bahisle teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dava; iş sahibinin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden bahisle oluşan zararlarının tahsili istemine ilişkindir.
BAM'ın mahkememizin ... Esas 2018/320 sayılı kararını kaldırmasından sonra dosyamızla birleşen İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/339 Esas sayılı dava; taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedilmesi sonucunda 1.000.000 TL maddi , 1.000.000 TL manevi tazminat tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin 2014/787 Esas 2018/320 Karar sayılı kararı ile İstanbul 3. ATM dava dosyası dışında asıl ve birleşen davalar yönünden;
"1-Asıl davanın kabulü ile 4.320.265,00TL bakiye imalat bedeli alacağının 10.000,00TL'sine dava, bakiye kısmına ise 26.09.2014 ıslah tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı birleşen dosya davacısı ... İstanbul Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ve birleşen dosya davalısı ...İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 295.185,60 TL. Karar harcından, peşin ve ıslahla yatırılan toplam 73.796,50 TL. harcın mahsubu ile, bakiye 221.389,10 TL.nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş bulunduğundan, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince hesaplanan 108.412,65 TL. Vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı gideri 20.494,80 TL. İle, peşin ve ıslahla yatırılan harçlar toplamı: 73.824,50 TL.nin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen İstanbul 13 ATM'nin 2015/700 esas sayılı dosyasında: davanın kabulü ile 3.000.000,00TL teminat mektubu tazmin bedelinin 1.000,00TL'sine talep gereği dava tarihinden bakiye kısmına ise 18/01/2018 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı birleşen dosya davacısı ... İstanbul Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ve birleşen dosya davalısı ...İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 204.930,00 TL. Karar harcından, peşin ve ıslahla yatırılan toplam 51.260,20 TL. harcın mahsubu ile, bakiye 153.669,80 TL.nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş bulunduğundan, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince hesaplanan 95.200,00 TL. Vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı gideri 475,00 TL. İle, peşin ve ıslahla yatırılan harçlar toplamı: 51.292,00 TL.nin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Birleşen mahkememizin 2014/54 esas sayılı dosyasında: davacı asıl ve birleşen dosyada davalı ... Anonim Şirketi tarafından açılan davanın REDDİNE," dair karar verilmiş olup, ... Şirketi vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/1376 Esas 2021/447 Karar sayılı ilamı ile;
"Taraflar arasında 10.09.2011 tarihli idare binası ve kuruluş kan merkezi inşaatı konulu inşaat sözleşmesi düzenlenerek işin bitim tarihi 21.09.2012 olarak belirlenmiş, işin devamı sırasında yüklenici 05.09.2012 tarihli yazısıyla kendisinden kaynaklanmayan ve önlenemeyen nedenlerden dolayı 183 gün iş kaybı olduğundan bahisle süre uzatma talebinde bulunmuştur.
Yüklenicinin süre uzatma talebi iş sahibinin kontrol firması ... tarafından uygun görülmüş, ancak iş sahibi tarafından kontrol firmasının onaylama yetkisinin olmadığı, süre uzatım yetkisinin kendisinde olduğu belirtilerek yükleniciye 60 gün süre uzatımı verilmiş ve buna ilişkin karar yükleniciye 14/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı iş sahibi tarafından davacı yüklenici şirkete keşide edilen Kartal ...Noterliğinin 22.11.2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile, sözleşmenin feshedilmesinden sonra yüklenici tarafından açılan asıl ve birleşen davada feshin haksız olduğu gerekçesiyle iş bedeli ve nakde çevrilen teminat bedelinin tahsili davası açılmış, iş sahibi tarafından açılan birleşen davada ise zararlarının tahsili talep edilmiş; mahkemece yüklenici tarafından açılan esas ve birleşen davanın kabulüne, iş sahibi tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine iş sahibi ve ihbar edilen tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarından, sözleşme kapsamında yapılan işlerin %45 civarında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin feshinden önce yüklenicinin süre uzatım talebinde bulunduğu, iş sahibi tarafından 60 gün süre uzatımı verildiği ancak sözleşme gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesi ile iş sahibi tarafından 22.11.2012 tarihinde sözleşme feshedildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre yapılması gereken toplam işten fesih tarihi itibariyle halen %55'lik kısmının yapılmadığı ve verilen süre içerisinde de tamamlanamadığı anlaşıldığından, iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği sonucuna varılmaktadır.
Dosya kapsamına göre iş sahibinin kalan işleri dava dışı yükleniciye yaptırdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yüklenicinin yaptığı işlerin karşılığı iş bedelini alması gerekmekte olup, iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı feshi halinde zararlarını talep etme hakkı olduğundan iş sahibi tarafından açılan ... Esas sayılı dosyada menfi ve müspet zararları ile iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlarının tahsiline ilişkin taleplerin değerlendirilerek, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu taleplerin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, mahkemece talep kalemleri ve her bir kalem yönünden istenen miktarlar açıklattırılarak bilirkişiden varsa zararların hesaplanması hususunda ek rapor alınması gerekmektedir.
Ayrıca, yüklenici tarafından açılan ... esas sayılı davada sözleşmenin feshi nedeniyle irat kaydedilen teminatın iadesine karar verilmiş ise de sözleşmenin iş sahibi tarafından haklı olarak feshedilmesi nedeniyle yüklenicinin istirdat talebinde haklı olup olmadığının yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
İhbar edilen ... ...vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de; HMK’nın 61- 64.maddelerine göre davaya müdahil olarak katılmadıkça mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı olmadığı ve aleyhine verilmiş bir hüküm de bulunmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen ... esas sayılı davada davalı-birleşen 2014/54 esas sayılı davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6.bendi gereğince kaldırılarak, belirtilen şekilde araştırma yapılıp, asıl ve birleşen davadaki talepler konusunda sonucuna uygun bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin 2021/251 Esas'ına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/1376 Esas 2021/447 Karar sayılı ilamı doğrultusunda yapılan değerlendirmede. BAM 09/03/2021 tarihli kararında, "Mahkemece yapılan yargılama sırasında mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarından, sözleşme kapsamında yapılan işlerin %45 civarında tamamlandığı anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin feshinden önce yüklenicinin süre uzatım talebinde bulunduğu, iş sahibi tarafından 60 gün süre uzatımı verildiği ancak sözleşme gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesi ile iş sahibi tarafından 22.11.2012 tarihinde sözleşme feshedildiği anlaşılmaktadır.
Sözleşmeye göre yapılması gereken toplam işten fesih tarihi itibariyle halen %55'lik kısmının yapılmadığı ve verilen süre içerisinde de tamamlanamadığı anlaşıldığından, iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği sonucuna varılmaktadır. " şeklinde mahkememizin sözleşmenin davalı iş sahibi ... tarafından haklı sebeple fesih edildiğine ilişkin gerekçesi benimsendiği tartışmasızdır.
Ayrıca BAM kararında, dosya kapsamına göre iş sahibinin kalan işleri dava dışı yükleniciye yaptırdığını, bu durumda yüklenicinin yaptığı işlerin karşılığı iş bedelini alması gerekmekte olup, iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshi halinde zararlarını talep etme hakkı olduğundan iş sahibi tarafından açılan ve mahkememizin işbu dosyası ile birleşen mahkememize ait 2014/54 Esas sayılı dosyasında menfi ve müspet zararlar ile iki ihale arasındaki fark ve diğer zararların tahsiline ilişkin taleplerin değerlendirilmesi ve uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken,
bu taleplerin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı anlaşılmakla, mahkememizin bu dosyadaki her bir talebi kalem kalem açıklattırılarak istenilen miktarın açıklanmasından sonra varsa zararın tespiti için ek rapor alınması gerektiğinin altı çizilmiştir.
Mahkememizin Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/700 E. Sayılı yüklenici ... ..AŞ tarafından davalı ... .. AŞ (iş sahibi) aleyhine açılan davada; Mahkememizce sözleşmenin feshi nedeniyle irat kaydedilen teminatın iadesine karar verilmiş ise de, sözleşmenin iş sahibi tarafından haklı sebeple fesih edilmiş olduğunun tespiti nedeniyle, yüklenicinin istirdat talebinde haklı olup olmadığının yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkememiz kararı davalı ... AŞ lehine kaldırılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince, davacı ... .. AŞ'ye yukarıda incelenen BAM kararı gereğince verilen süre içerisinde;
Mahkememizin Birleşen 2014/54 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili tarafından sunulan 25/10/2021 tarihli dilekçesinde, asıl davada davacı şirket ile müvekkili arasında imzalanan 15.09.2011 tarihli Eser Sözleşmesi ile “İdare Binası ve ...Merkezi İnşaatı” işi davacı şirket yüklenmiş ancak sözleşmede kararlaştırılan sürede işin tamamlanmayacağı anlaşıldığından işbu sözleşme Müvekkili tarafından haklı nedenlerle feshedilmiş olduğunu, İlgili arazi üzerinde kurulacak ... kapsamında, müvekkili şirket tarafından İdare Binası ve ...Merkezi İnşaatı işinin ihaleye çıkarılmış olduğunu,
ihale ve pazarlık sonucunda en düşük teklifi veren karşı taraf 48.650.000,00 TL bedelle ihaleyi kazanmış ve müvekkili ile aralarında 15.09.2011 tarihli anahtar teslimli eser sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, ilgili sözleşmenin 6. maddesi uyarınca Davacı tarafın;
"1 (bir) ... Binası 27.500 m2 2 (iki) ...Binası 18.000 m2 Katlı Otopark 9.240 m2
2 (iki) adet Nizamiye Binası ve bu binalara ait çevre tanzimi ve altyapı bağlantılarının yapılması" işini taahhüt ettiğini, söz konusu taahhüdün yerine getirmesine karşılık sözleşmenin götürü bedeli 48.650.000,00 TL + KDV olarak belirlenmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi uyarınca işin yapım süresi yer tesliminden itibaren 372 (üç yüz yetmiş iki) takvim günü olarak belirlenmiş olduğunu, 16.09.2011 tarihinde yer teslimi yapılmış dolayısıyla Sözleşme uyarınca 21.09.2012 tarihi işin tamamlanması gerekirken tamamlanmamış olduğunu, bunun üzerine,
Müvekkili tarafından 22.11.2012 tarihi itibariyle sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamelerde davacı tarafın iddialarının aksine sözleşmeden dönme niteliği olmadığı ileriye etkili olarak sonlandırdığını, yüklenicinin kendi kusurundan dolayı temerrüde düştüğünü dolayısıyla gecikme tazminatı dahil uğranılan tüm zararların müvekkili tarafından cezai şart ile birlikte talep edilebileceğini,
işin büyük bir çoğunluğu tamamlanamadığından ve verilecek süre içinde de işin bitirilmediğinin anlaşılması dolayısıyla sözleşmenin haklı olarak feshedilmesinde müvekkilinin haklı olduğunu belirtilmiş olup 03.08.2016 tarihli Bilirkişi Raporunda da feshin haklı olmasından dolayı yüklenicinin tazminat talep edemeyeceği, iş sahibi Müvekkilinin ise müspet zararları talep edebileceği şeklindeki görüşleri işbu davada haklılıklarını ortaya koyduğunu,
müvekkili tarafından sözleşmenin haklı feshi sonrasında ...inşaatın tamamlanması için bir ihale süreci başlatılmış ve gerçekleşen ihalenin kazananı ... ile 45.899.512,00 TL + KDV bedel ile “İstanbul Binası ve ...Merkezi ...İnşaatı Sözleşmesi” isimli eser sözleşmesi imzalanmış olduğunu, dolayısı ile davacı karşı davalı tarafın inşaatı kusurlu olarak tamamlayamaması sebebiyle yeni bir ihale imzalamak zorunda kalan müvekkiline “İki İhale Arasındaki” farkın tazmininin gerekmekte olduğunu, müvekkili talebi üzerine mahkemece yetki çerçevesinde mahallinde keşif yapılarak İstanbul Anadolu Adliyesi ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
Değişik İş sayılı dosyasına oldukça kapsamlı 12.02.2013 tarihli Bilirkişi Raporu sunulmuş ve ilgili bu raporda gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmeyen bazı hususların tespitinin yapılmış olduğunu, bilirkişiler tarafından yapılan incelemeler sonucu imalat oranı %40-41 olarak tespit edilmiş olduğunu, parasal değeri ise 19.726.719,29 TL olarak belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyi feshi sonrasında Davacının tamamlayamadığı %59 oranında ...inşaatı ihaleye çıkarılmış olduğunu, 22.02.2013 tarihli ihaleyi kazanan LİMAK ile 45.899.512,00 TL + KDV bedel ile “...Binası ve ...
Merkezi ...İnşaatı Sözleşmesi” 08.03.2013 tarihinde akdedilmiş olduğunu, 06.12.2013 tarihli Bilirkişi Raporu’nda yüklenici şirketin fiili olarak gerçekleştirdiğini ve 12.02.2013 tarihli Bilirkişi Raporu’nda belirtilen mahallinde tespit edilen imalatlar esas alınmış ve yüklenicinin hakkedişi 23.388.808 TL hesap ve takdir edilmiş olduğunu, gerek 12.02.2013 tarihli gerekse de 06.12.2013 tarihli Bilirkişi Raporlarından anlaşıldığı üzere Müvekkili Şirketin, Davacı Şirket’in inşaatı tamamlayamamasından dolayı büyük bir meblağ tutarında yeni bir sözleşmesel yükümlülüğe girmek durumunda kalmış olduğunu,
dosya kapsamında Müvekkilinin sözleşmeyi haklı feshi ve Davacı yüklenicinin temerrüde düşmüş olduğu sabit olduğu ve sözleşmede genel hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan iki ihale arasındaki fark ile iş sahibi Müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazminini talep etmesinin mümkün olduğunu belirterek, davacı yüklenici’ye yaptırılan işlerin aynısının ...’a yaptırıldığı bedel 44.777.973,00 TL olarak hesaplanmış olduğunu, dolayısıyla “Aradaki Fark” tutarı;
- Mahkememiz tarafından dava öncesi hazırlanan Tespit Raporunda kalan iş tutarı olarak tespit edilen 28.923.278,00 TL’nin esas alınması durumunda: 15.854.695,00 TL, -Mahkememiz tarafından 06.12.2013 tarihli Bilirkişi Raporu’nun esas alınması durumunda: 12.192.608,00 TL olduğunu, Gerek genel hükümler gerekse Davacı taraf ile akdedilen sözleşmenin 16.2’de yer alan;
“Yüklenicinin gerekçeli yazılı talebi halinde İşveren ek süre verip vermemekte serbesttir.
Yükleniciye verilebilecek ek süre içinde işi bitirmediği ve/veya İşveren/Kontrol Teşkilatı tarafından Yüklenicinin işi bitirmekten kaçındığının tespiti halinde İşveren, sözleşmeyi feshetmeye, işi tekrar ihale etmeye ve ikinci ihaleden doğacak fiyat farkının, İşverenin bu yüzden uğrayacağı zarar ve ziyanı Yükleniciden tahsil etmeye ve ayrıca Yüklenicinin tüm teminat, hak ve alacaklarını gelir kaydetmeye yetkilidir.” hükmünden de “...
Fark”’ın talebinde haklı olduklarının açıkça gözükmekte olduğunu, dolayısıyla davacı taraf ile akdedilen sözleşme davacı tarafın kusuru nedeniyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, yukarıdaki hesaplamalar doğrultusunda mahkememizden “aradaki fark”ın tazminini talep ettiklerini, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sonucu müvekkilinin, yeni bir ihalenin yapılması dışında bazı ödemelerde bulunmuş olduğunu, gerek genel hükümler gerekse de sözleşme hükümleri uyarınca söz konusu zarar kalemlerinin tazminini talep etme zarureti ortaya çıkmış olduğunu,
03.08.2016 tarihli Bilirkişi Raporu’nda Müvekkili Şirket’in zarar kalemleri ele alınmış ve aşağıdaki tespitlere varılmış olduğunu, ... Ltd. Şti ile akdedilen 27.10.2010 tarihli sözleşmenin uzamasıyla birlikte hizmetlerin uzayan süresi için ödenen üç aylık ödemeler ve hak edişlerin söz konusu olmuş olduğunu,
-10.09.2013 tarihli ve ... sayılı fatura (mesleki kontrollük hizmet bedeli – 2013 yılı Ağustos ayı) KDV hariç tutar 20.000,00 TL,
-10.10.2013 tarihli ve ... sayılı fatura (mesleki kontrollük hizmet bedeli – 2013 yılı Eylül ayı) KDV hariç tutar 20.000,00 TL,
-01.11.2013 tarihli ve ... sayılı fatura (mesleki kontrollük hizmet bedeli – 2013 yılı Ekim ayı) KDV hariç tutar 20.000,00 TL, olmak üzere tespit edilen ek hizmet maliyeti 60.000,00 TL tutarında olup davacıdan tazminini talep ettiklerini, 03.08.2016 tarihli Bilirkişi Raporu’nda şirket merkezinde ibraz edilen kira sözleşmeleri üzerinde “Kar Mahrumiyeti/Kira Kaybı İddiası” çerçevesinde inceleme yapılmış olduğunu, bilirkişilerce yapılan hesaplama sonucunda net toplam kira geliri 6.515.345,99 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın gecikmesinden doğan 6.515.345,99 TL tutarındaki gecikme tazminatını talep ettiklerini, sonuç olarak ilgili Bilirkişi Raporu’nda Müvekkili Şirketçe tazmini istenebilecek zarar tutarları sırasıyla;
a-Ek Hizmet Bedeli: 60.000,00 TL
b-Değişik İş Yargılama Gideri: 16.158,05 TL
c-Mahrum Kalınan Kar: 6.515.345,99 TL olduğunu, toplam 6.591.345,99 TL olarak hesaplanmış olduğunu,
Davacı taraf ile akdedilen sözleşmenin 16.1’de yer alan hükmün, müvekkilinin söz konusu zarar kalemlerini talep ettiğini belirterek, işbu dava dosyası kapsamında açıklamıştır.
Mahkememizin İstanbul 13. ATM'nin birleşen 2015/700 Esas sayılı dosyasında davalı ... .. AŞ'nin dava konusu teminat mektubunu ne şekilde paraya çevrildiği hususunun açıklanmasına ilişkin beyanda bulunmasına yönelik ara karar gereğince davalı dava konusu; ... Bankası Fındıkzade Şubesi tarafından Yüklenici ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş. (muhatap) adına ve ...
A.Ş. lehine 3.000.000,00 TL kesin ve süresiz teminat mektubu verilmiş, 26.11.2012 tarihinde “678 Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar” defteri hesabına alacak kaydı ile gelir olarak muhasebeleştirilen 3.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu Müvekkilince nakde çevrilmiş olduğunu, ancak Davacı tarafın iddialarının aksine söz konusu teminat mektubu bedeli 3.000.000,00-TL, gerek Aradaki Fark’tan kaynaklanan alacakları gerekse de 6.515.345,99 TL tutarındaki gecikme zararına ilişkin alacağına mahsuben nakde çevrilmiş olduğundan hiçbir şekilde davacı lehine zarar oluşturacak şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığını, belirterek,
sonuç itibariyle, mahkememizden “iki ihale arasındaki fark” ile toplam 6.591,345,99 tl tutarındaki zarar kalemlerinden 3.000.000,00 tl bedelli teminat mektubu mahsup edilerek cezai şart da dahil fazlaya ilişkin her türlü talepleri ile ıslah ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla söz konusu zararların 22.11.2012 tarihinden itibaren geçerli reeskont işlemlerinde uygulanan avans faizi ile birlikte davacı tarafça tazmin edilmesine hükmedilmesini talep ettiklerini, beyan etmişlerdir.
Mahkememiz tarafından BAM kararı doğrultusunda alınan beyanlar dosyaya girdikten sonra;
Dosya kendilerine tevdii edilen Bilirkişiler ... , ...,...,...,... ve ... tarafından hazırlanan 26/10/2022 tarihli raporda özetle; " 06/12/2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, “Davacı yüklenici şirket’in fiili olarakgerçekleştirdiği ve 12/02/2013 tarihli tespit raporunda yapıldıkları mahallinde tespit olunan imalatlaresas alınmıştır.
Bu imalatlar yerinde kontrol edilerek sunulan projelerden metrajlar hesaplarının vetarafların anlaştıkları birim fiyatlarda da kullanılarak davacı yüklenici’nin kesin hakedişi 23.388.808,50TL olarak hesap ve takdir edilmiştir.Davacı tarafın gerçekleştirdiği imalatlar,
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın inşaat imalatlarınınseviye (pürsantaj) durumu gösteren tablodan belirlenerek ve yine Bayındırlık ve İskan Bakanlığımimari yapı sınıfına göre yaklaşık m2 birim fiyat tablosu ve mimari projelerden hesaplanan inşaat m2miktarları kullanılarak yapılan değerlendirmelerde davacı yüklenicinin kesin hesabı: 23.447.341,79 TLolarak hesap ve takdir edilmiştir.
Görüleceği gibi 2 (iki) yöntemle belirlenen kesin hakediş makulsayılabilecek bir toleransla birbirine çok yakın çıkmıştır, denilmektedir.2.2.) 25/05/2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava yüklenicinin kesin hakedişinin, davalı işverenin iddia ettiği gibi 25.434.079,10 TL değil, 23.388.808,50 TL olarak belirlenmiş olduğubelirtilmiştir.2.3.) 03/08/2016 tarihli Bilirkişi Kurulu Raporunda;
*İş sahibince borçlu temerrüdü hükümlerine uygun olarak yapılan feshin haklı olduğu,*Davacı yüklenicinin temerrüde düştüğü;*Yükleniciye yapılmış olan kısmın karşılığı ücret verilmesi ve davalı-karşı davacı işverenin uğramışolduğu zararların tazmin edilmesi gerektiği;*Sözleşmenin ileri etkili olarak sona ermiş olması nedeniyle yalnızca müspet zararların talepedilebileceği,* Yapılan feshin haklı olması nedeniyle yüklenicinin bir zarara uğramasının söz konusu olmadığı;* Asıl dava kapsamında, davacı yüklenici tarafından talep edilebilecek fark imalat bedelinin: KDV dahil4.321.262,67 TL olabileceği;1
* Birleşen birinci dava kapsamında;-Sözleşmenin feshinden sonra katlanıldığı anlaşılan ek hizmet bedelleri karşılığının: 60.000,00 TL-Değişik iş dosyası ile ilgili olarak katlanıldığı anlaşılan yargılama giderinin. 16.158,05 TL; -Kira kaybından doğan kâr tutarının. 6.515.345,99 TL,-Toplam zararın.
6.591.504,04 TL olduğu;-Birleşen ikinci dava kapsamında ise, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle yüklenicinin bir zarartutarından bahsedilmeyeceği; belirtilmiştir.2.4.) Dava dışı yüklenici ...
A.Ş. ve davalı karşı davacı ... arasında düzenlenen ikmalinşaatı kapsamında dosyaya sunulan 28/02/2014 tarihli kesin hakedişte aşağıdaki bilgiler yeralmaktadır.A) Sözleşme fiyatları ile yapılan iş tutarı:58.010.205,70 TLB) Fiyat farkı tutarı: 0.00 TLC) Toplam Tutar: 58.010.205,70 TLD)Sözleşme tenzilatı: %20,8768329 : 12.110.693,71 TLE) Tenzilattan sonraki hakediş Tutarı: 45.899.512,00 TLF) Sözleşme kapsamına ilave olarak yaptırılan ek işler tutarı: 3.276.311,28 TLJeneratör kira + yakıt bedeli : 214.688,45 TLG) Toplam hakediş: 49.390.511,73 TLH) Önceki hakediş toplamı: -49.495.293,20 TLİ) İdarenin yükleniciye kestiği yangın kablo ve Panosu:
104.781,52 TLJ) Bu hakediş tutarı: 0,00 TLK) Yükleniciye ödenecek tutar: 0,00 TL2.5.)Değerlendirme ve Kanaat* Davacı-Birleşen davada, davalı ...İnş. A.Ş. ile Davalı- Birleşen davada davacı ...arasında 15/09/2011 imza 16/09/2011 yer teslimi ve 21/09/2012 bitiş tarihli, 48.650.000 TL + KDVgötürü bedelli bir sözleşme düzenlemiştir.* Dosya kapsamından, davacı-karşı davalı yüklenici şirket ile davalı karşı davacı işveren arasındakiyazışmaların müşavir ...
A.Ş. aracılığı ile sağlandığı anlaşılmıştır.* Davacı yüklenici tarafından müşavir ...’a yollanan 05/09/2012 tarihli yazıda ” Mücbir sebeplerve Yüklenici’den kaynaklanmayan nedenlerle işin süresinde tamamlanamayacağı, sunulan gerekçelerışığında taraflarına yeteri kadar süre uzatımı verilmesi ” istenmiştir.*Müşavir A.Ş. tarafından davalı-karşı davacı işveren ve davacı-karşı davalı yükleniciye yollanan10/09/2012 tarihli yazıda, “sözleşmenin 4.,8.,9.,16.,17.,20.,25.
Maddeleri dikkate alınarak yükleniciye102 gün süre uzatımı verilerek, iş bitim tarihinin 31/12/2012 olarak belirlenmesi” teklif edilmiştir.Müşavir A.Ş. söz konusu bu yazısında bakiye işin 102 gün ek süre sonunda tamamlanmasının mümkünolmadığını beyan etmemektedir.*Davalı-karşı davacı işveren tarafından davacı-karşı davalı Yüklenici’ye yollanan 22/11/2012 tarihli ve31992 yevmiye no’lu ihtarnamede, ihtarnamenin 2. Maddesinde belirtilen hususlar ışığındasözleşmenin feshedilmiş olduğu” belirtilmektedir.*Davalı karşı davacı işveren şirket tarafından mahkeme marifetiyle bir tespit yaptırılmıştır.
Tespitbilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/02/2013 tarihli raporda, yüklenici tarafından gerçekleştirilenimalatlar kalem kalem açıklanmış ve gerçekleşen inşaat seviyesinin %(40-41) oranında olduğu ve buoranın sözleşme götürü bedel fiyatıyla:19.726.719,29 TL bedelli olduğu belirtilmiştir.2
*Bilirkişi Kurulumuz’un 06/12/2013 tarihli raporunda ve diğer ek raporlarında, davacı-karşı davalıyüklenici tarafından gerçekleştirilen inşaat seviyesinin %45 oranında olduğu ve sözleşmenin götürübedel tutarı ile bu seviyeye tekabül eden parasal tutarın. 23.388.808,50TL olduğu belirtilmiştir.*Gerek 12.02.2013 tarihli tespit raporunda, gerekse bilirkişi kurulumuzca düzenlenen kök ve ekraporlarda ... binalarının 4-B mimari yapı sınıfına girdikleri belirtilmiştir.
Diğer yandan davalı-karşıdavacı işveren şirket ile yüklenici ... arasında düzenlenen “... İnşaatın” kurulum tarihi(22.02.2013) ile tespit raporunun düzenlenme tarihi olan 12.02.2013 tarihinin birbirine çok yakınolduğu görülmektedir.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı enflasyon katsayıları tablosundan: 2011-2012 için: (1,0 kabul edilmiştir);2012-2013: 1,05. 2013-2014: 1,093.
2014-2015 için: 1,096 değerleri bulunmuştur.15.09.2011 imza tarihli sözleşmenin götürü bedel nitelikteki tutarı, sözleşmenin İdare tarafındanfeshedildiği tarihte de aynı olup, 48.650.000TL+KDV’dir.Yukarıdaki enflasyon katsayıları dikkate alınarak,
götürü bedel nitelikli sözleşmenin, (fesih tarihi olan22.11.2012 tarihi itibariyle) ikmal inşaatının kurulum tarihi olan 22.02.2013 tarihindeki değeri(yaklaşık): 48.650.000TL X 1,5 ay (0,05/12) X 2 ay (0,093/12)=48.650.000TL X 1,006 X 1,016 =49.724.970,00TL’dir.Davacı-karşı davalı Yüklenici’nin sözleşmenin fesih tarihi itibariyle gerçekleştirdiği inşaatın, ...inşaatının imzalanmış olduğu 22.02.2013 tarihindeki değeri: 23.388.808,5 TL X 1,006 X 1,016 = 23.905.608,00TL.Bu durumda ...inşaatına esas olacak bakiye inşaat bedelinin,
...inşaat sözleşmesinin kurulumtarihi itibariyle değeri:49.724.970,00TL – 23.905.608.00TL=25.819.362,00TL olmaktadır.Sözleşme fiyatları ile 25.819.362TL olarak belirlenen ...inşaatın tutarının kesin hesap ( ) tarihiitibariyle değeri:25.819.362 TL X 10 ay (0,093/12) X 2 ay (0,096/12) = 25.819.362TL X 1,08 X 1,016 =28.331.070 TL’dir.Buna göre, bakiye inşaatın Limak İnşaat Şirketi ihalesi nedeniyle davalı-karşı davacı İşvereninsözleşme fiyatları ile talep edebileceği zarar: 28.331.070,00 TL – 25.819.362,00 TL = 2.511.708,00TL olarak hesap tahmin ve takdir edilmiştir. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiler ...,...,...,...,... ve ...tarafından hazırlanan 10/10/2024 tarihli raporda özetle; "Sayın Mahkemenin bu aşamadaki kapsamlı ek görev tanımı doğrultusunda veuzmanlık alanları itibariyle yapılan incelemelere dayalı olarak,1-Sözleşmenin Haklı Sebeple Feshedilip Feshedilmediği Yönünden;
a)Teknik yönden, sözleşme konusu inşaatın bakiye %55 oranındaki imalatlarının inceinşaat olduğu, hakedişlerin zamanında ödenmesi ve yeterli bir organizasyon ilebakiye inşaatın 113 günde Müşavir Firma tarafından bitim tarihi olarak tespit edilen 31.12.2012 tarihine kadar geçici kabul seviyesinde tamamlanmasının mümkünolduğu görüş ve kanaatine vardığı;
b)Hukuki tespitler yönünden, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, davacı yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranarak ediminiyerine getirmekte geciktiği Sayın Mahkemece benimsendiği taktirde, iş sahibininyükleniciye duyduğu güvenin kaybolduğu ve sözleşmeyi haklı nedenle feshetmişolduğu sonucuna varılacağı;
c)Bilirkişi Kurulumuzun mühendis üyelerince “Süre Uzatımı Konusu ile İlgili TeknikDeğerlendirmeler” benimsendiğinde ise, sözleşmenin iş sahibi davalı tarafça haklınedenle feshedildiğinden söz edilemeyeceği sonucuna ulaşılabileceği seçeneğininde Sayın Mahkemenin takdirine sunulduğu;
d)Bilirkişi Kurulumuzun mühendislik uzmanlık alanındaki üyelerinin “Teknik”yönden analiz ve değerlendirmeleri ile hukuk uzmanlık alanı çerçevesindeki tespitve değerlendirmeleri bu aşamada da korunmakta olduğu;
e)Özellikle huzurdaki dava çerçevesinde birleşen üç dava konusu zarar ve tazmintalepleri ile ilgili tespit, analiz ve değerlendirmelerimizin, feshin haklı olduğu veyaolmadığı yönündeki kabul seçeneklerine göre ve takdiri Sayın Mahkemeye aitolmak üzere izleyen bölümlerde ayrı ayrı sunulduğu;
2-Asıl Dava kapsamında;
a)Davacı Şirket ...İnşaat A.Ş. tarafından “davacının ifa ettiği edim karşılığı”alacaklı olduğu iddiasına dayalı olarak talepte bulunabileceği;
b)Talep edebileceği alacak tutarının KDV dahil 4.320.265,00 TL düzeyindebulunduğu;
c)Şimdilik kaydıyla 10.000,00 TL olarak talep edilen tutar yönünden temerrüttarihinin asıl “dava” tarihi (24.04.2013) olduğu, talep edilebilir alacak tutarının gerikalan bölümü olan 4.310.265,00 TL’lik bakiye yönünden temerrüt tarihinin ise“ıslah” tarihi (26.09.2014) olduğunun değerlendirildiği;
3-Birleşen 1. Dava (İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/54 E. sayılı dosyası)kapsamında;
a)Sayın Mahkemece dava konusu sözleşmenin ... A.Ş. tarafından haklınedenle feshedildiğinin benimsenmesi halinde, Davacı/Asıl Davada Davalı Şirkettarafından talep edilebilecek alacakların toplamının, ayrıntıları rapor içerisindesunulduğu çerçevede 9.103.212,04 TL olarak hesaplandığı;
b)Davacı/Asıl Davada Davalı şirketin dava konusu talebinin ise (işbu davada veyaayrıca fazlaya ilişkin her türlü talepleri ve dava hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik) olmak üzere 25.000,00 TL ile sınırlı bulunduğu;
c)Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere temerrüt tarihinin, sözleşmenin fesihtarihi olan 22.11.2012 olarak esas alınabileceği;
d)Sayın Mahkemece, yukarıda hesaplanan tutar içinde “İkinci İhale Nedeniyle DoğanFiyat Farkı Nedeniyle Doğan Muhtemel Zarar Karşılığı” tutarının, Davacı/AsılDavada Davalı Şirket itirazlarına göre ve şirket vekilince sunulu 08.12.2022 tarihlidilekçede yer verilen ve “olması gerektiği ileri sürülen yöntem” çerçevesindehesaplanmasının benimsenmesi halinde ise, talep edilebilecek alacak toplamının,yine ayrıntılı rapor içerisinde sunulduğu üzere 25.143.749,04 TL kadar olacağı;
e)Davacı/Asıl Davada Davalı Şirket vekilince sunulu 25.10.2021 tarihli dilekçelerininson paragrafında, birleşen ikinci (... E. sayılı) davaya konu ve gerek asıldavada gerekse birleşen ikinci davada Davacı konumundaki şirketçe TeknoparkA.Ş. lehine verilmiş 3.000.000,00 TL tutarındaki banka teminat mektubunun 26.11.2012 tarihinde nakde çevrilmesi nedeniyle, yukarıda hesaplanan tutarlardandüşülmesi talebinin de Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu;
f)Diğer yandan; dava konusu sözleşmenin ... A.Ş. tarafından feshinin haksızolduğu seçeneğinin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde ise, yukarıdahesaplanan tutarların Davacı/Asıl Davada Davalı Şirket tarafından tahsilinin talep edilemeyeceği;
4-Birleşen 2. Dava (İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/700 E. sayılı dosyası)kapsamında;
a)Davacı ...İnşaat A.Ş.’nin, nakde çevrilen 3.000.000,00 TL tutarındaki teminatmektubu bedeli kadar hesaben alacaklı konumunda bulunduğu;
b)Bu bağlamda dava konusu talep şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL olup, birleşen dava(08.07.2015) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini kapsadığı;
c)18.01.2018 ıslah tarihinde ise, alacak talebinin 2.999.000,00 artırılarak 3.000.000,00TL’ye çıkarıldığı;
d)Sözleşmenin Davalı Şirket tarafından haklı olarak feshedildiğinin SayınMahkemece benimsenmesi seçeneği ile birlikte birleşen birinci dava konusutazminat taleplerinin de Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde, işbu ikincibirleşen davaya konu teminat mektubu bedelinin, birinci birleşen dava kapsamındamahsubu hususunun da Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu;
e)Aynı dava kapsamında Davacı Şirket tarafından ileri sürülen zarar iddiaları ile ilgiliolarak, ilgili ek rapor aşamasında davacı şirketin 2011 – 2014 yılları arasında kalanzaman aralığında varlık ve kaynak yapısındaki seyir ile faaliyet sonuçlarının ayrıayrı analize tabi tutulduğu;
f)Sayın Mahkemece, dava konusu sözleşmenin davalı tarafça haklı nedene dayalıolarak feshedilmediği seçeneğinin benimsenmesi halinde dahi, davacı şirketçe iddiaedildiği gibi, finansal durumundaki bozulmanın temel kaynağının, dava konususözleşmenin davacı şirketçe feshi olup olmadığının salt dava dosyasına sunulubelgeler çerçevesinde net olarak tespitinin olanaklı bulunmadığı;
g)Çünkü davacı şirketin incelenen 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin faaliyetdönemlerinde varlık ve kaynak yapısındaki seyir ile faaliyet sonuçları bir bütünolarak dikkate alındığında, çok çeşitli ve farklı büyüklüklerde yürütülen işler itibariyle gerçekleşen faaliyet dinamiklerinin yansımalarını ölçmeye elverişli birmuhasebe bilgi sistemi yapısına rastlanmadığı;
5-Birleşen 3. Dava (İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası)kapsamında;
a)Dava kapsamında sözleşmenin feshinden sonra huzurdaki asıl dava ile birleşendiğer davalardan sonra 2020 yılına kadar uzanan çok sayıda maddi zarar kalemleriile birlikte manevi zarar iddialarına dayalı olarak şimdilik 1.000.000 TL maddi ve1.000.000 manevi zararın haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ilebirlikte tahsilinin talep edildiği;
b)Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarakfeshedildiğinin Sayın Mahkemece benimsenmesi halinde dahi, zarar iddiaları iletaraflar arasındaki sözleşme ilişkisi itibariyle illiyet bağının “önemlilik” derecesinikarşılaştırmalı analize ve irdelemeye yönelik dosyalara işbu dava dosyası ekinde rastlanmadığı;
c)Dava dilekçesinin 40 maddesinde, asıl alacak ve temerrüt faizini aşkın maddi vemanevi zararlar olarak belirtilen zarar iddiaları veri iken, huzurdaki asıl dava vebirleşen diğer iki dava itibariyle kesinleşme bulunmadığı dikkate alındığında, aşkınzarar talebinin analitik değerlendirmeye elverişli olarak tespitine en azından bu aşamada olanak bulunmadığı;" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce İstanbul BAM 15. HD'nin 09/03/2021 tarihli kararı sonrasında yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarının, karar kapsamı ve dosyadaki deliller ile birlikte değerlendirilmesinden;
Davacı ...AŞ , davalı ... AŞ aleyhine açtığı asıl davada, davacı tarafından yapılan işin bedeli, yine birleşen İstanbul 13 ATM dosyasında , sözleşmeyi fesheden davalının, dava konusu sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun haksız feshedildiği iddiası ile, teminat mektubu bedelinin davalı ...'tan istirdatına karar verilmesi, mahkememiz kararının kaldırılmasından sonra birleşen 3 ATM'nin 2020/339 E. Sayılı dosyasında , sözleşmenin davalı tarafından haksız feshine dayalı olarak, maddi ve manevi tazminat talep edilmektedir.
İşbu dosya ile birleşen mahkememizin 2014/54 E. Sayılı dosyasında ise, davacı ... AŞ tarafından davalı ...AŞ aleyhine açılan davada, davalı yüklenici ...'ın temerrüde düştüğü, ve verilen ek sürede daha inşaatın tamamlanamamış olmasının, davalı yüklenicinin başlangıçtan itibaren aylık programlara uymadığı ve sözleşmenin bitimine 16 gün kala iş sahibi yerine yetkisi bulunmayan ... firmasından ek süre talebinde bulunduğu,
bu konuda karar vermenin zaman aldığı buna rağmen 60 günlük ek süre verilmesine rağmen, süre uzatım talebinden sonra %5 ilerleme kaydederek imalatın %40 oranına ulaştığını, yüklenici ...'ı muhatap alarak süre uzatım talebindeki samimiyetsizliği ve iş sahibiyle olan sözleşmesel ilişkiyi koparma çabasına girmesi nedeniyle davacının sözleşmeyi 22/11/2012 tarihinde feshettiğini belirterek, sözleşmeyi haklı sebeple feshettikleri iddiası ile sözleşmenin feshinden doğan menfi ve müspet zararları ile iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlarının davalı ...AŞ'den tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
Taraflar arasındaki 15/09/2011 tarihli 51 maddeden oluşan İdare Binası ve Kuluçka Merkezi'nin yapımına ait eser sözleşmesinin Birleşen 16 ATM'nin 2014/54 dışındaki davalarda davalı ... tarafından 22/11/2012 tarihinde 31992 yevmiye nolu ihtarnamenin ikinci maddesinde belirtilen hususlar ışığında feshedildiği dosya içerisindeki ihtarname ile sabittir.
Dosya kapsamındaki beyan ve belgelerde, işin bitim tarihinin 21/09/2012 olarak belirlenmiş olduğu, işe ...'ın başladığı, yapılan mevcut imalatla ilgili iş sahibi tarafından, işin ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı ve işin devamı sırasında yüklenicinin 05/09/2012 tarihli yazısı ile kendinden kaynaklanmayan ve önlenemeyen nedenlerden dolayı 183 gün iş kaybı olduğundan bahisle, işin teslim süresinin uzatılmasının talep edildiği, yüklenicinin uzatma talebini iş sahibinin kontrol firması ... tarafından uygun görüldüğü, bunun üzerine ...
AŞ tarafından, iş kontrol firması ... 'ın iş süresinin uzatılmasını onaylama yetkisinin bulunmadığını belirtmiş ancak 60 gün yükleniciye ek süre vermiş ve yüklenici tebligatı 14/11/2012'de almış ve 21/12/2012 tarihinde sözleşme feshedilmiştir.
İşi üstlenen ...'ın 05/09/2012 tarihi itibariyle sözleşme gereği işi tamamlaması gerektiği ve bu süreye iki ay eklendiğinde sürenin 05/11/2012 tarihinde dolduğu, mahkememizce kaldırma kararından önce alınan raporlarda ve mahkememizin yaptığı hukuki nitelendirmede, bilirkişi kurulları tarafından işin %45 oranında yapıldığı ve eksik iş miktarının %55 oranında olduğu ve işin 113 günlük sürede tamamlanabileceğini mütalaa etmişlerse de, fesih tarihi 21/11/2012 itibariyle, işin bitim tarihi 60 günlük ek sürenin verildiği tarihten itibaren işin en geç 31/12/2012 tarihinde tamamlanması gerektiği,
fesih tarihi 21/11/2012 ile 31/12/2012 arasında 42 günlük sürede işin bitirilmesinin mümkün olmadığı belirlenerek, sözleşmenin davalı ...
AŞ'nin tarafından davacı ...'ın iş programı ve yapılan işin niteliğine göre, işin kalan kısmının %55 oranında olduğu dikkate alındığında, verilen süre içerisinde tamamlanması mümkün olmadığından sözleşmenin haklı sebeple fesih edildiği mahkememizce benimsendiği gibi, İstanbul BAM 15. HD kararında da iş sahibi tarafından işin haklı sebeple fesih edilmiş olduğu sonucuna benzer sebeplerle varıldığı, anlaşılmaktadır.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, fesih sebebi olarak ileri sürülen "mevcut personel kapasitesinin çok düşük seviyede seyretmesi ve giderek düşmesi, sahaya getirilen malzeme stoğu ve onaylı malzemelerin şantiyeye getirilmesindeki gecikme ve yetersizlik, şirketinizin, imalatın ifası için gerekli mali imkanlarının sahaya yansıtılmadığı, bunlara bağlı olarak sahadaki iş ilerleme hızının çok düşük olduğu ve sözleşme sorumluluklarınızın yerine getirilmesine özen gösterilmediği" ve neticeten meydana gelen gecikmenin yüklenicinin salt yüklenicinin kusurundan kaynak kaynaklanmadığı,
verilen ek süre içinde bakiye imalatın yapılıp yapılmayacağı , yüklenicinin temerrüt halinin gerçekleşip gerçekleşmediği, sözleşmenin bilgi sahibi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, asıl dava kapsamında yüklenicinin bakiye alacak talebinde bulunup bulunamayacağı , birleşen yüklenici tarafından açılan tazmin edilen teminat mektubu bedelinin istirdadının talep edilip edilemeyeceği, birleşen iş sahibi tarafından açılan davada iş sahibinin zarar talebinde bulunulup bulunulamayacağı, asıl ve birleşen davalarda alacağın varlığı ve miktarının tespiti,
ayrıca sözleşme haklı nedene dayalı feshedilmemişse bu durumu Türk Borçlar Kanununun 484. maddesi kapsamında tam tazminatla fesih olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarına ilişkindir .
Eser sözleşmesi, eski Borçlar Kanunun 355. maddesinde; istisna, bir akittir ki onunla bir taraf, diğer tarafın vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder. Türk Borçlar Kanununun 470. maddesinde ise,“eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” denilmek suretiyle eser sözleşmesinin tarafları olan yüklenici ve iş sahibinin yükümlülükleri belirtilmiştir.
Taraflardan yüklenici ...AŞ'nin edimi; bir bedel karşılığında bir eser meydana getirmek ve teslim etmek, iş sahibinin edimi ise, bu eser karşılığında kararlaştırılan ya da kararlaştırılmasa dahi eserin piyasa koşulları ile bedelini ödeme yükümlülüğüdür. Yargıtay bir kararında eser sözleşmesini şöyle tarif etmiştir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir.
Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise, teslim edilen eserin bedelini ödemektir.
Yargıtay uygulamalarında eser; bina yapımı, tadilatı, yol, köprü, baraj yapımı, sondaj kuyusu, kanal açma, makine, mobilya imalatı, elektrik tesisatı, su tesisatı, kalorifer tesisatı yapımı, gemi inşası, tekstil malzemesi dikimi, fason üretim, proje çizimi, Lpg montajı, gibi imal kavramına giren işlerle, gazete ilanı, radyo televizyon reklamları, ışıklı reklam, animasyon gösterisi gibi bir şeyin imalını gerektirmeyen ancak insan emeğine dayanan sonuçlarda eser sözleşmesi kapsamında değerlendirildiği görülmektedir.
Bir eser sözleşmesinde üç temel unsur bir arada bulunmalıdır. Birincisi, sözleşmenin konusunu bir eser meydana getirme ve teslim etme oluşturmalıdır. Eser terimiyle belirlenen öğe, sözleşmeyle yüklenicinin iş sahibi adına ortaya çıkarmayı, yaratmayı üstlendiği sonuçtur. Ancak maddi bir varlığa sahip olan iş görme sonuçları gibi maddi bir varlığa sahip olmayan edim sonuçları da eser sözleşmesinin konusunu oluşturabilir.
İnsan emeği ürünü olup bir bütün görünümü sergileyen ve ekonomik değeri bulunan her hukuki varlık, maddi nitelikte olsun veya olmasın, eser sayılır. Yüklenicinin taahhüt ettiği edim sonucunun mutlaka maddi varlığa sahip bulunması zorunlu değildir. Yargıtay’a göre eser sayılacak şeyler şöyle gösterilmiştir.
“Borçlar Yasası’nın 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin ödemeyi üstlendiği ücret karşılığında bir eser meydana getirmeyi borçlanır. Eser sözleşmesinin konusu, bir sonuç ve herhangi bir biçim altında çalışma ile bütünleşmiş bir üründür. Bu kapsamda, genellikle emek unsuru ağır basan bir çalışma ürünü olup bütünlük arz eden ve ekonomik değeri olan her hukuksal varlık, maddi nitelikte olsun veya olmasın bir eser sayılmaktadır.
İkincisi, tarafların meydana getirilecek eser için bir ücret ödenmesini kararlaştırmış olmalarıdır. Sözleşmenin asli unsurlarından bir diğerini iş sahibinin bedel ödeme taahhüdü oluşturur.Ancak bedelin mutlaka belirtilmiş olması gerekmez. Eğer ödenecek bedel belirlenmemişse rayiç bedel belirlenerek yükleniciye ödenmelidir.
Bu durumda hâkim teknik bilirkişi vasıtasıyla mahallinde veya eser üzerinde teknik inceleme yaparak, eserdeki eksilik veya ayıplarda göz önüne alınarak serbest piyasa koşullarında bu eserin ne kadar tutara imal edileceğini tespit eder ve mahkemece tespit edilen bu bedele hükmedilir. Üçüncüsü ise, tarafların eser meydana getirme hususunda anlaşmış olmaları gerekir. Yani eser sözleşmeleri rızai bir sözleşme niteliğindedir.
Bu anlaşma, kanunla resmi nitelikte yapılması gereken eser sözleşmelerinde usulüne uygun yapılacak sözleşme imzası ile şekle tabi olmayan eser sözleşmelerinde sözlü veya taraflar isterlerse yapacakları adi yazılı ya da resmi yazılı bir sözleşmeyi imza anında gerçekleşir. (Kaynak Dr.Ali Avcı eser sözleşmeleri Akademik Çalışma)
Mahkememiz tarafından, mahkememizin 2014/787-2018/320 sayılı kararının kaldırılmasından sonra, alınan bilirkişi raporları ve kaldırma kararı kapsamına göre her bir davanın tek tek değerlendirilmesinden,
Mahkememizde davacı ...İnş .. AŞ'nin ...
İstanbul aleyhine açtığı asıl dava yönünden, mahkememizin 2014/787-2018/320 sayılı dosyasında davacının asıl ve ıslahla açtığı 4.320.265,00-TL'lik bakiye imalat bedeli alacağının tahsiline ilişkin dava yönünden, mahkememizce davanın kabulüne karar verilmiş ve İstanbul BAM 15 HD. 2018/1376 Esas 2021/447 Karar sayılı ilamında, davacı ...AŞ'nin keşif ve alınan bilirkişi raporları ile yapılan işlerin, toplam işin %45'i oranında tamamlandığını, mahkememizin sözleşmenin davalı ... tarafından haklı veya haksız sebeple feshedilmesinin, işbu davanın sonucuna etkili olmayacağı,
sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğunun mahkememizce kabulüne rağmen, yapılan ve ödenmeyen bakiye imalat bedelinin bilirkişilerce taraf ticari defter ve kayıtları ile hakediş raporları değerlendirilerek, işin yapıldığı kabul edilen ve davalı ...'ın herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, bilirkişilerce yapılan işin toplam bedelinin 23.388.888,50-TL + KDV ve davalının ...AŞ'ye yaptığı ödeme miktarının 19.776.719,26-TL + KDV olduğu ve kalan alacağın 3.662.089,24-TL + %18 KDV = 659.176,06-TL =4.321.265,00-TL kalan imalat bedeli olduğu,
kalan iş bedeli yönünden bilirkişilerce tespit edilen 4.320.265,00-TL yönünden mahkememizce daha önce verilmiş bulunan karar yönünden BAM dairesince verilen bir kaldırma kararı bulunmadığı anlaşılmakla, mahkememizce de işbu imalat bedelinin tahsiline ilişkin ...AŞ'nin açtığı davanın 4.320.265,00-TL üzerinden aşağıdaki gibi kabulü ile dava açılırken yapılan talep miktarı 10.000-TL'ye dava tarihinden, 4.310.265-TL ise ıslah tarihi olan 26/09/2014 itibaren avans faizi uygulanması suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ayrıca bu davada dava açılırken 10.000-TL üzerinden açıldığı ve ıslahın 4.311.265,00-TL üzerinden yapılarak 4.321.265,00-TL talep edilmişse de mahkememizin ilk kararında dava değeri 4.320.265,00-TL olarak kabul edilerek işbu miktar üzerinden verilen karara tarafların miktar yönünden istinaf talebinde bulunulmadığı ve talebin bu miktar itibariyle taraflar lehine usuli kazanılmış hak tescil edeceği mahkememizce benimsenmiş ve bu nedenle aynı miktar üzerinden karar tesis etmek gerekmiştir.
Mahkememiz işbu dosyası ile birleşen mahkememizin ...Esas sayılı dosyasında, davacı ...'ın davalı ...aleyhine açtığı, sözleşmenin haklı sebeple feshine dayalı tazminat istemi yönünden yapılan yargılama sonucunda,
Mahkememiz tarafından bozmadan sonra davacı ...'ın dosyaya sunduğu 25/10/2021 günlü beyan dilekçesi kapsamı ve istinaf kaldırma kararı ile taraf delillerinin değerlendirilmesinden, mahkememizce verilen önceki kararda ve dosyadaki delillere göre yukarıda açıklandığı gibi davacı ... AŞ sözleşmenin 22/11/2012 tarihinde feshetmesinde, haklı olduğu benimsendiğinden, davacı ... AŞ'nin davalı ...AŞ'den davacının 25/10/2021 günlü açıklama dilekçesi kapsamında, davacı ...
AŞ'nin sözleşmenin fesih nedeniyle yapılan ihale sonucunda yüklenici limaka yaptırdığı kalan iş için 44.777.973-TL ödeme yaptığı tespit edilmiş olup, mahkememizce yapılan tespit raporunda kalan iş tutarı mahsup edildikten sonra, 06/12/2013 günlü bilirkişi raporunda iki ihale arasındaki fark olarak 12.192.608,00-TL davacı zararının oluştuğu, ayrıca tespit edilen ek hizmet maliyeti 60.000-TL alınan kontroluk hizmeti bedeli olarak,
03/06/2016 tarihli raporda şirket merkezinde ibraz edilen kira sözleşmelerine göre kar mahrumiyeti/kira kaybı ile ilgili , kira gelirinin 24/11/2013 tarihinde oluşmaya başladığı davacı ticari defterleri ile sabit olduğu, böylece sözleşmenin haklı sebeple fesih sebebiyle yoksun kalınan 1 yıllık kar tutarı 6.515.345,19-TL ile yaptırılan tespit gideri 16.158,05-TL'sini işbu sözleşmenin haklı sebeple feshi nedeniyle, davalı ...tarafından verilen 3.000.000-TL lik teminat mektubunun 26/11/2012 tarihinde paraya çevrilmiş olması sebebiyle, işbu kar mahrumiyeti talebinden ve iki ihale arasındaki yukarıda tespit edilen farktan mahsup edilerek,
kalan miktarın 22/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili talep ettiği anlaşılmakla, mahkememizce bozmadan sonra alınan 10/10/2024 günlü ek raporda kalan iş bedelinin 15/09/2011 tarihli sözleşmeye göre toplam iş bedelinin 48.650,00-TL olup yapılan iş bedeli 28.388.888,50-TL çıkartıldığında 25.261.191,50-TL bedelli işin ihaleye çıkarılması gerekirken ...ihale bedeli olarak 45.899.512,00-TL ihale edilmesinin bilirkişilerce ilk ihale ile ...ihalesi arasındaki süre esas alınarak,
fiyat artış kat sayılarına göre en fazla 27.346.987,35-TL'ye ihale edilmesi gerekirken işbu bedelin çok üstünde ...ihalesinin 45.899.512,00-TLye yapılmasının doğru olmadığını, ilk ihaleden kalan işin yeniden ihale edilmesi kapsamında, 45.899.512,00-TL yapılan ihaleden 25.819.362,00-TL ilk ihaleye göre kalan iş bedeli mahsup edildiğinde 20.080.150-TL'lik zarar oluştuğu tespit edildiği oysa mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ek kalan iş bedelinin fazla hesaplandığının kabul edilerek,
davacının işbu dosya kapsamında 25/10/2021 günlü dilekçede ihale farkı zararının 12.192.608-TL olarak beyan ettiği ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının kar kaybı nedeniyle oluşabilecek zararının 6.515.345,99-TL olarak belirlendiği,
10/10/2024 günlü raporun 24. Sayfasında işbu dava kapsamında hak ve nefaset kurallarına göre iki ihale arasındaki fark nedeniyle muhtemel oluşan zararın 2.511.708,00-TL, 60.000,00-TL mesleki kontroluk hizmet bedeli ve mahrum kalınan kar 6.515.345,99-TL ile değişik iş yargılama gideri 16.158,05-TL olmak üzere toplam 9.103.212,04-TL davacı ...'ın sözleşmenin fesih tarihi olan 22/11/2012 itibariyle tazminat talep edebileceği belirlenmiş olup mahkememizce işbu tespite itibar edilmiştir.
Ayrıca davacı ...'ın 08/12/2022 tarihli itiraz dilekçesine göre hesaplama yapılır ise iki ihale arasındaki farkın 18.522.245,00-TL olduğu diğer kalemlerde bir değişiklik olmadığı ve böylece toplam zararın 25.143.749,04-TL olduğu belirtilmişse de mahkememizce işbu ikinci hesaplama yöntemine göre yapılan hesaplamanın hak ve nefaset ilkelerine uygun olmadığı, bilirkişilerce belirlenen toplam zararın 9.103.212,04-TL olduğuna ilişkin tespite itibar edilmiş ancak mahkememizce işbu miktardan yargılama gideri olarak değerlendirilecek 16.158,05-TL yargılama gideri düşülerek davacı ...
AŞ'nin davalı ...AŞ'den talep edebileceği toplam tazminat miktarı 9.087.053,99-TL olduğu, işbu miktardan teminat mektubu ile tahsil edilen 3.000.000,00-TL mahsup edildiğinden kalan talep edilebilecek tazminat miktarının 6.087.053,99-TL olduğu mahkememizce benimsenmiştir.
Ancak işbu davada yapılan talep 25.000-TL olup taleple bağlılık kuralı gereği 25.000-TL tazminatın 22/11/2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...AŞ'den tahsiline karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen İstanbul 13. ATM'nin 2015/700 Esas sayılı dosyası yönünden, davacı ...AŞ davalı ... AŞ'nin sözleşmeyi haksız olarak feshederek, davacı tarafından tamamlanacak iş ve sözleşme gereği verilen ...
Bankası Fındıkzade Şubesi tarafından düzenlenen yüklenici ...AŞ adına ... lehine verilen 3.000.000,00-TL'lik kesin ve süresiz teminat mektubunun davalı tarafından haksız olarak paraya çevrildiği belirtilerek, davalıdan tahsilini talep ettiği teminat mektubu yönünden mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, sözleşmenin davalı ...
AŞ tarafından yukarıda açıklandığı gibi haklı sebeple feshedildiği ve davalı ...'ın bu nedenle sözleşmenin feshinden dolayı menfi ve müspet zararları ve talep edebileceği cezai şartın tazmini bakımından sözleşme hükümleri gereğince, davacı ...AŞ'den zararının tazmini için teminat mektubunun paraya çevrilmesinin sözleşmeden kaynaklanan yasal hakkı olduğu mahkememizce benimsenmiş, bu nedenle yukarıda da açıklandığı gibi, davacının işbu teminat mektubundan kaynaklanan 3.000.000,00-TL'lik tahsilat dışında mahkememizin işbu dosyası ile birleşen yine mahkememize ait 2014/54-2015/378 sayılı dosyasında yapılan yargılamada,
maddi tazminat olarak tespit edilen miktardan az olduğu anlaşılmakla, davacı ...AŞ'nin işbu talebinin reddine karar vermek gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin kararının kaldırılmasından sonra, işbu dosya ile birleşen İstanbul 3. ATM'nin 2020/339 Esas sayılı dava dosyası yönünden, davacı ...AŞ'nin davalı ...
AŞ'den sözleşmenin davalı tarafından haksız fesih edildiğini, 14/11/2012 tarihli yazı ile 60 gün ek süre verilmesine rağmen 31/12/2012 tarihine kadar sözleşme süresi uzadığı gözetilmeden, 22/11/2012 tarihinde sözleşmenin fesih nedeniyle davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiği ileri sürülerek haksız feshe dayalı maddi ve manevi zararlarının tahsiline ilişkin talep yönünden yapılan değerlendirmede, mahkememiz tarafından sözleşmenin davalı işbu davanın davalısı ... tarafından, yapılan işin niteliği gereği kalan iş miktarı ve iş için yapılan planlama karşısında işin verilen ek sürede tamamlanmasının mümkün olmadığı,
bu nedenle 22/11/2012 tarihinde sözleşmenin feshinin haklı olduğu mahkememizce benimsendiğinden, davacının açtığı maddi tazminat davasının, haklı sebeple sözleşme feshedildiği anlaşılmakla, davalının işbu tazminat talebinden sorumlu tutulamayacağı, ayrıca manevi tazminat taleplerinin de sözleşmenin haksız feshedilmemiş olmuş karşısında davalının haksız eylemi bulunduğu ispat edilemediğinden, davacının manevi tazminat istem koşullarının da oluşmamış olduğu mahkememizce benimsenerek aşağıdaki gibi davanın reddi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/251, K. 2024/874, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama