KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Esas no
- 2022/405 Esas
- Karar no
- 2025/587
- Dava
- Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 09/06/2022
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline ait mobilya malzemelerinin , davalı ... tarafından müvekkili şirket adresine taşınması üzerine sözleşme yapıldığını, taşınacak malların 26/11/2021 tarihinde Gebze'de bulunan fabrikadan ...'e ait ... plakalı araca yüklendiğini ve teslimat adresine taşınmak üzere yola çıktığını, 27/11/2021 tarihinde ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tırın brandalarında gerekli önlemleri almadığı için malların kayması ve yere düşmesi ile maddi hasarlı trafik kazası sonucu müvekkiline ait malların zayi olduğunu, müvekkilinin tekrar bedelini ödeyerek malları satın almak zorunda kaldığını, bu malların bedelinin 146.450,00-TL olduğunu ,
olay günü kazanın hemen sonrasında tutulan 27/11/2021 kaza tespit tutanağının sigorta şirketine ibraz edildiğini ve hasar bedelinin talep edilmesine rağmen , ne taşıma işini yüklenen ... ve ... , ne de davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığından işbu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, şimdilik 10.000-TL'lik zararın olay tarihi olan 27/11/2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir .
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan 06/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda müvekkilin zararının kusur durumu da dikkate alınarak 73.687,50-TL olduğunun tespit edildiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL olan taleplerini 73.687,50-TL olarak ıslah ettiklerini beyanla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kabulü anlamına gelmemek ile birlikte , "Sigortacılık Kanunu'nun 22/17 maddesinde " Eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir." dendiğini, trafik sigorta poliçesi kapsamında davacı yanın talepte bulunmuş olduğunu ancak, olay tarihi itibari ile müvekkili sigorta şirketinde taşımacılık klozunu kapsayan klozun olmadığını ve doğal olarak davacı yanın taleplerinin teminat harici kaldığının da aşikar olduğunu, bu sebep ile müvekkilinin temerrüde düşmediğini, müvekkili uhdesinde düzenlenen poliçenin limitli poliçe olduğunu, bunun poliçede yazılı tüm limitlerin ödeneceği anlamına gelmediğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacıya ait emtianın taşıma sırasında zarar gördüğünden bahisle tazminat istemine ilişkindir.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 08/05/2024 tarihli anılı bilirkişi raporunda özetle;
''..1-Taraflar arasındaki ihtilaf konularının; davacıya ait mobilya malzemelerinin davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı davalı ...'e ait tır aracı ile taşınması sürecinde, araç seyir halindeyken yükün araç üzerinden savrularak yola düşmesi şeklinde meydana gelen kaza sonucu hasarlanması nedeniyle davacının uğradığı zararların davalılar tarafından tazmin edilmesinin gerekip gerekmediği ve gerekiyorsa miktarının ne olduğu hususlarından ibaret olduğu; bir nolu davalı ...'ın araç sürücüsü iki nolu davalının ise taşıyıcı olarak dava konusu zararda müşterek ve müteselsil olarak sorumlu oldukları;
2-Hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin taraflar arasında çekişmesiz olduğu;
3-Davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı sıfatı gereği, somut olayda taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olmadığı gözetilerek taraf sıfatının bulunmadığının değerlendirildiği,
4-Yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, ancak branda ve brandanın araç üzerine sabitleme işinin davalılara ait olduğu; somut olayda hasarın emtianın seyir halindeki araçtan yola saçılmak suretiyle oluşmasına göre TTK m.863/1 son gereği işletme güvenliği sağlanması nedeniyle oluşan hasardan dolayı davalıların sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmalarının mümkün olmadığının değerlendirildiği (TTK.886);
5-Yukarıdaki şekilde hasar sonrası hazırlanan tutanak ve davacı tarafından sunulan teklif belgelerinden yararlanılarak bulunan hasarlı emtia bedelinden (118.250,00-TL) davalıların tahsil etmediği 8.100,00-TL navlun bedeli ile %10 takdiri sovtaj indiriminin mahsubu ile tazmin edilmesi gereken nihai tazminatın 98.325,00-TL olarak hesaplandığının değerlendirildiği;
6-Davacının avans faizi oranında faiz talebinin 3095 sayılı Kanuna uygun olduğu, ancak hasar tarihinden itibaren faiz talebinin , dava dosyasında davalıları daha önce temerrüde düşürdüğüne dair bir veri olmadığından dolayı dava tarihinden itibaren davacı lehine kurulacak meblağ üzerinden faiz yürütülmesinin yerinde olduğunun değerlendirildiği;
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 06/01/2025 tarihli anılı bilirkişi raporunda özetle;
''..1-Taraflar arasındaki ihtilaf konularının; davacıya ait mobilya malzemelerinin davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı davalı ...'e ait tır aracı ile taşınması sürecinde, araç seyir halindeyken yükün araç üzerinden savrularak yola düşmesi şeklinde meydana gelen kaza sonucu hasarlanması nedeniyle davacının uğradığı zararların davalılar tarafından tazmin edilmesinin gerekip gerekmediği ve gerekiyorsa miktarının ne olduğu hususlarından ibaret olduğu; bir nolu davalı ...'ın araç sürücüsü iki nolu davalının ise taşıyıcı olarak dava konusu zararda müşterek ve müteselsil olarak sorumlu oldukları;
2-Hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin taraflar arasında çekişmesiz olduğu;
3-Davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı sıfatı gereği, somut olayda taşıyıcı sorumluluk sigortacısı olmadığı gözetilerek taraf sıfatının bulunmadığının değerlendirildiği,
4-Yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, ancak branda ve brandanın araç üzerine sabitleme işinin davalılara ait olduğu; somut olayda hasarın emtianın seyir halindeki araçtan yola saçılmak suretiyle oluşmasına göre TTK m.863/1 son gereği işletme güvenliği sağlanması nedeniyle oluşan hasardan dolayı davalıların sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanmalarının mümkün olmadığının değerlendirildiği (TTK.886);
5-Yukarıdaki şekilde hasar sonrası hazırlanan tutanak ve davacı tarafından sunulan teklif belgelerinden yararlanılarak bulunan hasarlı emtia bedelinden (118.250,00-TL) davalıların tahsil etmediği 8.100,00-TL navlun bedeli ile %10 takdiri sovtaj indiriminin mahsubu ile tazmin edilmesi gereken nihai tazminatın 98.325,00-TL olarak hesaplandığının değerlendirildiği;
6-Davacının avans faizi oranında faiz talebinin 3095 sayılı Kanuna uygun olduğu, ancak hasar tarihinden itibaren faiz talebinin , dava dosyasında davalıları daha önce temerrüde düşürdüğüne dair bir veri olmadığından dolayı dava tarihinden itibaren davacı lehine kurulacak meblağ üzerinden faiz yürütülmesinin yerinde olduğunun değerlendirildiği;
7-Sayın Mahkemeniz tarafından davalının mütyerefik kusurunun bulunduğu kanaatine varılması halinde; davalıların %75 oranında müterafik kusurunun bulunacağı , bu durumda tazmini gereken nihai tazminatın 73.687,50-TL olarak hesaplandığı,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda. Davacıya ait emtianın davalı ...'e ait ... araçla, davalı ... tarafından taşınması sırasında hasarlandığı ve zayi olduğu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, her ne kadar dava dilekçesinde kaza tarihi 27.11.2021 olarak belirtilmiş ise de dilekçe ekindeki davalı sürücü beyanı ve kaza tespit tutanağı ile fotoğraflardan kaza tarihinin 27.11.2020 olduğunun anlaşıldığı,
yine dava dilekçesi ekinde yer alan 30.11.2020 tarihli tutanakta araç sürücüsünün kaza yaparak hasarlı mallar ile fabrikaya geri döndüğünü, sonra yeniden yükleme yapılarak malları 29.11.2020 tarihinde yeniden teslim ettiğini beyan ve kabul ettiği, mahkememizce davacının TTK 863 uyarınca sorumluluğunun da tartışıldığı ek raporda davalı tarafın % 75 kusur oranı üzerinden 73.687,50 TL sorumlu olabileceğinin ancak davalı sigorta yönünden talebin teminat altına alınmadığının belirlendiği,
yine bazı emtianın davacı tarafça kullanılabilir, kısmi hasarlı halde bulunması nedeniyle % 10 oranında indirim yapılmasının da makul olduğu , bu haliyle anılan raporun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalı ... vekilinin davacı tarafça ıslah edilen kısma karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, eldeki davanın fazlaya ilişkin saklı saklı tutularak kısmi dava şeklinde açıldığı, kaza tarihinin 27.11.2020, ikinci teslimin 29.11.2020 tarihinde olduğu , ıslahın ise 02.04.2025 tarihinde yapıldığı, bu haliyle artan talep yönünden TTK 855 te yer alan 1 ve 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu,
müteselsil borçlulardan birinin zamanaşımı itirazından TBK 155 uyarınca diğer davalıların da faydalanacağı, böylece davalı gerçek kişiler yönünden davanın yalnızca 10.000 TL yönünden kabul edilebileceği, ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, davalı sigorta yönünden ise davadan önce başvuru yapılmasına ilişkin şart yerine getirilmediği gibi zararın teminat kapsamında da bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/405, K. 2025/587, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama